Yunus 10:60
Jonah · Juz 11 · Page 215
وَمَا ظَنُّ ٱلَّذِينَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَشۡكُرُونَ ٦٠
And what will be the supposition of those who invent falsehood about Allāh on the Day of Resurrection?1 Indeed, Allāh is the possessor of bounty for the people, but most of them are not grateful.
1 translator’s note
- i.e., what do they think He will do with them. ↩
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 10:59–60
59- De ki:“Allah’ın sizin için indirdiği ve (kendi arzularınıza göre) bir kısmını haram bir kısmını da helâl yaptığınız rızka ne diyeceksiniz?” De ki: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” 60- Yalan uydurup Allah’a iftira edenler, Kıyamet günü ne (olacağını) zannediyorlar? Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Fakat onların çoğu şükretmezler.
59. Şanı Yüce Allah, kendisinin helâl kıldığını haram, haram kıldığını da helâl kılmak şeklinde uydurma hükümler ortaya koyan müşriklerin tutumunu reddederek şöyle buyurmaktadır:“De ki: “Allah’ın sizin için indirdiği ve (kendi arzularınıza göre) bir kısmını haram bir kısmını da helâl yaptığınız rızka ne diyeceksiniz?” Yani Yüce Allah’ın size bir rızık ve bir rahmet olmak üzere yaratmış ve helâl kılmış olduğu çeşitli hayvan türleri hakkında yaptığınız bu uygulama nedir? Sen, onlara bu bozuk görüşleri dolayısı ile azarlayıcı bir üslupla “de ki: Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” Bilindiği gibi Yüce Allah, bu konuda onlara izin vermemiştir. O halde onların iftiracı oldukları ortaya çıkmaktadır.
60. “Yalan uydurup Allah’a iftira edenler, Kıyamet günü ne (olacağını) zannediyorlar?” Allah’ın kendilerine nasıl bir azapta bulunacağını ve kendilerini ne şekilde cezalandıracağını düşünüyorlar. Zira Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kıyamet gününde Allah’a yalan söyleyenleri, yüzleri kapkara bir halde görürsün.”(ez-Zümer, 39/60)“Şüphesiz ki Allah insanlara karşı” oldukça “lütufkârdır.” Onlara bol bol ihsanlarda bulunandır. “Fakat onların çoğu şükretmezler.” Onlar ise ya bu nimetlerin ve ihsanların şükrünü yerine getirmezler yahut da o nimetleri Allah’a isyan yolunda kullanırlar veyahut da bunların bazılarını haram kılarak Allah’ın kullarına olan lütuf ve ihsanını reddederler. Allah’ın nimetlerini itiraf edip bundan dolayı Yüce Allah’a hamd-ü senada bulunan, bunları Allah’a itaat yolunda değerlendiren ve şükreden kişiler ise pek azdır. Bu âyet-i kerime, bütün yiyeceklerde aslolanın mubahlık olduğuna delildir. Ancak Allah’ın haram olduğunu bildirdikleri müstesnâdır. Çünkü Yüce Allah, kulları için indirmiş olduğu rızkı haram kılanların bu tutumlarına karşı çıkmakta ve bunu reddetmektedir.
Page 215
10:54
وَلَوۡ أَنَّ لِكُلِّ نَفۡسٖ ظَلَمَتۡ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لَٱفۡتَدَتۡ بِهِۦۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۖ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ٥٤
And if each soul that wronged had everything on earth, it would offer it in ransom. And they will confide regret when they see the punishment; and they will be judged in justice, and they will not be wronged.
10:55
أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ أَلَآ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٥٥
Unquestionably, to Allāh belongs whatever is in the heavens and the earth. Unquestionably, the promise of Allāh is truth, but most of them do not know.
10:56
هُوَ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ ٥٦
He gives life and causes death, and to Him you will be returned.
10:57
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَتۡكُم مَّوۡعِظَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَشِفَآءٞ لِّمَا فِي ٱلصُّدُورِ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٞ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ٥٧
O mankind, there has come to you instruction from your Lord and healing for what is in the breasts and guidance and mercy for the believers.
10:58
قُلۡ بِفَضۡلِ ٱللَّهِ وَبِرَحۡمَتِهِۦ فَبِذَٰلِكَ فَلۡيَفۡرَحُواْ هُوَ خَيۡرٞ مِّمَّا يَجۡمَعُونَ ٥٨
Say, "In the bounty of Allāh and in His mercy - in that let them rejoice; it is better than what they accumulate."
10:59
قُلۡ أَرَءَيۡتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزۡقٖ فَجَعَلۡتُم مِّنۡهُ حَرَامٗا وَحَلَٰلٗا قُلۡ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمۡۖ أَمۡ عَلَى ٱللَّهِ تَفۡتَرُونَ ٥٩
Say, "Have you seen what Allāh has sent down to you of provision of which you have made [some] lawful and [some] unlawful?" Say, "Has Allāh permitted you [to do so], or do you invent [something] about Allāh?"
10:60
وَمَا ظَنُّ ٱلَّذِينَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَشۡكُرُونَ ٦٠
And what will be the supposition of those who invent falsehood about Allāh on the Day of Resurrection?1 Indeed, Allāh is the possessor of bounty for the people, but most of them are not grateful.
1 translator’s note
- i.e., what do they think He will do with them. ↩
10:61
وَمَا تَكُونُ فِي شَأۡنٖ وَمَا تَتۡلُواْ مِنۡهُ مِن قُرۡءَانٖ وَلَا تَعۡمَلُونَ مِنۡ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيۡكُمۡ شُهُودًا إِذۡ تُفِيضُونَ فِيهِۚ وَمَا يَعۡزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثۡقَالِ ذَرَّةٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِي ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصۡغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكۡبَرَ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٍ ٦١
And, [O Muḥammad], you are not [engaged] in any matter and do not recite any of the Qur’ān and you [people] do not do any deed except that We are witness over you when you are involved in it. And not absent from your Lord is any [part] of an atom's weight1 within the earth or within the heaven or [anything] smaller than that or greater but that it is in a clear register.
1 translator’s note
- Or "the weight of a small ant." ↩