Al-HijrJuz 14 · Page 262

Al-Hijr 15:8

The Rocky Tract · Juz 14 · Page 262

مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذٗا مُّنظَرِينَ ٨

We do not send down the angels except with truth;1 and they [i.e., the disbelievers] would not then be reprieved.

1 translator’s note
  1. i.e., with a message or, as the conclusion of the verse suggests, to carry out a promised punishment. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 15:6–9

6- Dediler ki:“Ey kendisine Zikir indirilen kişi, sen kesinlikle delisin.” 7- “Eğer doğru söylüyorsan bize melekleri getirsene!” 8- Biz, melekleri ancak hak (bir amaç) ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez. 9- Şüphe yok ki o Zikir’i biz indirdik, onu koruyacak olan da elbette biziz.

6. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayan kimseler, alay ederek “dediler ki: Ey kendisine” kendi iddiasınca “Zikir indirilen kişi, sen kesinlikle delisin.” Sen söyledin diye bizim sana uyacağımızı ve atalarımızın yolunu bırakacağımızı zannediyorsun.

7-8. “Eğer doğru söylüyorsan bize” getirdiğinin doğruluğuna tanıklık etsinler diye “melekleri getirsene!” Melekleri getiremediğine göre sen doğru söylemiyorsun. İşte bu, zulüm ve cahilliğin en büyüğüdür. Zulüm olduğu açıktır. Çünkü kendilerinin tespit ettikleri mucizeleri talep etmekte, böylece Allah’a karşı küstahlık edip inatlaşmaktaydılar. Halbuki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, zaten getirdiğinin doğruluğuna delil olan pek çok delil getirmiş, maksat hasıl olmuş ve delillendirme tamamlanmıştı. Onlar istemeden önce zaten bu vuku bulmuştu. İşte bu zulümleridir. Bu tekliflerinin cahilce olduğuna gelince, onlar neyin faydalarına neyin de zararlarına olduğunu bilmemektedirler. Zira meleklerin indirilmesi onların hayrına değildir. Aksine Yüce Allah, “melekleri ancak hak (bir amaç) ile” yani azap için indirir ve o zaman da hakka uyup boyun eğmeyen kimselere mühlet verilmez. Melekler indirildikleri vakit de iman etmeyecek olurlarsa -ki iman etmeyeceklerdir- “kendilerine mühlet verilmez.” Onlara süre tanınmaz. O halde onların, meleklerin indirilmesini istemeleri, kendilerinin daha çabuk helâk edilmelerini istemeleri demektir. Diğer taraftan iman etmek, onların ellerinde olan bir şey değildir. O, ancak Allah’ın elindedir:“Eğer biz onlara gerçekten melekleri indirdeysik, ölüler de kendileri ile konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık onlar yine de -Allah dilemedikçe- iman etmezlerdi. Fakat onların çoğu bilmezler.”(el-En’âm, 6/111) Yani onlar, samimi ve doğru iseler gelen âyet ve belgeler onlara yeterlidir. O ayet ve belgeler de Kur’an-ı Azîm’dedir. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

9. “Şüphe yok ki o Zikir’i” yani Kur’an’ı ki onda herbir şeye dair öğütler ve apaçık deliller vardır. Onda öğüt almak isteyenin öğüt alacağı her şey bulunur. “Biz indirdik” Gerek onu indirdiğimiz esnada gerekse de indirdikten sonra “onu koruyacak olan da elbette biziz.” İndirme esnasında kovulmuş şeytanlardan, ondan çalmalarına karşı korumuştur. İndirdikten sonra da Yüce Allah, onu Rasûlünün kalbine yerleştirmiş, ümmetinin kalplerine koymuş ve böylelikle bu Kur’an’ı, lafızlarını değiştirmeye, ilaveye ve eksiltilmeye karşı ve anlamlarının tahrifine karşı muhafaza etmiştir. Herhangi bir kimse onun tek bir anlamını bile tahrife kalkıştı mı, bu hususta apaçık hakkı beyan edecek kimseleri Allah mutlaka ortaya çıkarır. Bu, Allah’ın mü’min kulları üzerindeki en büyük nimetlerinden ve âyetlerindendir. Yüce Allah’ın Kur’an ehlini düşmanlarına karşı koruması ve onlara kendilerini imha edecek kimseleri musallat kılmaması da bu Zikir’in korunması cümlesindedir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 262

Al-HijrJuz 14 · Page 262

سورة الحجر

Al-Hijr

The Rocky Tract · Meccan · 99 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

15:1

الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ وَقُرۡءَانٖ مُّبِينٖ ١

Alif, Lām, Rā.1 These are the verses of the Book and a clear Qur’ān [i.e., recitation].

1 translator’s note
  1. See footnote to 2:1. ↩

15:2

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ كَانُواْ مُسۡلِمِينَ ٢

Perhaps those who disbelieve will wish1 that they had been Muslims.

1 translator’s note
  1. On the Day of Judgement or at the time of death. ↩

15:3

ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٣

Let them eat and enjoy themselves and be diverted by [false] hope, for they are going to know.

15:4

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٞ مَّعۡلُومٞ ٤

And We did not destroy any city but that for it was a known decree.

15:5

مَّا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ ٥

No nation will precede its term, nor will they remain thereafter.

15:6

وَقَالُواْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِي نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونٞ ٦

And they say, "O you upon whom the message has been sent down, indeed you are mad.1

1 translator’s note
  1. Literally, "possessed by jinn." ↩

15:7

لَّوۡمَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ٧

Why do you not bring us the angels, if you should be among the truthful?"

15:8

مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذٗا مُّنظَرِينَ ٨

We do not send down the angels except with truth;1 and they [i.e., the disbelievers] would not then be reprieved.

1 translator’s note
  1. i.e., with a message or, as the conclusion of the verse suggests, to carry out a promised punishment. ↩

15:9

إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ ٩

Indeed, it is We who sent down the message [i.e., the Qur’ān], and indeed, We will be its guardian.

15:10

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِي شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٠

And We had certainly sent [messengers] before you, [O Muḥammad], among the sects of the former peoples.

15:11

وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ١١

And no messenger would come to them except that they ridiculed him.

15:12

كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ١٢

Thus do We insert it [i.e., denial] into the hearts of the criminals.

15:13

لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣

They will not believe in it, while there has already occurred the precedent of the former peoples.

15:14

وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ ١٤

And [even] if We opened to them a gate from the heaven and they continued therein to ascend,

15:15

لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمٞ مَّسۡحُورُونَ ١٥

They would say, "Our eyes have only been dazzled. Rather, we are a people affected by magic."

As-Sa'diTafsir · 15:8

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском