YunusJuz 11 · Page 220

Yunus 10:98

Jonah · Juz 11 · Page 220

فَلَوۡلَا كَانَتۡ قَرۡيَةٌ ءَامَنَتۡ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوۡمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُواْ كَشَفۡنَا عَنۡهُمۡ عَذَابَ ٱلۡخِزۡيِ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٖ ٩٨

Then has there not been a [single] city that believed so its faith benefited it except the people of Jonah? When they believed, We removed from them the punishment of disgrace in worldly life and gave them enjoyment [i.e., provision] for a time.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 10:98

98- (Azabı gördüğünde) iman edip de imanı kendisine fayda sağlamış bir ülke olaydı ya! Ancak (böyle bir şey olmamıştır) Yunus’un kavmi müstesna. Onlar iman edince üzerlerinden dünya hayatındaki rüsvay edici azabı kaldırdık ve onları bir süreye kadar faydalandırdık.

98. Yalanlayan ülke halkları arasında azabı gördüğü vakit “iman edip de imanı kendisine fayda sağlamış bir ülke olaydı ya!” Yani azabı gördüğü vakit iman edip de imanından fayda sağlayan hiçbir kimse olmamıştır. Tıpkı Yüce Allah'ın az önce (90 ve 91. ayette) Firavun hakkında belirttiği gibi. Zira Firavun azabı gördüğünde:“İsrailoğullarının iman ettiklerinden başka bir ilahın olmadığına iman ettim. Ben de müslümanlardanım” demişti, ancak ona şöyle karşılık verilmişti:“Şimdi mi? Halbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun.” Bir başka yerde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar bizim azabımızı gördüklerinde: Yalnızca Allah’a iman ettik ve O’na eş tutmakta olduğumuz şeyleri de inkâr ettik, dediler. Ama bizim azabımızı gördüklerinde imanları onlara fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında geçerli olagelen sünnetidir/kanunudur.”(el-Mü’min, 40/84-85); “Onların her birine ölüm geldiğinde: Rabbim beni döndürün, umulur ki geride bırak(ıp zayi ettiğim ömrüme) karşılık salih amel işlerim, der. Asla! Bu, onun söylemiş olduğu bir sözden ibarettir.”(el-Mü’mimûn, 23/99-100) Buradaki hikmet açıktır. Çünkü zorunlu hallerdeki iman, gerçek bir iman değildir. Eğer bu azap uzaklaştırılacak ve kişiyi imana mecbur eden bu durum kaldırılacak olsa o kimse, yine küfre döner. “Yunus’un kavmi müstesna. Onlar iman edince üzerlerinden dünya hayatındaki rüsvay edici azabı kaldırdık ve onları bir süreye kadar faydalandırdık.” İşte onlar, sözü geçen bu genel durumdan istisna edilmişlerdir. Elbette bunun gizliyi de açığı da bilen Allah'ın bize ulaşmamış ve zihnimizin idrak edemediği bir hikmeti vardır. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Muhakkak Yunus da gönderilen (peygamber)lerdendi... Biz onu yüz bin hatta daha fazlasına gönderdik. Onlar imana geldiler, biz de onları bir zamana kadar faydalandırdık.”(es-Sâffât, 37/139-148) Buradaki hikmet şu olabilir: Onların dışında helak edilenler, eğer azap kaldırılıp geri döndürülecek olsalardı yine onlara yasak kılınan şeylere dönerlerdi. Yûnus kavminin ise Yüce Allah, imanlarının devam edeceğini bilmiştir. Hatta fiilen de imanları devam etmiş ve onlar imanları üzerinde sebat göstermişlerdir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 220

YunusJuz 11 · Page 220

10:98

فَلَوۡلَا كَانَتۡ قَرۡيَةٌ ءَامَنَتۡ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوۡمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُواْ كَشَفۡنَا عَنۡهُمۡ عَذَابَ ٱلۡخِزۡيِ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَمَتَّعۡنَٰهُمۡ إِلَىٰ حِينٖ ٩٨

Then has there not been a [single] city that believed so its faith benefited it except the people of Jonah? When they believed, We removed from them the punishment of disgrace in worldly life and gave them enjoyment [i.e., provision] for a time.

10:99

وَلَوۡ شَآءَ رَبُّكَ لَأٓمَنَ مَن فِي ٱلۡأَرۡضِ كُلُّهُمۡ جَمِيعًاۚ أَفَأَنتَ تُكۡرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ ٩٩

And had your Lord willed, those on earth would have believed - all of them entirely. Then, [O Muḥammad], would you compel the people in order that they become believers?

10:100

وَمَا كَانَ لِنَفۡسٍ أَن تُؤۡمِنَ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَيَجۡعَلُ ٱلرِّجۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ ١٠٠

And it is not for a soul [i.e., anyone] to believe except by permission of Allāh, and He will place defilement1 upon those who will not use reason.

1 translator’s note
  1. Among its meanings are filth, wrath, punishment, disbelief, confusion and error. ↩

10:101

قُلِ ٱنظُرُواْ مَاذَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَمَا تُغۡنِي ٱلۡأٓيَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوۡمٖ لَّا يُؤۡمِنُونَ ١٠١

Say, "Observe what is in the heavens and the earth." But of no avail will be signs or warners to a people who do not believe.

10:102

فَهَلۡ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثۡلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلِهِمۡۚ قُلۡ فَٱنتَظِرُوٓاْ إِنِّي مَعَكُم مِّنَ ٱلۡمُنتَظِرِينَ ١٠٢

So do they wait except for like [what occurred in] the days of those who passed on before them? Say, "Then wait; indeed, I am with you among those who wait."

10:103

ثُمَّ نُنَجِّي رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيۡنَا نُنجِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٠٣

Then We will save Our messengers and those who have believed. Thus, it is an obligation upon Us that We save the believers.1

1 translator’s note
  1. From Allāh's punishment. ↩

10:104

قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمۡ فِي شَكّٖ مِّن دِينِي فَلَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِينَ تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِنۡ أَعۡبُدُ ٱللَّهَ ٱلَّذِي يَتَوَفَّىٰكُمۡۖ وَأُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٠٤

Say, [O Muḥammad], "O people, if you are in doubt as to my religion - then I do not worship those which you worship besides Allāh; but I worship Allāh, who causes your death. And I have been commanded to be of the believers

10:105

وَأَنۡ أَقِمۡ وَجۡهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفٗا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ١٠٥

And [commanded], 'Direct your face [i.e., self] toward the religion, inclining to truth, and never be of those who associate others with Allāh;

10:106

وَلَا تَدۡعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۖ فَإِن فَعَلۡتَ فَإِنَّكَ إِذٗا مِّنَ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٠٦

And do not invoke1 besides Allāh that which neither benefits you nor harms you, for if you did, then indeed you would be of the wrongdoers.'"2

2 translator’s notes
  1. i.e., worship.

    [544] See footnote to 10:95.

    ↩
  2. ↩
As-Sa'diTafsir · 10:98

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском