Al-Kahf 18:52
The Cave · Juz 15 · Page 299
وَيَوۡمَ يَقُولُ نَادُواْ شُرَكَآءِيَ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُمۡ فَدَعَوۡهُمۡ فَلَمۡ يَسۡتَجِيبُواْ لَهُمۡ وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُم مَّوۡبِقٗا ٥٢
And [warn of] the Day when He will say, "Call My 'partners' whom you claimed," and they will invoke them, but they will not respond to them. And We will put between them [a valley of] destruction.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 18:51–52
51- Ben, onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim. 52- O gün buyuracak ki:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir. Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.
51. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ben ne şeytanları, ne de bu saptırıcıları göklerin ve yerin yaratılışında da kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Yani onları bu işte hazır bulundurmadığım gibi bu konuda onların fikirlerini de almadım. O halde onlar, bunlardan herhangi bir şeyi nasıl yaratmış olabilirler? Aksine tek başına yaratan ve kainatı idare eden, hikmet ve takdir sahibi olan yalnızca Allah’tır. Her şeyi yaratan ve her şeyde hikmeti gereğince tasarrufta bulunan O’dur. O halde nasıl olur da birtakım şeytanlar O’na ortak koşulur, dost edinilir ve Allah’a itaat edili gibi onlara itaat olunur? Halbuki hiçbir şey yaratmış değillerdir. Hiçbir yaratmada da hazır bulunmamışlardır. Yüce Allah’a hiçbir şekilde yardım etmiş de değillerdir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim.” buyurmaktadır. Yani bunlardan herhangi bir varlık hiçbir hususta Allah’a yardımcı olmuş ve O’na destek vermiş değildir. Allah’ın, varlıkların işlerinin idaresinin bir bölümünü onlara havale etmesi Allah’a yakışmaz. Çünkü bunlar, insanları saptırmaya ve Rablerine düşmanlık etmeye gayret ederler. O halde uygun olan, Allah’ın onları kendinden uzaklaştırmasıdır, yakınlaştırması değil.
52. Allah, dünyada kendisine şirk koşanları söz konusu edip şirki en ileri derecede çürüttükten, şirk koşanın bilgisiz ve kıt akıllı olduğuna hüküm verdikten sonra kıyamet gününde müşriklerin, ortak koştukları varlıkları ile başlarından geçecekleri ve Allah’ın kendilerine ne şekilde sesleneceğini şöylece haber vermektedir:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Kendi kanaatinize, o bozuk ve tutarsız iddianıza göre bana ortak diye ileri sürdüklerinizi çağırın! Bu, onların kanaatleridir. Çünkü gerçekte Allah’ın ne göklerde, ne de yerde hiçbir ortağı yoktur. Yani haydi size faydalı olmaları ve sizleri bu zorlu ve sıkıntılı hallerden kurtarmaları için onlara seslenip çağırın. “Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir.” Çünkü o gün hüküm, idare ve egemenlik yalnız Allah’ın olacaktır. Hiçbir kimse ne kendisine ne de başkasına zerre ağırlığınca bile fayda sağlayamayacaktır. “Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.” Onları birbirinden ayırıp uzaklaştıracak helak uçurumunu ortak koşanlar ve ortak koştukları varlıklar arasına koyacağız. İşte o vakit ortak koşulanların, kendilerini ortak koşanlara olan düşmanlıkları, onların ortak koşmalarını inkâr etmeleri ve onlardan uzak olduklarını bildirmeleri açıkça ortaya çıkar. Nitekim Allah:“İnsanlar bir araya toplandığında onlar, onlara düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar ederler.”(el-Ahkâf, 46/6) buyurmaktadır.
Page 299
18:46
ٱلۡمَالُ وَٱلۡبَنُونَ زِينَةُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَٱلۡبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابٗا وَخَيۡرٌ أَمَلٗا ٤٦
Wealth and children are [but] adornment of the worldly life. But the enduring good deeds are better to your Lord1 for reward and better for [one's] hope.
1 translator’s note
- i.e., in His sight or evaluation. ↩
18:47
وَيَوۡمَ نُسَيِّرُ ٱلۡجِبَالَ وَتَرَى ٱلۡأَرۡضَ بَارِزَةٗ وَحَشَرۡنَٰهُمۡ فَلَمۡ نُغَادِرۡ مِنۡهُمۡ أَحَدٗا ٤٧
And [warn of] the Day when We will remove the mountains and you will see the earth exposed,1 and We will gather them and not leave behind from them anyone.
1 translator’s note
- i.e., flattened and bare. ↩
18:48
وَعُرِضُواْ عَلَىٰ رَبِّكَ صَفّٗا لَّقَدۡ جِئۡتُمُونَا كَمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةِۭۚ بَلۡ زَعَمۡتُمۡ أَلَّن نَّجۡعَلَ لَكُم مَّوۡعِدٗا ٤٨
And they will be presented before your Lord in rows, [and He will say], "You have certainly come to Us just as We created you the first time. But you claimed that We would never make for you an appointment."
18:49
وَوُضِعَ ٱلۡكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلۡكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةٗ وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرٗاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدٗا ٤٩
And the record [of deeds] will be placed [open], and you will see the criminals fearful of that within it, and they will say, "Oh, woe to us! What is this book that leaves nothing small or great except that it has enumerated it?" And they will find what they did present [before them]. And your Lord does injustice to no one.
18:50
وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلۡجِنِّ فَفَسَقَ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِۦٓۗ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِي وَهُمۡ لَكُمۡ عَدُوُّۢۚ بِئۡسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلٗا ٥٠
And [mention] when We said to the angels, "Prostrate to Adam," and they prostrated, except for Iblees. He was of the jinn and departed from [i.e., disobeyed] the command of his Lord. Then will you take him and his descendants as allies other than Me while they are enemies to you? Wretched it is for the wrongdoers as an exchange.
18:51
۞ مَّآ أَشۡهَدتُّهُمۡ خَلۡقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَا خَلۡقَ أَنفُسِهِمۡ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ ٱلۡمُضِلِّينَ عَضُدٗا ٥١
I did not make them witness to the creation of the heavens and the earth or to the creation of themselves, and I would not have taken the misguiders as assistants.
18:52
وَيَوۡمَ يَقُولُ نَادُواْ شُرَكَآءِيَ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُمۡ فَدَعَوۡهُمۡ فَلَمۡ يَسۡتَجِيبُواْ لَهُمۡ وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُم مَّوۡبِقٗا ٥٢
And [warn of] the Day when He will say, "Call My 'partners' whom you claimed," and they will invoke them, but they will not respond to them. And We will put between them [a valley of] destruction.
18:53
وَرَءَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ٱلنَّارَ فَظَنُّوٓاْ أَنَّهُم مُّوَاقِعُوهَا وَلَمۡ يَجِدُواْ عَنۡهَا مَصۡرِفٗا ٥٣
And the criminals will see the Fire and will be certain that they are to fall therein. And they will not find from it a way elsewhere.