An-NahlJuz 14 · Page 276

An-Nahl 16:86

The Bee · Juz 14 · Page 276

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ شُرَكَآءَهُمۡ قَالُواْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدۡعُواْ مِن دُونِكَۖ فَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلَ إِنَّكُمۡ لَكَٰذِبُونَ ٨٦

And when those who associated others with Allāh see their "partners," they will say, "Our Lord, these are our partners [to You] whom we used to invoke [in worship] besides You." But they will throw at them the statement, "Indeed, you are liars."

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 16:84–87

84- O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra o kafirlere ne (mazeret sunmak için) izin verilecek, ne de onlardan (Rablerini) razı etmeleri istenecek. 85- Zalimler azabı görünce artık o onlardan ne hafifletilecek, ne de onlara mühlet verilecek. 86- Şirk koşanlar (Allah'a koştukları) ortaklarını görünce: “Rabbimiz, işte şunlar senin yanı sıra yalvardığımız ortaklarımız!” diyecekler. Onlar da:“Şüphe yok ki siz yalancısınız” diyerek onlara karşılık vereceklerdir. 87- O gün Allah’a teslim olmuşlardır ve uydurdukları da onları bırakıp gitmiştir.

84. Yüce Allah, kâfirlerin kıyamet günündeki hallerini haber vermekte, onların mazeretlerini kabul etmeyeceğini, cezalarını kaldırmayacağını, Allah’a koştukları ortakların onlardan uzak olduklarını belirteceklerini haber vermektedir. O gün onlar, kendilerinin kâfir olduklarını ve Yüce Allah’a iftirada bulunduklarını da itiraf edeceklerdir. “O (kıyamet) günü geldiğinde her ümmetten” amellerine ve hidâyete çağıran davetçiye nasıl karşılık verdiklerine dair şahitlik edecek “bir şahit çıkaracağız.” Yüce Allah’ın çıkaracağı bu şahitler, şahitlerin en temizi ve en adilleri olacaktır. Bunlar peygamberlerdir ve peygamberler onların aleyhlerine şahitlik etti mi artık onlar hakkındak hüküm tamamdır. “Sonra o kafirlere ne” özür beyan etmek için “izin verilecek” Çünkü izledikleri yolun kesin olarak batıl olduğunu bilmelerinden sonra ileri sürecekleri mazeret, yalan bir mazeret olacaktır ve bu, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Aynı şekilde kusurlarını telafi etmek için dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit bu istekleri de kabul edilmeyecek, Rablerini razı etme istekleri de reddedilecektir. 85. Aksine o azabı görecekleri andan itibaren kendilerine herhangi bir mühlet verilmeyecek ve ertelenmeyecekler; derhal hiçbir şekilde hafifletilmeyecek olan çetin azaba uğrayacaklardır. Çünkü onların hiçbir iyilikleri yoktur. Amelleri sayılıp tespit edilmiş olacak, onlar bu amellerden haberdar edilecek, bu amellerini kendileri de ikrar edip kabul edecek ve rezil rüsvay olacaklardır.

86. “Şirk koşanlar” kıyamet gününde “(Allah'a koştukları) ortaklarını görünce” ve bu ortakların batıl olduğunu anlayıp da onları inkâr etmelerine imkân kalmadığını idarak edince “Rabbimiz, işte şunlar senin yanı sıra yalvardığımız ortaklarımız, diyecekler.” Artık bunların herhangi bir faydaları da yok, şefaatçilik yapmaları da mümkün değil. Böylelikle bizzat kendileri bu ortakların batıl olduklarını söyleyecek ve onları inkâr edeceklerdir. Kendileri ile ortakları arasında düşmanlık ve kin ortaya çıkacaktır. “Onlar da” ortakları, onların sözlerine karşı cevap vererek: “Şüphe yok ki siz yalancısınız” diyecekler. Çünkü siz, bizi Allah’a ortak koştunuz ve O’nunla beraber bize ibadet ettiniz. Biz size böyle bir şeyi emretmemiştik. Ayrıca bizim ulûhiyette herhangi bir hakkımız bulunduğunu da iddia etmemiştik. Kınanması gerekenler sizlersiniz.

87. İşte o vakit Yüce Allah’a teslimiyetlerini arz edecek, O’nun hükmüne boyun eğecek ve azabı hak ettiklerini bileceklerdir. “Uydurdukları da onları bırakıp gitmiştir.” Kalpleri, kendileri hakkında kızgınlık ve öfke ile, Rablerine karşı da kazandıklarından başkası ile kendilerini cezalandırmadığı için övgü duyguları ile dolu bir halde cehennem ateşine girerler.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 276

An-NahlJuz 14 · Page 276

16:80

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمۡ سَكَنٗا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلۡأَنۡعَٰمِ بُيُوتٗا تَسۡتَخِفُّونَهَا يَوۡمَ ظَعۡنِكُمۡ وَيَوۡمَ إِقَامَتِكُمۡ وَمِنۡ أَصۡوَافِهَا وَأَوۡبَارِهَا وَأَشۡعَارِهَآ أَثَٰثٗا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٖ ٨٠

And Allāh has made for you from your homes a place of rest and made for you from the hides of the animals tents which you find light on your day of travel and your day of encampment; and from their wool, fur and hair is furnishing and enjoyment [i.e., provision] for a time.

16:81

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَٰلٗا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡجِبَالِ أَكۡنَٰنٗا وَجَعَلَ لَكُمۡ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلۡحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأۡسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُسۡلِمُونَ ٨١

And Allāh has made for you, from that which He has created, shadows [i.e., shade] and has made for you from the mountains, shelters and has made for you garments which protect you from the heat and garments [i.e., coats of mail] which protect you from your [enemy in] battle. Thus does He complete His favor upon you that you might submit [to Him].

16:82

فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ ٨٢

But if they turn away, [O Muḥammad] - then only upon you is [responsibility for] clear notification.

16:83

يَعۡرِفُونَ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكۡثَرُهُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ ٨٣

They recognize the favor of Allāh; then they deny it. And most of them are disbelievers.

16:84

وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدٗا ثُمَّ لَا يُؤۡذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ ٨٤

And [mention] the Day when We will resurrect from every nation a witness [i.e., their prophet]. Then it will not be permitted to the disbelievers [to apologize or make excuses], nor will they be asked to appease [Allāh].

16:85

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلۡعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنۡهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ ٨٥

And when those who wronged see the punishment, it will not be lightened for them, nor will they be reprieved.

16:86

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ شُرَكَآءَهُمۡ قَالُواْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدۡعُواْ مِن دُونِكَۖ فَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلَ إِنَّكُمۡ لَكَٰذِبُونَ ٨٦

And when those who associated others with Allāh see their "partners," they will say, "Our Lord, these are our partners [to You] whom we used to invoke [in worship] besides You." But they will throw at them the statement, "Indeed, you are liars."

16:87

وَأَلۡقَوۡاْ إِلَى ٱللَّهِ يَوۡمَئِذٍ ٱلسَّلَمَۖ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٨٧

And they will impart to Allāh that Day [their] submission, and lost from them is what they used to invent.

As-Sa'diTafsir · 16:86

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском