An-NahlJuz 14 · Page 273

An-Nahl 16:59

The Bee · Juz 14 · Page 273

يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِي ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ ٥٩

He hides himself from the people because of the ill of which he has been informed. Should he keep it in humiliation or bury it in the ground? Unquestionably, evil is what they decide.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 16:56–60

56- Bir de bizim kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutuyorlar o bilmezlere bir pay ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz. 57- Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar. O, (çocuk edinmekten) münezzehtir. Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar. 58- Halbuki onlardan birine kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir. 59- Verilen kötü müjdeden ötürü kavminden gizlenir. (Ne yapacağını şaşırır:) Aşağılanmayı göze alarak onu yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar! 60- Kötü örnek yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek ise ancak Allah’ındır. O, Azîzdir, Hakîmdir.

56. Yüce Allah, müşriklerin bilgisizliklerini, zulümlerini, Allah’a karşı yalan uydurduklarını, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir fayda ve zararı bulunmayan putlarına Allah’ın kendilerine rızık ve nimet olarak ihsan ettiklerinden bir pay ayırdıklarını haber vermektedir. Böylelikle müşrikler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı O’na şirk koşmak uğrunda kullandılar. Bu rızık ile yonttukları putlara yakınlaşmaya kalkıştılar. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar, Allah’a yarattığı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar da zanlarınca: Bu Allah’ın, bu da ortaklarımızındır, dediler. Ortaklarına ait olan Allah’a ulaşmaz, ama Allah’a ait olanlar ortaklarına ulaşır...”(el-En’âm, 6/136)“Allah’a andolsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz.” Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz? Allah hakkında yalan uyduranlar, kıyamet gününü ne zannederler?”(Yunus, 10/59-60) Yüce Allah onları bu yaptıkları sebebi ile en ağır bir şekilde cezalandıracaktır.

57-59. “Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar.” Çünkü onlar, Allah’ın yakınlaştırılmış kulları olan melekler hakkında: Onlar, Allah’ın kızlarıdır, demişlerdi. “Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar.” Yani onlar, kız çocuklarından hiç hoşlanmazlardı, kendileri için erkek çocukları arzu ederlerdi. Bu nedenle de onlardan herhangi birisine “kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve” karşı karşıya kaldığı aşırı “üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir.” Ona kız çocuğu müjdesi verildi mi gam, keder ve üzüntüsünü gizlemeye kalkışır, hatta o kavmi arasında mahcup olur ve kendisine verilen bu kötü müjdeden dolayı gizlenip saklanmaya kalkışır. Daha sonra da kendisine müjdesi verilen bu kız çocuğuna ne yapacağı konusunda düşünmeye ve bozuk görüşü ile birtakım kararlara varmaya çalışır:“Aşağılanmayı göze alarak” hakir ve zelil olarak, öldürmeksizin onu “yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün?” ki Yüce Allah’ın kendisi sebebi ile müşrikleri yerdiği ve’d (kız çocukların diri diri gömülmesi) budur. “Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!” Yani Allah’a çocuk nispet ederek, O’nun celal ve azametine yakışmayan bir isnadda bulunuyorlar. Bununla da yetinmeyip kendi kanaatlerince en kötü olan, kendilerine yakıştıramadıkları ve hiç hoşlanmadıkları kız çocuklarını O’na nispet ediyorlar. Kendi hoşlanmadıkları varlıkları nasıl olur da Allah’a nispet ederler? Onların verdikleri bu hüküm, ne kadar da kötüdür!

60. Allah’ın düşmanı olan müşriklerin Allah’a nispet ettikleri bu husus, kötü örnekler türünden olduğundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kötü örnek” yani en ileri derecede kusur ve ayıp “yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek” bütün kemal sıfatları “ise ancak Allah’ındır.” Varlıktaki her türlü kemal, hiçbir şekilde eksiklik söz konusu olmaksızın yalnızca Allah’a yakışır. Gerçek dostlarının kalbinde de en üstün örnek, yalnız O’nundur. Bu da O’nun tazim edilmesi, celal ve azametinin bilinmesi, O’na muhabbet duyulması, O’na dönülmesi ve O’nun tanınmasıdır. “O” her şeyi egemenliği ve hükmü altına almış, bütün mahlukatın kendisine itaat ettiği olan “Azîzdir,” Her şeyi yerli yerince koyan, ne emreder ve ne yaparsa bundan dolayı övülmeye layık olan ve bu husustaki kemali dolasıyı ile övülen “Hakîmdir.”

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 273

An-NahlJuz 14 · Page 273

16:55

لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَٰهُمۡۚ فَتَمَتَّعُواْ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٥٥

So they will deny what We have given them. Then enjoy yourselves, for you are going to know.

16:56

وَيَجۡعَلُونَ لِمَا لَا يَعۡلَمُونَ نَصِيبٗا مِّمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡۗ تَٱللَّهِ لَتُسۡـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَفۡتَرُونَ ٥٦

And they assign to what they do not know1 [i.e., false deities] a portion of that which We have provided them. By Allāh, you will surely be questioned about what you used to invent.

1 translator’s note
  1. i.e., that of which they have no knowledge; rather, they have mere assumption based upon tradition or the claims of misguided men. ↩

16:57

وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ ٱلۡبَنَٰتِ سُبۡحَٰنَهُۥ وَلَهُم مَّا يَشۡتَهُونَ ٥٧

And they attribute to Allāh daughters1 - exalted is He - and for them is what they desire [i.e., sons].

1 translator’s note
  1. By claiming that the angels are His daughters. ↩

16:58

وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٞ ٥٨

And when one of them is informed of [the birth of] a female, his face becomes dark, and he suppresses grief.

16:59

يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِي ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ ٥٩

He hides himself from the people because of the ill of which he has been informed. Should he keep it in humiliation or bury it in the ground? Unquestionably, evil is what they decide.

16:60

لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوۡءِۖ وَلِلَّهِ ٱلۡمَثَلُ ٱلۡأَعۡلَىٰۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٦٠

For those who do not believe in the Hereafter is the description [i.e., an attribute] of evil;1 and for Allāh is the highest attribute. And He is Exalted in Might, the Wise.

1 translator’s note
  1. Such as that described in the previous two verses. ↩

16:61

وَلَوۡ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلۡمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيۡهَا مِن دَآبَّةٖ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمۡ لَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ سَاعَةٗ وَلَا يَسۡتَقۡدِمُونَ ٦١

And if Allāh were to impose blame on the people for their wrongdoing, He would not have left upon it [i.e., the earth] any creature, but He defers them for a specified term. And when their term has come, they will not remain behind an hour, nor will they precede [it].

16:62

وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكۡرَهُونَۚ وَتَصِفُ أَلۡسِنَتُهُمُ ٱلۡكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفۡرَطُونَ ٦٢

And they attribute to Allāh that which they dislike [i.e., daughters], and their tongues assert the lie that they will have the best [from Him]. Assuredly, they will have the Fire, and they will be [therein] neglected.1

1 translator’s note
  1. Another meaning is "...and they will be made to precede [all others thereto]." ↩

16:63

تَٱللَّهِ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٖ مِّن قَبۡلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ ٦٣

By Allāh, We did certainly send [messengers] to nations before you, but Satan made their deeds attractive to them. And he is their [i.e., the disbelievers] ally today [as well], and they will have a painful punishment.

16:64

وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِي ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ ٦٤

And We have not revealed to you the Book, [O Muḥammad], except for you to make clear to them that wherein they have differed and as guidance and mercy for a people who believe.

As-Sa'diTafsir · 16:59

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском