Al-KahfJuz 15 · Page 296

Al-Kahf 18:24

The Cave · Juz 15 · Page 296

إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ وَٱذۡكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَهۡدِيَنِ رَبِّي لِأَقۡرَبَ مِنۡ هَٰذَا رَشَدٗا ٢٤

Except [when adding], "If Allāh wills." And remember your Lord when you forget [it] and say, "Perhaps my Lord will guide me to what is nearer than this to right conduct."

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 18:23–24

23- Hiçbir şey hakkında sakın:“Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” deme! 24- Ancak Allah dilerse (yapacağım de!) Unuttuğun zaman da Rabbini an ve: “Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” de.

23. Her ne kadar buradaki yasağın özel bir sebebi var ve bu, Allah Rasûlüne yönelik ise de buradaki yasak, diğerleri gibi umumî olup bütün mükellefleri kapsar. Yüce Allah, kulun geleceğe dair hususlar hakkında “Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” ifadesini “Allah dilerse (İnşaallah)” ile birlikte söz konusu etmedikçe söylemesini yasaklamaktadır. Çünkü bu, sakıncalı bir husustur. Zira bu, kişinin yapıp yapamayacağını, olup olmayacağını bilemeyeceği, geleceğe dönük ve gayba ait bir sözdür. Ayrıca böyle bir ifadede söz konusu fiili bağımsız olarak kulun kendi meşîetine/dilemesine bağlaması anlamı da çıkar ki bu da sakıncalı ve yasaktır. Zira bütün meşîet ve irade yalnız Allah’ındır:“Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(et-Tekvîr, 81/29) Diğer taraftan Yüce Allah’ın meşîeti/dilemesini söz konusu etmek (inşaallah demek), işleri kolaylaştırır, o işlerde bereketin hasıl olmasına ve kulun da Rabbinin yardımına mazhar olmasına vesile olur.

24. Kul, bir beşer olduğundan dolayı “inşaallah” demeyi unutması kaçınılmaz bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah, arzulananın gerçekleşmesi ve sakıncalı durumun bertaraf edilmesi için hatırlandığı vakit adının anılmasını ve “inşaallah” denmesini emretmektedir. “Unuttuğun zaman da Rabbini an” buyruğunun umum ifadesinden unutma anında Allah'ın anılması gerektiği de anlaşılmaktadır. Çünkü Allah’ın adını anmak, unutmayı ortadan kaldırır ve kulun yanıldığı şeyi hatırlamasına vesile olur. Aynı şekilde Yüce Allah’ın adını anmayı unutup gaflete düşen kimseye de Rabbini anması ve gafillerden olmaması emredilir. ul, hem hakka isabet ettirmek hem de söz ve fiillerinde unutmamak için Yüce Allah’a muhtaç olduğundan dolayı ona:“Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” demesi emredilmektedir. Bu buyruğuyla Allah, dua etmeyi, O’nun rahmetini ummayı, doğruya ulaştıran en kestirme yola iletmesi hususunda O’na güvenmeyi emretmektedir. Bu hale ulaşan, hidâyeti ve doğruyu bulmak yolunda bütün gayretini ortaya koyan bir kul, bu gayesinde muvaffak kılınmaya ve Rabbi tarafından yardıma mazhar olmaya layık olur.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 296

Al-KahfJuz 15 · Page 296

18:21

وَكَذَٰلِكَ أَعۡثَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ لِيَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞ وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ لَا رَيۡبَ فِيهَآ إِذۡ يَتَنَٰزَعُونَ بَيۡنَهُمۡ أَمۡرَهُمۡۖ فَقَالُواْ ٱبۡنُواْ عَلَيۡهِم بُنۡيَٰنٗاۖ رَّبُّهُمۡ أَعۡلَمُ بِهِمۡۚ قَالَ ٱلَّذِينَ غَلَبُواْ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِمۡ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيۡهِم مَّسۡجِدٗا ٢١

And similarly, We caused them to be found that they [who found them] would know that the promise of Allāh is truth and that of the Hour there is no doubt. [That was] when they1 disputed among themselves about their affair and [then] said, "Construct over them a structure. Their Lord is most knowing about them." Said those who prevailed in the matter, "We will surely take [for ourselves] over them a masjid."2

2 translator’s notes
  1. The people of the city.

    [784] i.e., we will make this site a place of worship.

    ↩
  2. ↩

18:22

سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٞ رَّابِعُهُمۡ كَلۡبُهُمۡ وَيَقُولُونَ خَمۡسَةٞ سَادِسُهُمۡ كَلۡبُهُمۡ رَجۡمَۢا بِٱلۡغَيۡبِۖ وَيَقُولُونَ سَبۡعَةٞ وَثَامِنُهُمۡ كَلۡبُهُمۡۚ قُل رَّبِّيٓ أَعۡلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا قَلِيلٞۗ فَلَا تُمَارِ فِيهِمۡ إِلَّا مِرَآءٗ ظَٰهِرٗا وَلَا تَسۡتَفۡتِ فِيهِم مِّنۡهُمۡ أَحَدٗا ٢٢

They [i.e., people] will say there were three, the fourth of them being their dog; and they will say there were five, the sixth of them being their dog - guessing at the unseen; and they will say there were seven, and the eighth of them was their dog. Say, [O Muḥammad], "My Lord is most knowing of their number. None knows them except a few. So do not argue about them except with an obvious argument1 and do not inquire about them among [the speculators] from anyone."

1 translator’s note
  1. i.e., one from the Qur’ān, which is the only sure argument. ↩

18:23

وَلَا تَقُولَنَّ لِشَاْيۡءٍ إِنِّي فَاعِلٞ ذَٰلِكَ غَدًا ٢٣

And never say of anything, "Indeed, I will do that tomorrow,"

18:24

إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ وَٱذۡكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلۡ عَسَىٰٓ أَن يَهۡدِيَنِ رَبِّي لِأَقۡرَبَ مِنۡ هَٰذَا رَشَدٗا ٢٤

Except [when adding], "If Allāh wills." And remember your Lord when you forget [it] and say, "Perhaps my Lord will guide me to what is nearer than this to right conduct."

18:25

وَلَبِثُواْ فِي كَهۡفِهِمۡ ثَلَٰثَ مِاْئَةٖ سِنِينَ وَٱزۡدَادُواْ تِسۡعٗا ٢٥

And they remained in their cave for three hundred years and exceeded by nine.1

1 translator’s note
  1. i.e., 309 lunar years. ↩

18:26

قُلِ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا لَبِثُواْۖ لَهُۥ غَيۡبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ أَبۡصِرۡ بِهِۦ وَأَسۡمِعۡۚ مَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِيّٖ وَلَا يُشۡرِكُ فِي حُكۡمِهِۦٓ أَحَدٗا ٢٦

Say, "Allāh is most knowing of how long they remained. He has [knowledge of] the unseen [aspects] of the heavens and the earth. How Seeing is He and how Hearing! They have not besides Him any protector, and He shares not His legislation with anyone."

18:27

وَٱتۡلُ مَآ أُوحِيَ إِلَيۡكَ مِن كِتَابِ رَبِّكَۖ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَن تَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلۡتَحَدٗا ٢٧

And recite, [O Muḥammad], what has been revealed to you of the Book of your Lord. There is no changer of His words, and never will you find in other than Him a refuge.

As-Sa'diTafsir · 18:24

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском