YusufJuz 12 · Page 235

Yusuf 12:2

Joseph · Juz 12 · Page 235

إِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ قُرۡءَٰنًا عَرَبِيّٗا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ ٢

Indeed, We have sent it down as an Arabic Qur’ān1 that you might understand.

1 translator’s note
  1. i.e., revealed in the Arabic language. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 12:1–3

1- Elif, Lâm, Râ. Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir. 2- Biz onu, anlayıp düşünesiniz diye Arapça bir Kur’ân olarak indirdik. 3- Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmek suretiyle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki sen, bundan önce habersiz olanlardandın.

(Mekke’de inmiştir, 111 âyettir)

1. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerim’in âyetlerinin “apaçık Kitabın âyetleri” olduğunu yani sözleri ile anlamları ile apaçık olduğunu haber vermektedir.

2. Bu Kitabın, dillerin en şereflisi ve en açık seçik olanı Arapça olarak indirilmiş olması da bu Kitabın açık ve anlaşılır oluşundandır. Bu Kitap, insanların gerek duyacağı faydalı bütün gerçekleri açıkça bildirmektedir. Bütün bu açıklık ve açıklamalar onu “anlayıp düşünesiniz diye”dir. Yani onun sınırlarını, usûl ve fürûunu, emir ve yasaklarını bilip akledesiniz diyedir. Eğer bunları kesin bir bilgi ile aklederseniz, kalpleriniz onları bilirse, azalarınızın salih amel işlemeleri ve ona itaat edip bağlanmaları sonucunu verir. “Anlayıp düşünesiniz diye” buyruğu, onun üstün ve şerefli anlamları zihinlerinizde tekrarlana tekrarlana akıllarınız artsın ve böylelikle bir halden, ondan daha üstün ve daha mükemmel olan hallere intikal edip gelişesiniz anlamını da içermektedir.

3. “Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz.” Çünkü bu kıssalar doğrudur, ibaresi akıcıdır ve anlamları pek güzeldir. Bunu da bizim sana vahyettiğimiz ve kendisi ile seni diğer peygamberlere üstün kıldığımız Kur’ân’ı vahyetmek suretiyle yapıyoruz. Bu ise Yüce Allah tarafından başlı başına bir lütuf ve bir ihsandır. “Halbuki sen, bundan önce habersiz olanlardandın.” Yani Kitabın ve imanın ne olduğunu, Allah sana vahiy göndermeden önce bilmezdin. Fakat Biz, onu kullarımız arasından kendisi ile dilediğimizi hidâyete ileteceğimiz bir nur kıldık. Yüce Allah, bu Kur’ân’ın içerdiği kıssaları övüp onların kayıtsız şartsız anlatılan kıssaların en güzeli olduğunu ve hiçbir kitapta bu kıssaların Kur’ân-ı Kerim’deki gibi benzerleri bulunmadığını belirttikten sonra Yusuf’un, babasının ve kardeşlerinin kıssası olan o hem güzel, hem hayret verici kıssayı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

Şunu bilelim ki Yüce Allah, Rasûlüne bu Kitap’ta kıssaların en güzelini anlatacağını haber verdikten sonra bu kıssayı söz konusu ederek genişçe anlatmış, bu kıssada meydana gelen olayları zikretmiştir. Böylelikle bu kıssanın eksiksiz, mükemmel ve gerçekten güzel bir kıssa olduğunu öğrenmiş oluyoruz. O nedenle her kim senedi ve nakledeni bilinmeyen ve çoğunluğu da yalan olan İsrailiyat ile bu kıssayı tamamlamak veya güzelleştirmek isteyecek olursa bilsin ki o, Yüce Allah’ın -haşa- eksik bıraktığını tamamlamaya kalkışmakta, eksik olduğunu iddia ettiği bir şeyin eksikliğini giderme iddiasında bulunmaktadır. Çirkinliği bu sınıra ulaşan bir iş hakkında başka bir şey söylemeye de gerek yok. Ne var ki pek çok tefsir, bu sûrenin birkaç kat fazlası yekün tutan ve Yüce Allah’ın anlattığının birçoğu ile çelişen, oldukça da çirkin birtakım bilgi ve yalanlarla doldurulmuş bulunmaktadır. Kula düşen Yüce Allah’ın anlattıklarını kavramak ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den nakledilmeyen diğer bilgileri de bir kenara bırakmaktır.

Continue in the whole surah's tafsir

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 235

HudJuz 12 · Page 235

11:118

وَلَوۡ شَآءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗۖ وَلَا يَزَالُونَ مُخۡتَلِفِينَ ١١٨

And if your Lord had willed, He could have made mankind one community; but they will not cease to differ,

11:119

إِلَّا مَن رَّحِمَ رَبُّكَۚ وَلِذَٰلِكَ خَلَقَهُمۡۗ وَتَمَّتۡ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِينَ ١١٩

Except whom your Lord has given mercy, and for that He created them. But the word of your Lord is to be fulfilled that, "I will surely fill Hell with jinn and men all together."

11:120

وَكُلّٗا نَّقُصُّ عَلَيۡكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ ٱلرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِهِۦ فُؤَادَكَۚ وَجَآءَكَ فِي هَٰذِهِ ٱلۡحَقُّ وَمَوۡعِظَةٞ وَذِكۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِينَ ١٢٠

And each [story] We relate to you from the news of the messengers is that by which We make firm your heart. And there has come to you, in this, the truth and an instruction and a reminder for the believers.

11:121

وَقُل لِّلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنَّا عَٰمِلُونَ ١٢١

And say to those who do not believe, "Work according to your position; indeed, we are working.

11:122

وَٱنتَظِرُوٓاْ إِنَّا مُنتَظِرُونَ ١٢٢

And wait; indeed, we are waiting."

11:123

وَلِلَّهِ غَيۡبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ يُرۡجَعُ ٱلۡأَمۡرُ كُلُّهُۥ فَٱعۡبُدۡهُ وَتَوَكَّلۡ عَلَيۡهِۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ ١٢٣

And to Allāh belong the unseen [aspects] of the heavens and the earth and to Him will be returned the matter, all of it, so worship Him and rely upon Him. And your Lord is not unaware of that which you do.

سورة يوسف

Yusuf

Joseph · Meccan · 111 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

12:1

الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ ١

Alif, Lām, Rā.1 These are the verses of the clear Book.

1 translator’s note
  1. See footnote to 2:1. ↩

12:2

إِنَّآ أَنزَلۡنَٰهُ قُرۡءَٰنًا عَرَبِيّٗا لَّعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ ٢

Indeed, We have sent it down as an Arabic Qur’ān1 that you might understand.

1 translator’s note
  1. i.e., revealed in the Arabic language. ↩

12:3

نَحۡنُ نَقُصُّ عَلَيۡكَ أَحۡسَنَ ٱلۡقَصَصِ بِمَآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبۡلِهِۦ لَمِنَ ٱلۡغَٰفِلِينَ ٣

We relate to you, [O Muḥammad], the best of stories in what We have revealed to you of this Qur’ān although you were, before it, among the unaware.

12:4

إِذۡ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ إِنِّي رَأَيۡتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوۡكَبٗا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ رَأَيۡتُهُمۡ لِي سَٰجِدِينَ ٤

[Of these stories mention] when Joseph said to his father,1 "O my father, indeed I have seen [in a dream] eleven stars and the sun and the moon; I saw them prostrating to me."

1 translator’s note
  1. The prophet Jacob (upon whom be peace). ↩
As-Sa'diTafsir · 12:2

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском