Al-Baqarah 2:270
The Cow · Juz 3 · Page 46
وَمَآ أَنفَقۡتُم مِّن نَّفَقَةٍ أَوۡ نَذَرۡتُم مِّن نَّذۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُهُۥۗ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنۡ أَنصَارٍ ٢٧٠
And whatever you spend of expenditures or make of vows - indeed, Allāh knows of it. And for the wrongdoers there are no helpers.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 2:270–271
270- Yaptığınız her türlü infakı yahut adadığınız her adağı Allah muhakkak bilir. Zalimlerin hiçbir yardımcıları yoktur. 271- Sadakalarınızı açıkça verirseniz bu, ne kadar güzeldir! Şâyet onları gizler ve fakirlere verirseniz, işte bu, sizin için daha hayırlıdır. (Böylece) O, günahlarınızın bir kısmını da bağışlar. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
270. Yüce Allah şunu haber vermektedir: İnfak edenler her ne infak ederlerse yahut sadaka verenler ne verirlerse veya adakta bulunanlar neyi adarlarsa şüphesiz Allah onu bilir. Yüce Allah’ın bunları bildiğini haber vermesi, bunların karşılığını vereceğine ve Yüce Allah’ın nezdinde zerre ağırlığınca hiçbir şeyin kaybolmadığına delildir. Ayrıca O, kuldan sadır olan iyi veya kötü niyeti de bilir. Allah’ın kendilerine farz kıldıklarını vermeyen yahut da Allah’ın kendilerine haram kıldığı şeyleri işleme cesaretini gösteren zalimlere, Allah’a karşı yardım edebilecek ve onları azaptan koruyabilecek hiç kimse yoktur, böylelerinin cezalandırılmaları kaçınılmazdır. 271. Yüce Allah şunu haber vermektedir: Sadaka veren kişi sadakasını açıktan verirse bu güzeldir, eğer onu gizli bir şekilde verir de fakire öylece teslim ederse böylesi daha faziletlidir. Çünkü fakire verilen sadakayı gizlice vermek ona ikinci bir iyiliktir. Aynı şekilde böyle bir tutum ihlâsın kuvvetine de delildir. Zaten Yüce Allah’ın hiçbir gölgenin olmadığı bir günde kendi özel gölgesinde barındıracağı yedi kişiden birisi de:“Sadakayı sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizleyen” kimsedir. Yüce Allah’ın:“Şâyet onları gizler ve fakirlere verirseniz, işte bu, sizin için daha hayırlıdır” buyruğunda oldukça incelikli bir mana vardır. O da şudur: Sadakayı -eğer fakire verilecek olursa- gizli saklı vermek onu açıktan vermekten daha hayırlıdır. Şâyet herhangi bir hayır yoluna infak yapılacak olursa âyet-i kerimede böyle bir sadakanın gizli saklı verilmesinin daha faziletli olduğuna dair delil olacak bir şey yoktur. O nedenle bu hususta şeriatın kaideleri, maslahat neyi gerektiriyorsa ona riâyet edileceğini göstermektedir. Hatta bazı hallerde başkalarına örnek ve önder olmak, onları da hayır ameller işlemeye teşvik etmek söz konusu olacaksa sadakayı açıktan vermek daha hayırlı olabilir. Yüce Allah’ın:“(Böylece) O, günahlarınızın bir kısmını da bağışlar” buyruğunda da şu hususa işaret edilmektedir: Sadakalarda iki kazanç bir arada bulunur: Hayrın hâsıl olması ki bu da hasenatın, mükâfaatın ve ecrin çokluğudur. Bir de günahların bağışlanması sureti ile dünyevi ve uhrevi kötülüklerin ve belaların defedilmesidir. “Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.” O nedenle de hikmetine uygun olarak herkese ameline göre karşılık verecektir.
Page 46
2:270
وَمَآ أَنفَقۡتُم مِّن نَّفَقَةٍ أَوۡ نَذَرۡتُم مِّن نَّذۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُهُۥۗ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنۡ أَنصَارٍ ٢٧٠
And whatever you spend of expenditures or make of vows - indeed, Allāh knows of it. And for the wrongdoers there are no helpers.
2:271
إِن تُبۡدُواْ ٱلصَّدَقَٰتِ فَنِعِمَّا هِيَۖ وَإِن تُخۡفُوهَا وَتُؤۡتُوهَا ٱلۡفُقَرَآءَ فَهُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۚ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّـَٔاتِكُمۡۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ ٢٧١
If you disclose your charitable expenditures, they are good; but if you conceal them and give them to the poor, it is better for you, and He will remove from you some of your misdeeds [thereby]. And Allāh, of what you do, is [fully] Aware.
2:272
۞ لَّيۡسَ عَلَيۡكَ هُدَىٰهُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهۡدِي مَن يَشَآءُۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَلِأَنفُسِكُمۡۚ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ ٱللَّهِۚ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ يُوَفَّ إِلَيۡكُمۡ وَأَنتُمۡ لَا تُظۡلَمُونَ ٢٧٢
Not upon you, [O Muḥammad], is [responsibility for] their guidance, but Allāh guides whom He wills. And whatever good you [believers] spend is for yourselves, and you do not spend except seeking the face [i.e., approval] of Allāh. And whatever you spend of good1 - it will be fully repaid to you, and you will not be wronged.
1 translator’s note
- i.e., wealth, property, resources, time, effort, etc. ↩
2:273
لِلۡفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحۡصِرُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ ضَرۡبٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ يَحۡسَبُهُمُ ٱلۡجَاهِلُ أَغۡنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعۡرِفُهُم بِسِيمَٰهُمۡ لَا يَسۡـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلۡحَافٗاۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ ٢٧٣
[Charity is] for the poor who have been restricted for the cause of Allāh, unable to move about in the land. An ignorant [person] would think them self-sufficient because of their restraint, but you will know them by their [characteristic] sign. They do not ask people persistently [or at all]. And whatever you spend of good - indeed, Allāh is Knowing of it.
2:274
ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمۡوَٰلَهُم بِٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ سِرّٗا وَعَلَانِيَةٗ فَلَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ٢٧٤
Those who spend their wealth [in Allāh's way] by night and by day, secretly and publicly - they will have their reward with their Lord. And no fear will there be concerning them, nor will they grieve.