Sahih al-BukhariBook 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al‑Maghaazi)

Sahih al-Bukhari · Book 64 · Military Expeditions led by the Prophet (pbuh) (Al-Maghaazi)

Sahih al-Bukhari 4361

Also in: English · Russian · Bangla

Hadith 4361

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ الَّذِي حَفِظْنَاهُ مِنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثَمِائَةِ رَاكِبٍ أَمِيرُنَا أَبُو عُبَيْدَةَ بْنُ الْجَرَّاحِ نَرْصُدُ عِيرَ قُرَيْشٍ، فَأَقَمْنَا بِالسَّاحِلِ نِصْفَ شَهْرٍ فَأَصَابَنَا جُوعٌ شَدِيدٌ حَتَّى أَكَلْنَا الْخَبَطَ، فَسُمِّيَ ذَلِكَ الْجَيْشُ جَيْشَ الْخَبَطِ، فَأَلْقَى لَنَا الْبَحْرُ دَابَّةً يُقَالُ لَهَا الْعَنْبَرُ، فَأَكَلْنَا مِنْهُ نِصْفَ شَهْرٍ وَادَّهَنَّا مِنْ وَدَكِهِ حَتَّى ثَابَتْ إِلَيْنَا أَجْسَامُنَا، فَأَخَذَ أَبُو عُبَيْدَةَ ضِلَعًا مِنْ أَضْلاَعِهِ فَنَصَبَهُ فَعَمَدَ إِلَى أَطْوَلِ رَجُلٍ مَعَهُ ـ قَالَ سُفْيَانُ مَرَّةً ضِلَعًا مِنْ أَعْضَائِهِ فَنَصَبَهُ وَأَخَذَ رَجُلاً وَبَعِيرًا ـ فَمَرَّ تَحْتَهُ قَالَ جَابِرٌ وَكَانَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ نَحَرَ ثَلاَثَ جَزَائِرَ، ثُمَّ نَحَرَ ثَلاَثَ جَزَائِرَ، ثُمَّ نَحَرَ ثَلاَثَ جَزَائِرَ، ثُمَّ إِنَّ أَبَا عُبَيْدَةَ نَهَاهُ‏.‏ وَكَانَ عَمْرٌو يَقُولُ أَخْبَرَنَا أَبُو صَالِحٍ أَنَّ قَيْسَ بْنَ سَعْدٍ قَالَ لأَبِيهِ كُنْتُ فِي الْجَيْشِ فَجَاعُوا‏.‏ قَالَ انْحَرْ‏.‏ قَالَ نَحَرْتُ‏.‏ قَالَ ثُمَّ جَاعُوا قَالَ انْحَرْ‏.‏ قَالَ نَحَرْتُ‏.‏ قَالَ ثُمَّ جَاعُوا قَالَ انْحَرْ‏.‏ قَالَ نَحَرْتُ ثُمَّ جَاعُوا قَالَ انْحَرْ‏.‏ قَالَ نُهِيتُ‏.

Amr b. Dinar dedi ki: Cabir b. Abdullah'ı şöyle derken dinledim:

"Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem üçyüz süvari olarak bizi gönderdi. Kumandammız da Ebu Ubeyde b. el-Cerrah idi. Kureyşlilerin kervanını gözetliyorduk. Bir ayın yarısı kadar bir süre sahilde kaldık. İleri derecede açlık musibetine uğradık ve nihayet ağaçlardan silkelenen yaprakları yedik. Bu nedenle o orduya (silkelenen yapraklar ordusu anlamında) Ceyşu'l-Habat adı verildi. Deniz, bize anber diye adlandırılan bir hayvanı attı. Biz de bir ayın yarısı kadar bir süre ondan yedik. Onun yağından da yağlandık. Nihayet vücut!arımız eski haline döndü. Ebu Ubeyde onun kaburga kemiklerinden birisini alarak onu yere dikti. Beraberinde bulunan en uzun adamı seçti. (Ravilerden) Süfyan bir seferde: Onun kaburga kemiklerinden büyükçe birisini alıp dikti. Bir adam ve bir deve de alarak onun altından geçti. Cabir dedi ki: Askerlerle birlikte bulunanlardan bir adam üç deve kesmişti. Daha sonra bir üç deve daha kesti, sonra bir üç deve daha kesti. Daha sonra Ebu Ubeyde ona (deve kesmesini) yasakladı. Amr derdi ki: Bize Ebu Salih'in haber verdiğine göre Kays b. Said babasına dedi ki: Ben orduda idim. Asker aç kaldı. (Ebu Ubeyde): (Deve) kes dedi. (Said) dedi ki: Ben de kestim. Sonra yine aç kaldılar, kes dedi, ben de kestim. Tekrar aç kaldılar, yine kes dedi, ben de kestim. Sonra yine aç kaldılar, kes dedi, (Said) dedi ki: (Sonra kesmem) nehyolundu

Sahih al-Bukhari 4361 · Book 64, hadith 387

Translation: normalift.com

Arabic, numbering and books: Hadith API by Fawaz Ahmed (Unlicense), at a fixed version. Translation: normalift.com. Sources and licences

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
Layout

Читать на русском