At-TakathurJuz 30 · Page 600

At-Takathur 102:4

The Rivalry in world increase · Juz 30 · Page 600

ثُمَّ كـَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٤

Then, no! You are going to know.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 102:1–8

1- Çokluk yarışı, sizi oyaladı, 2- (Ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar. 3- Asla (böyle yapmayın)! Yakında bileceksiniz. 4- Evet; asla (böyle yapmayın)! İleride bileceksiniz. 5- Asla (böyle yapmayın)! Kesin bir bilgi ile bilmiş olsaydınız (böyle yapmazdınız)! 6- Andolsun siz cehennemi göreceksiniz. 7- Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz. 8- Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.

(Mekke’de inmiştir. 8 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

1. Yüce Allah, kulları yaratılış sebepleri olan O’na hiçbir ortak koşmaksızın ibadet edip yönelmeyi ve O’nun sevgisini her şeyin önüne geçirmeyi bırakıp başka işlerle uğraşmalarından dolayı azarlamakta ve şöyle buyurmaktadır:“Çokluk yarışı” sözü geçen bu hususlardan “sizi oyaladı...” Burada neyin çokluğu ile yarışıldığının söz konusu edilmemesi, çoklukla yarışan ve bununla böbürlenen kimselerin mal, evlat, yardımcı, asker, hizmetçi, makam vb. gibi yarışıp böbürlendikleri ve herkesin başkasına karşı çokluğu ile övünme kastı taşıdığı ve kendisi ile Allah rızasının gözetilmediği bütün hususları kapsaması içindir.

2. Sizin gafletiniz ve oyalanışınız, bunlarla uğraşmanız sürüp gitti, ta ki “(ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar.” İşte o vakit sizin önünüzdeki perdeler açıldı. Ancak bu her şeye yeniden başlama imkânınızın kalmadığı bir vakit oldu. Yüce Allah’ın:“(Ölüp) de kabirleri boylayıncaya (ziyaret edinceye) kadar” buyruğu şunu da göstermektedir: Berzah, âhiret yurduna oradan geçiş için gidilecek bir yurttur. Yüce Allah, oraya gideceklere ziyaretçi adını vermiş ve onlara “ikamet edecekler, kalacaklar” dememiştir. Bunda da öldükten sonra dirilişe, ebedi olan, fani olmayan bir yurtta amellerin karşılığının verileceğine dair bir delil vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, onları şu buyrukları ile tehdit etmektedir:

3-5. Önünüzde nelerle karşılaşacağınızı, kalbiniz ile kavrayacak şekilde bilmiş olsaydınız, çoklukla yarış ve övünüş, sizleri oyalamaz, aksine salih amel işlemek için ellerinizi çabuk tutardınız. Fakat sizin kesin bilgiye sahip olmayışınız, sizleri şu gördüğünüz hale getirmiştir. 6. “Andolsun siz cehennemi göreceksiniz.” Yani Kıyamet günü gelecek ve Allah’ın kâfirler için hazırlamış olduğu cehennemi göreceksiniz.

7. “Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz.” Yani onu bizzat kendi gözlerinizle göreceksiniz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Günahkârlar ateşi görünce içine düşeceklerin kendileri olacaklarını anlayacaklar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.”(el-Kehf, 18/53)

8. “Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.” Eğer dünya yurdunda gördüğünüz nimetlerin şükrünü yerine getirmiş, Allah’ın onlardaki hakkını eda etmiş ve bu nimetleri O’na isyanlarda kullanmamış iseniz O, onlardan daha üstün ve daha değerli nimetleri size ihsan edecektir. Şâyet bu nimetlerden dolayı gurura kapılmış, aldanmış, şımarmış, onların şükrünü de yerine getirmemişseniz, aksine bunları masiyet işlemek için de yardımcı bir unsur olarak kullanmış iseniz, bundan dolayı da O, sizi cezalandıracaktır. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olanların ateşe arzolunacakları gün: Siz dünya hayatında hoşlandığınız her şeyi bitirdiniz ve onlardan yararlanıp durdunuz. Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fâsıklık etmeniz sebebi ile horluk azabı ile cezalandırılacaksınız (denir onlara)”(el-Ahkâf, 46/20) Tekâsur Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

***

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 600

Al-Qari'ahJuz 30 · Page 600

100:10

وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ ١٠

And that within the breasts is obtained,1

1 translator’s note
  1. i.e., when all secrets are made known. ↩

100:11

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّخَبِيرُۢ ١١

Indeed, their Lord with them, that Day, is [fully] Aware.1

1 translator’s note
  1. Fully acquainted and familiar with everything about each one of them. ↩

سورة القارعة

Al-Qari'ah

The Calamity · Meccan · 11 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

101:1

ٱلۡقَارِعَةُ ١

The Striking Calamity -

101:2

مَا ٱلۡقَارِعَةُ ٢

What is the Striking Calamity?

101:3

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ٣

And what can make you know what is the Striking Calamity?

101:4

يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ ٤

It is the Day when people will be like moths, dispersed,1

1 translator’s note
  1. The people will be as such after having been expelled from their graves. ↩

101:5

وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ ٥

And the mountains will be like wool, fluffed up.1

1 translator’s note
  1. i.e., beginning to disintegrate. ↩

101:6

فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ٦

Then as for one whose scales are heavy [with good deeds],

101:7

فَهُوَ فِي عِيشَةٖ رَّاضِيَةٖ ٧

He will be in a pleasant life.

101:8

وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ٨

But as for one whose scales are light,

101:9

فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٞ ٩

His refuge1 will be an abyss.2

2 translator’s notes
  1. Literally, "mother" (a man's original refuge) , which will envelop him as in an embrace.

    [1978] i.e., the pit of Hellfire.

    ↩
  2. ↩

101:10

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ ١٠

And what can make you know what that is?

101:11

نَارٌ حَامِيَةُۢ ١١

It is a Fire, intensely hot.

سورة التكاثر

At-Takathur

The Rivalry in world increase · Meccan · 8 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

102:1

أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ ١

Competition in [worldly] increase diverts you

102:2

حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ ٢

Until you visit the graveyards.1

1 translator’s note
  1. i.e., remain in them temporarily, meaning until the Day of Resurrection. ↩

102:3

كـَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٣

No! You are going to know.

102:4

ثُمَّ كـَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٤

Then, no! You are going to know.

102:5

كـَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ ٥

No! If you only knew with knowledge of certainty...1

1 translator’s note
  1. The conclusion of this verse is estimated to be "...you would not have been distracted from preparing for the Hereafter." ↩

102:6

لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ ٦

You will surely see the Hellfire.

102:7

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ ٧

Then you will surely see it with the eye of certainty.1

1 translator’s note
  1. i.e., with actual eyesight. ↩

102:8

ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ ٨

Then you will surely be asked that Day about pleasure.1

1 translator’s note
  1. i.e., the comforts of worldly life and whether you were grateful to Allāh for His blessings. ↩
As-Sa'diTafsir · 102:4

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском