Al-BaqarahJuz 2 · Page 26

Al-Baqarah 2:175

The Cow · Juz 2 · Page 26

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشۡتَرَوُاْ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡعَذَابَ بِٱلۡمَغۡفِرَةِۚ فَمَآ أَصۡبَرَهُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ ١٧٥

Those are the ones who have exchanged guidance for error and forgiveness for punishment. How patient they are for [i.e., in pursuit of] the Fire!

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 2:174–176

174- Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de onu az bir pahaya değiştirenler var ya! İşte onların yiyip de karınlarına doldurdukları şey ancak ateştir. Kıyamet Günü’nde Allah onlarla ne konuşur ne de onları temize çıkarır. Onlar için acıklı bir azap da vardır. 175- Onlar hidâyete karşılık sapıklığı, mağfirete karşılık azabı satın aldılar. Bunlar azaba ne kadar da sabırlılar?! 176- Bunun sebebi, Allah’ın, Kitabı hak ile indirmesidir. Muhakkak ki Kitap hakkında anlaşmazlığa düşenler, elbette uzak bir aykırılık içindedirler.

174-175. “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de onu az bir pahaya değiştirenler var ya…” Bu, Allah’ın Peygamberlerine indirmiş olduğu şeyleri -ki bu da ilimdir- gizleyen kimselere çok ağır bir tehdittir. Zira Allah o ilim ehlinden onu insanlara açıklayacaklarına ve gizlemeyeceklerine dair ahit almıştır. Her kim bu ilmi dünyevî lezzetler karşılığında gizler, Allah’ın emrini bir kenara bırakırsa işte öylelerinin “yiyip de karınlarına doldurdukları şey ancak ateştir.” Çünkü onların kazandıkları bu bedel ancak ve ancak en kötü bir yol ile ellerine geçmiş, haramlığı en büyük şeyler karşılığında onu almışlardır. Bundan dolayı cezaları da amelleri türünden olacaktır. “Kıyamet Günü’nde Allah onlarla ne konuşur” aksine Allah gazap etmiş ve onlardan yüz çevirmiş olacaktır. Bu da onlar için Cehennem azabından daha büyüktür. “ne de onları temize çıkarır.” Adi ve aşağılık huylardan onları arındırmaz. Onların övülmeye, beğenilmeye ve mükâfatı verilmeye elverişli amelleri bulunmaz. Onları temize çıkarmayışının sebebi, bunun en büyük sebeplerini işlemiş olmalarından ötürüdür. Temize çıkarılmanın en büyük sebebi ise Allah’ın kitabı ile amel etmek, onunla hidâyete ulaşmak ve ona davet etmektir. Bunlar ise Allah’ın kitabını bir kenara attılar, ondan yüz çevirdiler, sapıklığı hidâyete, azabı da mağfirete tercih ettiler. Bunlara ateş azabından başka bir şey uygun düşmez. Peki, ateş azabına nasıl dayanabilecekler ve ona nasıl karşı durabilecekler?

176. “Bunun” yani adil bir şekilde onlara karşılık verilmesinin, hidâyeti kabul etmeyip ondan başka yolları tercih eden kimselere hidâyet yollarının kapatılmasının “sebebi Allah’ın Kitabı hak ile indirmesidir.” İyilik yapana iyilikle karşılık verilmesi, kötülük yapana da kötülüğünün karşılığının verilmesi de bu hakkın bir gereğidir. Aynı zamanda, Yüce Allah’ın:“Kitabı hak ile indirmesidir” buyruğunda insanları hidâyete erdirmek, hakkı batıldan, hidâyeti de sapıklıktan ayırt etmek için indirdiğine delil vardır. O nedenle bu kitabı asıl maksadından uzaklaştıran bir kimse ise en ağır ceza ile cezalandırılmaya layıktır. “Muhakak ki Kitap hakkında anlaşmazlığa düşenler” yani kitap hakkında anlaşmazlığa düşerek bir bölümüne iman edip bir bölümünü inkâr edenler ve kendi heva ve maksatlarına göre kitabı tahrif edip asıl maksadından uzaklaştıranlar “elbette” haktan “uzak bir aykırılık” yani karşı çıkış, karşı geliş “içindedirler.” Çünkü onlar, ittifakı ve çelişkiye düşmemeyi gerektiren ve hakkı getiren kitaba muhalefet etmişlerdir. Böylece işleri karmakarışık bir hal almış, ayrılıkları çoğalmış ve buna bağlı olarak alabildiğine bölünmüşlerdir. Kitaba iman eden ve her hususta onun hükmüne başvurup hükmünü kabul eden gerçek kitap sahipleri ise böyle değildir. Çünkü onlar ittifak halindedirler, sevgi ve onun etrafında birleşmek suretiyle uyum halindedirler. Bu âyet-i kerimeler Allah’ın indirdiklerini gizleyen, dünyalığı ona tercih eden kimselere karşı ilâhi azap ve gazap tehdidini içermektedir. Allah’ın böylelerini muvaffakiyet ve günahlarını bağışlamak suretiyle arındırmayacağını bildirmektedir. Ayrıca bu buyruklar bunun sebebini de söz konusu etmektedir ki bu sebep de onların sapıklığı hidâyete tercih etmeleridir. Bu ise azabın mağfirete tercih edilmesi sonucunu vermektedir. Sonra da Cehenneme karşı ileri derecedeki dayanıklılıkları ifade edilmektedir. Çünkü bunlar Cehennem ateşine götüren yolların ne olduğunu da çok iyi bilmektedirler. Ayrıca bu âyet-i kerimeler Kitab-ı Kerîm’in; Kitap etrafında ittifak etmeyi, ayrılığa düşmemeyi gerektiren hakkı kapsadığı gerçeğini de ihtiva etmekte, Kitaba muhalefet eden herkesin haktan alabildiğine uzak, hakka karşı düşmanca bir tavır, hasmane bir tutum içinde olduğunu da belirtmektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 26

Al-BaqarahJuz 2 · Page 26

2:170

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُواْ بَلۡ نَتَّبِعُ مَآ أَلۡفَيۡنَا عَلَيۡهِ ءَابَآءَنَآۚ أَوَلَوۡ كَانَ ءَابَآؤُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ شَيۡـٔٗا وَلَا يَهۡتَدُونَ ١٧٠

And when it is said to them, "Follow what Allāh has revealed," they say, "Rather, we will follow that which we found our fathers doing." Even though their fathers understood nothing, nor were they guided?

2:171

وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ كَمَثَلِ ٱلَّذِي يَنۡعِقُ بِمَا لَا يَسۡمَعُ إِلَّا دُعَآءٗ وَنِدَآءٗۚ صُمُّۢ بُكۡمٌ عُمۡيٞ فَهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ ١٧١

The example of those who disbelieve is like that of one who shouts at what hears nothing but calls and cries [i.e., cattle or sheep] - deaf, dumb and blind, so they do not understand.

2:172

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ وَٱشۡكُرُواْ لِلَّهِ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ ١٧٢

O you who have believed, eat from the good [i.e., lawful] things which We have provided for you and be grateful to Allāh if it is [indeed] Him that you worship.

2:173

إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَيۡتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحۡمَ ٱلۡخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ بِهِۦ لِغَيۡرِ ٱللَّهِۖ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٖ وَلَا عَادٖ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ١٧٣

He has only forbidden to you dead animals,1 blood, the flesh of swine, and that which has been dedicated to other than Allāh. But whoever is forced [by necessity], neither desiring [it] nor transgressing [its limit], there is no sin upon him. Indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

1 translator’s note
  1. Those not slaughtered or hunted expressly for food. ↩

2:174

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡتُمُونَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَيَشۡتَرُونَ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلًا أُوْلَٰٓئِكَ مَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ إِلَّا ٱلنَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ ٱللَّهُ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ١٧٤

Indeed, they who conceal what Allāh has sent down of the Book and exchange it for a small price - those consume not into their bellies except the Fire. And Allāh will not speak to them on the Day of Resurrection, nor will He purify them. And they will have a painful punishment.

2:175

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشۡتَرَوُاْ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡعَذَابَ بِٱلۡمَغۡفِرَةِۚ فَمَآ أَصۡبَرَهُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ ١٧٥

Those are the ones who have exchanged guidance for error and forgiveness for punishment. How patient they are for [i.e., in pursuit of] the Fire!

2:176

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ نَزَّلَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخۡتَلَفُواْ فِي ٱلۡكِتَٰبِ لَفِي شِقَاقِۭ بَعِيدٖ ١٧٦

That is [deserved by them] because Allāh has sent down the Book in truth. And indeed, those who differ over the Book are in extreme dissension.

Translation: Saheeh International · Text and layout: Quran Foundation · Mushaf fonts: King Fahd Complex, provided by Quran Foundation · Privacy

As-Sa'diTafsir · 2:175

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском