YusufJuz 12 · Page 240

Yusuf 12:39

Joseph · Juz 12 · Page 240

يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ ءَأَرۡبَابٞ مُّتَفَرِّقُونَ خَيۡرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ ٣٩

O [my] two companions of prison, are separate lords better or Allāh, the One,1 the Prevailing?2

2 translator’s notes
  1. Single, individual and unique in His attributes and His deeds.

    [598] He who subdues doubts and false arguments with clear evidences and who subdues and imposes His will upon all creation.

    ↩
  2. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 12:36–41

36- Onunla birlikte zindana iki de delikanlı girdi. Bunlardan biri:“Ben rüyamda kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm” dedi. Diğeri de:“Ben de başımda ekmek taşıdığımı ve kuşların da ondan yediğini gördüm” dedi. “Bize bunun yorumunu bildir, çünkü biz senin iyi kimselerden olduğunu görüyoruz.” 37- Dedi ki:“Size rızıklanmanız için bir yemek gelecek ki o gelmezden evvel ben rüyanızın tabirini mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Gerçek şu ki ben Allah’a iman etmeyen ve âhireti de inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim. 38- “Ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bizim için olacak şey değildir. Bu (tevhid), hem bize hem de insanlara Allah’ın bir lütfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler.” 39- “Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı bir sürü rab mi hayırlıdır yoksa tek ve Kahhâr olan Allah mı? 40- “Sizin onun dışında taptıklarınız, kendinizin ve babalarınızın adlandırdığı birtakım isimlerden öte bir şey değildir. Allah bunlara dair hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır. O, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru din işte budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 41- “Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz (kurtularak) efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecektir. Hakkında bilgi istediğiniz iş (bu şekilde) hükme bağlanmıştır.”

36. Yusuf aleyhisselam hapishaneye girince “onunla birlikte zindana iki de delikanlı girdi.” Bu delikanlılardan her birisi bir rüya gördü ve rüyasını yorumlasın diye Yusuf’a anlattı: “Ben rüyamda kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm, dedi. Diğeri de: Ben Ben de başımda ekmek taşıdığımı ve kuşların da ondan” o ekmekten “yediğini gördüm, dedi. Bize bunun yorumunu bildir.” Bu rüyanın ne anlama geldiğini ve bunun sonunda nereye varacağını bize söyle. “Çünkü biz senin iyi kimselerden olduğunu görüyoruz.” Yani biz, seni insanlara iyilik yapan bir kimse olarak görüyoruz. O halde bizden başkasına iyilik yaptığın gibi bizim de rüyamızı yorumlayarak bize de iyilikte bulun, diyerek Yusuf’un iyilik yapan bir kimse olmasını, bu isteklerine bir gerekçe olarak gösterdiler. Yusuf da onların bu isteklerine cevap olmak üzere şöyle dedi:

37. “Dedi ki: Size rızıklanmanız için bir yemek gelecek ki o gelmezden evvel ben rüyanızın tabirini mutlaka size haber vereceğim.” O halde kalpleriniz mutmain olsun. Ben sizin rüyanızı yorumlayacağım. Sizin öğlen yahut akşam yemeğiniz size gelmeden önce ben size onun yorumunu bildireceğim. Herhalde Yusuf aleyhisselam onları böyle bir durumda imana davet etmek istemişti. Çünkü onların bu halde ona muhtaç oldukları ortada idi. Bu yolla da davetinin daha başarılı ve onlar tarafından daha da kabul edilebilir olmasını istediğinden şöyle dedi:“Bu” benim size yapacağım yorum “Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir.” Bu, Allah’ın bana öğretmiş ve bana lütfedip ihsan ettiği bir bilgidir. Zira “ben Allah’a iman etmeyen ve âhireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim.” Terk, bir şeye girip de sonradan ondan ayrılan kimse hakkında söz konusu olabildiği gibi o şeye hiç girmeyen kimse hakkında da söz konusudur. Bu sebeple Yusuf aleyhisselam daha önceden İbrahim’in dini üzerinde değildi, denilemez.

38. “Ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum.” Daha sonra bu dinin mahiyetini şu sözleri ile açıklamaktadır: “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bizim için olacak şey değildir.” Bu bize yakışmaz, aksine biz Yüce Allah’ı tevhid ederiz. Din ve ibadeti yalnızca O’na halis kılarız. Yalnızca O’na ihlasla yöneliriz. “Bu (tevhid) hem bize hem de insanlara Allah’ın bir lütfudur.” Bu, Yüce Allah’ın hem bizlere hem de bizi hidâyete ilettiği gibi Allah’ın hidâyete iletmiş olduğu diğer kimselere de O’nun en üstün lütuf ve ihsanlarındandır. Çünkü gerçekten de Allah’ın, kulları üzerinde İslâm’dan ve dosdoğru dinden daha büyük hiçbir lütfu yoktur. Kim onu kabul ederse ve ona boyun eğerse ne şanslıdır! Zira o, en büyük nimeti ve en üstün fazileti elde etmiş olur. “Fakat insanların çoğu şükretmezler.” Bundan dolayı onlara ilâhi lütuf ve ihsan geldiği taktirde onu kabul etmezler ve Allah’ın herhangi bir hakkını yerine getirmezler. Bu ifadelerinde görüldüğü gibi Yusuf, açıkça izlemekte olduğu yolu izlemeye teşvik etmektedir. Bu iki delikanlının kendisine saygı ve tazim ile baktıklarını, onun iyilik yapan ve öğreten birisi olduğunu gördüklerini anlayınca o da onlara izlemekte olduğu bu yolun, bütünü ile Allah’ın lütuf ve ihsanından olduğunu söyledi ve adeta şöyle dedi:“Çünkü Yüce Allah, bana şirki terk edip atalarımın dinine uymayı lütfetmiş bulunuyor. Böylelikle ben sizin gördüğünüz bu hale ulaşabildim. O bakımdan sizlerin de izlediğim bu yolu izlemeniz gerekir.” Daha sonra Yusuf, onlara şu sözleri ile açıkça davette bulundu:

39. “Ayrı ayrı bir sürü rab mi hayırlıdır yoksa tek ve Kahhâr olan Allah mı?” Yani faydası da olmayan, zararı olmayan, bir şey veremeyen, hiçbir şeyi engelleyemeyen, kimisi ağaç, kimisi taş, kimisi melek, kimisi ölü vb. gibi müşriklerin ilah diye edindikleri, çeşit çeşit mabudlar olarak kabul edilen bu tür aciz varlıklar mı hayırlıdır “yoksa tek ve Kahhâr olan Allah mı?” kemal sıfatlarına sahip olup zatı, sıfatları ve filleri ile hiçbir hususta ortağı bulunmayan, bütün her şeyin hüküm ve iradesine boyun eğdiği Allah mı? Ki O’nun dilediği olur, dilemediği de olmaz. “Hareket eden ne kadar canlı varsa hepsinin iradesi O’nun elindedir.”(Hud, 11/56) Bilindiği gibi bu kemale ve vasıflara sahip olan Allah, kemal sıfatlarına sahip bulunmayan, hiçbir şey de yapamayan aksine sadece isimlerden ibaret olan ayrı ayrı ilahlardan elbette ki daha hayırlıdır. Bu yüzden de Yusuf aleyhisselam sözlerine şöylece devam etmiştir:

40. “Sizin onun dışında taptıklarınız, kendinizin ve babalarınızın adlandırdığı birtakım isimlerden öte bir şey değildir.” Sizler bunlara birtakım isimler taktınız ve bunlara ilah diye ad verdiniz. Oysa onlar hiçbir şeydir. Bunlarda uluhiyet sıfatı namına hiçbir şey yoktur. “Allah bunlara dair hiçbir delil indirmemiştir.” Aksine Yüce Allah, onlara ibadet etmeyi yasaklayan ve onların batıl olduğunu bildiren hükümler indirmiştir. Yüce Allah bunlara dair hiçbir delil indirmediğine göre bu uydurma ilahlara ibadet etmeye ne bir yol ne de bir delil yok demektir. Çünkü:“Hüküm ancak Allah’ındır.” Yalnız O’nundur. Emreden, yasak koyan, şeriat belirleyen, hükümleri koyan yalnızca O’dur. Ki “O kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir.”“Dosdoğru” ve her türlü hayra ulaştıran “din işte budur.” Onun dışındaki hiçbir din ise dosdoğru değildir. Aksine her türlü kötülüğe götüren eğri büğrü yollardır. “Fakat insanların çoğu” eşyanın gerçek yüzlerini “bilmezler.” Aksi taktirde, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmek ile O’na ortak koşmak arasındaki fark en açık ve en belirgin hususlardandır. Ama insanların çoğu, bunu bilmeyişleri dolayısı ile şirke saptılar. Yusuf aleyhisselam zindan arkadaşlarını yalnızca Allah’a ibadet etmeye ve dinlerini O’na halis kılmaya çağırdı. Onların bu çağrıyı kabul edip uymuş olmaları ve böylelikle Allah’ın nimetinin üzerlerine tamamlanmış olma ihtimali vardır. Şirkleri üzere devam etmiş olmaları ihtimali de vardır. Yusuf’un daveti ile onlara karşı delil de ortaya konulmuş oldu.

41. Yusuf aleyhisselam önceden onlara vaad etmiş olduğu üzere rüyalarını tabir etmeye koyularak şöyle dedi:“Ey zindan arkadaşlarım, biriniz” yani rüyada üzüm sıktığını gören kişi hapisten çıkacak ve daha önce hizmetinde bulunduğu “efendisine şarap sunacak.” Bu ise hapisten çıkmasını gerektirir. “Diğeri” yani başının üstünde ekmek taşıdığını ve kuşların da ondan yediğini gören kimse “ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir.” Yusuf, kuşların yediği ekmeği delikanlının başındaki et ve beyni diye yorumlamıştır. Bunun kabre konulmayacağı ve kuşlara karşı korunmayacağı aksine asıldıktan sonra kuşların onu yiyebilecekleri bir yere konulacağı şeklinde yorumladı. Daha sonra da onlara yaptığı bu yorumun gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek:“Hakkında bilgi istediğiniz” yorumunu ve açıklamasını istediğiniz “iş (bu şekilde) hükme bağlanmıştır.” dedi.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 240

YusufJuz 12 · Page 240

12:38

وَٱتَّبَعۡتُ مِلَّةَ ءَابَآءِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَۚ مَا كَانَ لَنَآ أَن نُّشۡرِكَ بِٱللَّهِ مِن شَيۡءٖۚ ذَٰلِكَ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ عَلَيۡنَا وَعَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشۡكُرُونَ ٣٨

And I have followed the religion of my fathers, Abraham, Isaac and Jacob. And it was not for us to associate anything with Allāh. That is from the favor of Allāh upon us and upon the people, but most of the people are not grateful.

12:39

يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ ءَأَرۡبَابٞ مُّتَفَرِّقُونَ خَيۡرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ ٣٩

O [my] two companions of prison, are separate lords better or Allāh, the One,1 the Prevailing?2

2 translator’s notes
  1. Single, individual and unique in His attributes and His deeds.

    [598] He who subdues doubts and false arguments with clear evidences and who subdues and imposes His will upon all creation.

    ↩
  2. ↩

12:40

مَا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ أَسۡمَآءٗ سَمَّيۡتُمُوهَآ أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلۡطَٰنٍۚ إِنِ ٱلۡحُكۡمُ إِلَّا لِلَّهِ أَمَرَ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّآ إِيَّاهُۚ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلۡقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ ٤٠

You worship not besides Him except [mere] names you have named them,1 you and your fathers, for which Allāh has sent down no evidence. Legislation is not but for Allāh. He has commanded that you worship not except Him. That is the correct religion, but most of the people do not know.

1 translator’s note
  1. The false objects of worship which you have called "gods." ↩

12:41

يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ أَمَّآ أَحَدُكُمَا فَيَسۡقِي رَبَّهُۥ خَمۡرٗاۖ وَأَمَّا ٱلۡأٓخَرُ فَيُصۡلَبُ فَتَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِن رَّأۡسِهِۦۚ قُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ ٱلَّذِي فِيهِ تَسۡتَفۡتِيَانِ ٤١

O two companions of prison, as for one of you, he will give drink to his master of wine; but as for the other, he will be crucified, and the birds will eat from his head. The matter has been decreed about which you both inquire."

12:42

وَقَالَ لِلَّذِي ظَنَّ أَنَّهُۥ نَاجٖ مِّنۡهُمَا ٱذۡكُرۡنِي عِندَ رَبِّكَ فَأَنسَىٰهُ ٱلشَّيۡطَٰنُ ذِكۡرَ رَبِّهِۦ فَلَبِثَ فِي ٱلسِّجۡنِ بِضۡعَ سِنِينَ ٤٢

And he said to the one whom he knew would go free, "Mention me before your master." But Satan made him forget the mention [to] his master, and he [i.e., Joseph] remained in prison several years.

12:43

وَقَالَ ٱلۡمَلِكُ إِنِّيٓ أَرَىٰ سَبۡعَ بَقَرَٰتٖ سِمَانٖ يَأۡكُلُهُنَّ سَبۡعٌ عِجَافٞ وَسَبۡعَ سُنۢبُلَٰتٍ خُضۡرٖ وَأُخَرَ يَابِسَٰتٖۖ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَأُ أَفۡتُونِي فِي رُءۡيَٰيَ إِن كُنتُمۡ لِلرُّءۡيَا تَعۡبُرُونَ ٤٣

And [subsequently] the king said, "Indeed, I have seen [in a dream] seven fat cows being eaten by seven [that were] lean, and seven green spikes [of grain] and others [that were] dry. O eminent ones, explain to me my vision, if you should interpret visions."

As-Sa'diTafsir · 12:39

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском