Yunus 10:5
Jonah · Juz 11 · Page 208
هُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلشَّمۡسَ ضِيَآءٗ وَٱلۡقَمَرَ نُورٗا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعۡلَمُواْ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلۡحِسَابَۚ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ ٥
It is He who made the sun a shining light and the moon a derived light and determined for it phases - that you may know the number of years and account [of time]. Allāh has not created this except in truth. He details the signs for a people who know.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 10:5–6
5- Güneşi ışık (kaynağı), ayı aydınlık kılan ve aya konak yerleri belirleyen O’dur. Bu, yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabını bilmeniz içindir. Allah, bunları ancak hak ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için âyetleri geniş geniş açıklar. 6- Şüphesiz gece ve gündüzün değişkenliğinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı her şeyde korkup sakınan bir topluluk için pek çok âyetler vardır.
5-6. Yüce Allah rubûbiyet ve ulûhiyetini vurgulayıp açıkladıktan sonra, hem buna hem de O’nun isim ve sıfatlarının kemaline delil olan aklî ve afakî (dış dünyadaki) delilleri yani güneş, ay, gökler, yer ve bunlarda yaratmış olduğu diğer bütün mahlukat çeşitlerini söz konusu etmekte ve bunların “bilen bir topluluk” ile “korkup sakınan bir topluluk” için birtakım âyetler, deliller ve işaretler içerdiğini haber vermektedir. Çünkü bilgi, onlarda bulunan delalet yollarını bilmeye götürür ve bu delilleri en uygun şekilde kullanma yöntemine ulaştırır. Korkup sakınmak (takvâ) ise kalpte hayra karşı bir arzu, şerden yana da bir korku meydana getirir ve bunlar da delillerden, belgelerden, ilim ve yakînden neş’et edip ortaya çıkar. Özetle anlatılmak istenen şudur: Bu nitelikleri ile bunca yaratıkların yaratılmış olması bile tek başına Yüce Allah’ın kudretinin ve ilminin kemaline, hayat sıfatına sahip olduğuna ve her an her şeyin idaresini elinde tuttuğuna delildir. Bunlardaki sağlamlık, mükemmel yapı, harikulâde güzellik de Yüce Allah’ın hikmetinin kemaline, yaratmasının güzelliğine ve ilminin genişliğine delildir. Bu varlıklardaki türlü menfaat ve maslahatlar -örneğin zorunlu ihtiyaçları sağlamak üzere güneşin bir ışık, ayın da aydınlık kılınması vb. gibi faydalar- Yüce Allah’ın rahmetine, kullarına ihtimam gösterdiğine, iyilik ve ihsanının genişliğine delildir. Bunları belirli özelliklerde yaratması da Yüce Allah’ın meşîetine ve etkin iradesine delildir. Bütün bunlar da Yüce Allah’ın tek ve yegane ma’bud, sevilen, hamdedilen; celâl, ikrâm ve yüce sıfatların sahibi olduğuna delildir. Öyle ki O’ndan başkasından herhangi bir şeyin beklenmemesi ve O’ndan başkasından korkulmaması gerekir. İhlaslı dualar yalnızca O’na yapılmalıdır. Bunlardan herhangi biri O’nun dışında kendileri de bütün hallerinde Allah’a muhtaç olan yaratılmışlara yöneltilmemelidir. Bu âyet-i kerimelerde Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünüp bunlara ibret gözü ile bakmak teşvik edilmektedir. Çünkü böylelikle basiret ufku genişler, iman ve akıl artar, zihin güç kazanır. Bunun ihmal edilmesi ise Allah’ın emrettiği bir hususu önemsememektir. İmanın artışının önünü kapatmak, zihni ve fikri dondurmaktır.
Page 208
سورة يونس
Yunus
Jonah · Meccan · 109 ayahs
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
10:1
الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡحَكِيمِ ١
10:2
أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ رَجُلٖ مِّنۡهُمۡ أَنۡ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنَّ لَهُمۡ قَدَمَ صِدۡقٍ عِندَ رَبِّهِمۡۗ قَالَ ٱلۡكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٞ مُّبِينٌ ٢
Have the people been amazed that We revealed [revelation] to a man from among them, [saying], "Warn mankind and give good tidings to those who believe that they will have a [firm] precedence of honor1 with their Lord"? [But] the disbelievers say, "Indeed, this is an obvious magician."
1 translator’s note
- i.e., a sure position due to their righteous deeds. ↩
10:3
إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَۖ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ إِذۡنِهِۦۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ٣
Indeed, your Lord is Allāh, who created the heavens and the earth in six days and then established Himself above the Throne,1 arranging the matter [of His creation]. There is no intercessor except after His permission. That is Allāh, your Lord, so worship Him. Then will you not remember?
1 translator’s note
- See footnotes to 2:19 and 7:54. ↩
10:4
إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗاۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقًّاۚ إِنَّهُۥ يَبۡدَؤُاْ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجۡزِيَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ ٤
To Him is your return all together. [It is] the promise of Allāh [which is] truth. Indeed, He begins the [process of] creation and then repeats it that He may reward those who have believed and done righteous deeds, in justice. But those who disbelieved will have a drink of scalding water and a painful punishment for what they used to deny.
10:5
هُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلشَّمۡسَ ضِيَآءٗ وَٱلۡقَمَرَ نُورٗا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعۡلَمُواْ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلۡحِسَابَۚ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۚ يُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ ٥
It is He who made the sun a shining light and the moon a derived light and determined for it phases - that you may know the number of years and account [of time]. Allāh has not created this except in truth. He details the signs for a people who know.
10:6
إِنَّ فِي ٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَتَّقُونَ ٦
Indeed, in the alternation of the night and the day and [in] what Allāh has created in the heavens and the earth are signs for a people who fear Allāh.