Al-BaqarahJuz 2 · Page 32

Al-Baqarah 2:205

The Cow · Juz 2 · Page 32

وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُفۡسِدَ فِيهَا وَيُهۡلِكَ ٱلۡحَرۡثَ وَٱلنَّسۡلَۚ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَسَادَ ٢٠٥

And when he goes away, he strives throughout the land to cause corruption therein and destroy crops and animals. And Allāh does not like corruption.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 2:204–206

204- İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve o, kalbinde olana Allah’ı da şahit tutar. Hâlbuki o, düşmanın en azılı olanıdır. 205- Ayrılıp gitti mi yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise fesadı sevmez. 206- Ona:“Allah’tan sakın” denildiği zaman izzet (cahilî kibir) kendisini günah işlemeye sürükler. İşte böylesine Cehennem yeter. Gerçekten o ne fena döşektir!

204. Yüce Allah özellikle hayır, maslahat ve iyilik olan faziletli vakitlerde kendisinin çokça zikredilmesini emrettikten sonra, güzel söz söylemekle birlikte sözü davranışına uymayan kimsenin durumunu haber vermektedir. Çünkü söylenen söz ya kişiyi yükseltir ya alçaltır. İşte buna dair Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider.” Yani konuştuğu vakit sözleri dinleyenin hoşuna gider ve sen onun faydalı bir söz söylediğini zannedersin. Üstelik söyledikleri hakkında “kalbinde olana Allah’ı da şahit tutar” ve böylelikle sözünü pekiştirmeye çalışır. Yüce Allah’ın, kalbinde bulunanın konuştuğuna uygun düştüğünü bildiğini de ayrıca haber verir. Hâlbuki o bu konuda yalan söylemektedir. Çünkü sözü ve davranışı birbirini tutmamaktadır. Şâyet söylediği doğru olsaydı söz ve davranışı münafık olmayan gerçek bir mü’minin durumu gibi birbirini tutardı. Bundan dolayı Yüce Allah:“Hâlbuki o düşmanın en azılı olanıdır.” buyurmaktadır. Yani onunla tartıştığın vakit onun oldukça yaman, zorlu ve mutaassıp olduğunu görürsün. Buna bağlı olarak ise o en çirkin niteliklere sahiptir. Huyu, kolaylığı ve yumuşaklığı prensip edinen, hakka itaati görev bile, hoşgörüyü karakter edinen mü’minlerin huyuna benzemez.

205. “Ayrılıp gitti mi” Yani yanında bulunduğunda sözleri hoşuna giden bu kişi yanından uzaklaştı mı “yeryüzünde fesat çıkarmaya” yani yeryüzünde bozgunculuk çıkartmanın tâ kendisi olan masiyetler işlemeye koyulur, bundan dolayı da “ekini ve nesli yok etmeye çalışır” Masiyetler işlendiğinden dolayı ekinler, mahsuller, davarlar telef olur, eksilir ve bereketleri azalır. “Allah ise fesadı sevmez” Allah fesadı sevmediğine göre yeryüzünde fesad çıkartan bozguncu kula da oldukça buğz eder. İsterse dili ile güzel sözler söylesin. Bu âyet-i kerimede kişilerin sözlerinin mücerret olarak doğruya, yalana, iyiliğe ya da kötülüğe -o sözleri doğrulayan ve onları tezkiye eden amel bulunmadığı sürece- delil olamayacağına dair delil bulunmaktadır. Yine bu âyet-i kerimeye göre şahitlerin hallerinin tetkik edilmesi, insanlar arasından kimin haklı kimin haksız olduğunu, yaptıkları iyi amellerle hallerinin karinelerine bakılarak ölçülmesi gerektiğine, olayları farklı göstermelerine ve kendilerini temize çıkarmalarına aldanmamak gerektiğine de delil vardır. Daha sonra Yüce Allah, Allah’a isyan etmek sureti ile yeryüzünde bozgunculuk çıkartan bu kişiye Allah’tan sakınmasının emredilmesi halinde büyüklenerek bundan yüz çevirdiğini söz konusu etmektedir:

206. “Ona: Allah’tan sakın” denildiği zaman izzet (cahilî kibir) kendisini günah işlemeye sürükler.” Böylelikle kendisine öğüt verenlere karşı hem masiyetleri işleyerek hem de büyüklenerek tepki gösterir. “İşte böylesine” isyankâr ve büyüklenenlerin yurdu olan “Cehennem yeter. Gerçekten o ne fena döşektir.” Karar kılınacak ve kalınacak yer olarak ne kötüdür. Sürekli ve kesintisiz bir azap, bitmeyecek bir keder, devam edip giden bir umutsuzluk. Azapları hafifletilmez, hiçbir mükâfat alamazlar. Bu da işlemiş oldukları suçlarının ve kötü amellerinin bir karşılığıdır. Böylelerinin hallerinden Allah’a sığınırız.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 32

Al-BaqarahJuz 2 · Page 32

2:203

۞ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ فِيٓ أَيَّامٖ مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن تَعَجَّلَ فِي يَوۡمَيۡنِ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِ وَمَن تَأَخَّرَ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِۖ لِمَنِ ٱتَّقَىٰۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُمۡ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٢٠٣

And remember Allāh during [specific] numbered days. Then whoever hastens [his departure] in two days - there is no sin upon him; and whoever delays [until the third] - there is no sin upon him - for him who fears Allāh. And fear Allāh and know that unto Him you will be gathered.

2:204

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُعۡجِبُكَ قَوۡلُهُۥ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَيُشۡهِدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا فِي قَلۡبِهِۦ وَهُوَ أَلَدُّ ٱلۡخِصَامِ ٢٠٤

And of the people is he whose speech pleases you in worldly life, and he calls Allāh to witness as to what is in his heart, yet he is the fiercest of opponents.

2:205

وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُفۡسِدَ فِيهَا وَيُهۡلِكَ ٱلۡحَرۡثَ وَٱلنَّسۡلَۚ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَسَادَ ٢٠٥

And when he goes away, he strives throughout the land to cause corruption therein and destroy crops and animals. And Allāh does not like corruption.

2:206

وَإِذَا قِيلَ لَهُ ٱتَّقِ ٱللَّهَ أَخَذَتۡهُ ٱلۡعِزَّةُ بِٱلۡإِثۡمِۚ فَحَسۡبُهُۥ جَهَنَّمُۖ وَلَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ٢٠٦

And when it is said to him, "Fear Allāh," pride in the sin takes hold of him. Sufficient for him is Hellfire, and how wretched is the resting place.

2:207

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشۡرِي نَفۡسَهُ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ رَءُوفُۢ بِٱلۡعِبَادِ ٢٠٧

And of the people is he who sells himself, seeking means to the approval of Allāh. And Allāh is Kind to [His] servants.

2:208

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱدۡخُلُواْ فِي ٱلسِّلۡمِ كَآفَّةٗ وَلَا تَتَّبِعُواْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوّٞ مُّبِينٞ ٢٠٨

O you who have believed, enter into Islām completely [and perfectly] and do not follow the footsteps of Satan. Indeed, he is to you a clear enemy.

2:209

فَإِن زَلَلۡتُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡكُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ٢٠٩

But if you slip [i.e., deviate] after clear proofs have come to you, then know that Allāh is Exalted in Might and Wise.

2:210

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن يَأۡتِيَهُمُ ٱللَّهُ فِي ظُلَلٖ مِّنَ ٱلۡغَمَامِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ ٱلۡأَمۡرُۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ ٢١٠

Do they await but that Allāh should come to them in covers of clouds and the angels [as well] and the matter is [then] decided? And to Allāh [all] matters are returned.

As-Sa'diTafsir · 2:205

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском