Ar-Ra'd 13:16
The Thunder · Juz 13 · Page 251
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّٰرُ ١٦
Say, "Who is Lord of the heavens and earth?" Say, "Allāh." Say, "Have you then taken besides Him allies not possessing [even] for themselves any benefit or any harm?" Say, "Is the blind equivalent to the seeing? Or is darkness equivalent to light? Or have they attributed to Allāh partners who created like His creation so that the creation [of each] seemed similar to them?"1 Say, "Allāh is the Creator of all things, and He is the One, the Prevailing."2
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 13:16
16- De ki:“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah’tır.” Yine de ki: “Öyle iken siz O’nu bırakıp da bizzat kendilerine bile ne fayda ne de zarar vermeye güçleri olmayan birtakım dostlar mı edindiniz?” De ki: “Körle gören bir olur mu? Ya karanlıklarla nur bir olur mu? Yoksa Allah’ı yanı sıra O’nun yarattığı gibi yaratan birtakım ortaklar buldular da bu yaratma işi kafalarını mı karıştırdı?” De ki: “Her şeyi yaratan Allah’tır. O, birdir, Kahhârdır.”
16. Yani Yüce Allah’a putları ve diğer varlıkları ortak koşan ve bunları Allah’ı seviyormuşçasına seven, onlar için yakınlaştırıcı türlü ibadetleri yapan o müşriklere de ki: Sizin başınızda akıl yok mu ki O’ndan başka dostlar ediniyor da ibadetle onlara yöneliyorsunuz? Oysa onlar buna layık değildirler. Çünkü “bizzat kendilerine bile ne fayda ne de zarar vermeye güçleri” yetmez. Sizler isimleri ve sıfatları kemal derecesinde olan, yaratmanın da idarenin de mutlak olarak elinde bulunduğu, hayatta olanların da ölülerin de mutlak maliki olan, fayda ve zarar yalnız kendisinin elinde bulunan Allah’ı dost edinmeyi nasıl terk ediyorsunuz? Yalnızca tek olan Allah’a ibadet ile O’na ortak koşanların ibadeti asla bir olmaz. Tıpkı “Körle gören” kişinin ve “karanlıklarla nur” yani aydınlığın bir olmadığı gibi. Eğer onların herhangi bir şüphe ve tereddütleri var da bundan dolayı Allah’a ortaklar koşmuşlarsa ve onların, Allah’ın yarattığı gibi yarattıklarını, O’nun yaptığını yaptıklarını ileri sürüyor iseler onlardaki bu şüpheyi ve karışıklığı, mutlak ilâhın vahdâniyetini kesin olarak ortaya koyan şu delil ile ortadan kaldırıp onlara de ki:“her şeyi yaratan Allah’tır.” Çünkü herhangi bir varlığın, bizatihi kendisini yaratması imkânsız bir şeydir. Yine yaratıcı olmadan var olması da imkânsız bir şeydir. O halde her bir şeyin tek bir yaratıcısının ve ilahının olduğu ve onun, yaratmada hiçbir ortağının bulunmadığı yegane gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte “O, birdir, Kahhârdır.” Bir olan da her şeyi hakimiyeti altında bulunduran (Kahhâr) da Allah’tan başkası değildir. Her bir yaratığın üstünde onu kahrı altına alan (ona istediğini yaptıran) birisi vardır. Bunun da üstünde ondan daha üstün bir başka kahır sahibi vardır. Fakat mutlak manada kahır sahibi olan, bir olan Kahhâr’dır. O halde Kahhâr olmak ile vahdaniyet birbirinden ayrılmamak üzere yalnızca Yüce Allah için söz konusudur. Böylelikle kesin aklî delil ile açıkça şu gerçek ortaya çıkmaktadır: Allah’ın dışında kendisine ibadet ve dua edilen varlıkların yaratıklardan herhangi bir şeyi yaratmaya güçleri yoktur. Bundan dolayı da onlara ibadet etmek batıldır.
Page 251
13:14
لَهُۥ دَعۡوَةُ ٱلۡحَقِّۚ وَٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسۡتَجِيبُونَ لَهُم بِشَيۡءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيۡهِ إِلَى ٱلۡمَآءِ لِيَبۡلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦۚ وَمَا دُعَآءُ ٱلۡكَٰفِرِينَ إِلَّا فِي ضَلَٰلٖ ١٤
To Him [alone] is the supplication of truth. And those they call upon besides Him do not respond to them with a thing, except as one who stretches his hands toward water [from afar, calling it] to reach his mouth, but it will not reach it [thus].1 And the supplication of the disbelievers is not but in error [i.e., futility].
1 translator’s note
- The analogy indicates that false deities will never respond to them at all. ↩
13:15
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ طَوۡعٗا وَكَرۡهٗا وَظِلَٰلُهُم بِٱلۡغُدُوِّ وَٱلۡأٓصَالِ۩ ١٥
And to Allāh prostrates whoever is within the heavens and the earth, willingly or by compulsion, and their shadows [as well] in the mornings and the afternoons.
13:16
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّٰرُ ١٦
Say, "Who is Lord of the heavens and earth?" Say, "Allāh." Say, "Have you then taken besides Him allies not possessing [even] for themselves any benefit or any harm?" Say, "Is the blind equivalent to the seeing? Or is darkness equivalent to light? Or have they attributed to Allāh partners who created like His creation so that the creation [of each] seemed similar to them?"1 Say, "Allāh is the Creator of all things, and He is the One, the Prevailing."2
13:17
أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَالَتۡ أَوۡدِيَةُۢ بِقَدَرِهَا فَٱحۡتَمَلَ ٱلسَّيۡلُ زَبَدٗا رَّابِيٗاۖ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيۡهِ فِي ٱلنَّارِ ٱبۡتِغَآءَ حِلۡيَةٍ أَوۡ مَتَٰعٖ زَبَدٞ مِّثۡلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ ١٧
He sends down from the sky, rain, and valleys flow according to their capacity, and the torrent carries a rising foam. And from that [ore] which they heat in the fire, desiring adornments and utensils, is a foam like it. Thus Allāh presents [the example of] truth and falsehood. As for the foam, it vanishes, [being] cast off; but as for that which benefits the people, it remains on the earth. Thus does Allāh present examples.
13:18
لِلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِرَبِّهِمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ وَٱلَّذِينَ لَمۡ يَسۡتَجِيبُواْ لَهُۥ لَوۡ أَنَّ لَهُم مَّا فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا وَمِثۡلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفۡتَدَوۡاْ بِهِۦٓۚ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ سُوٓءُ ٱلۡحِسَابِ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ١٨
For those who have responded to their Lord is the best [reward], but those who did not respond to Him - if they had all that is in the earth entirely and the like of it with it, they would [attempt to] ransom themselves thereby. Those will have the worst account, and their refuge is Hell, and wretched is the resting place.