Al-BaqarahJuz 1 · Page 12

Al-Baqarah 2:78

The Cow · Juz 1 · Page 12

وَمِنۡهُمۡ أُمِّيُّونَ لَا يَعۡلَمُونَ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِيَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَظُنُّونَ ٧٨

And among them are unlettered ones who do not know the Scripture except [indulgement in] wishful thinking, but they are only assuming.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 2:75–78

75- Şimdi bunların size inanacaklarını mı ümit ediyorsunuz? Hâlbuki onlardan bir fırka vardı ki Allah’ın kelâmını işitirlerdi de onu anladıktan sonra bile bile tahrif ederlerdi. 76- İman edenler ile karşılaştıklarında “İman ettik” derler. Birbirleri ile baş başa kaldıklarında, “Allah’ın size açtığını, onu Rabb’inizin huzurunda size karşı delil getirsinler diye mi onlara haber veriyorsunuz, akıl erdiremiyor musunuz?!” derler. 77- Onlar bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını bilmektedir? 78- Onların arasında ümmiler de vardır ki onlar, birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.

75. “Şimdi bunların size inanacaklarını mı ümit ediyorsunuz?” Bu buyruk ile kitap ehlinin iman edeceklerinden yana mü’minlerin umutları kesilmektedir. Yani onların iman edeceklerini ummayın, çünkü onların sahip oldukları ahlâk onlardan yana ümitlenmeyi gerektirmemektedir. Çünkü onlar anlayıp öğrendikten sonra bile bile Allah’ın Kelam’ını tahrif ediyorlar ve ona Allah’ın murad etmediği manalar veriyorlardı. Böylelikle insanlara Allah tarafından gelmemiş bu manaların Allah tarafından gönderildiği izlenimi vermeye çalışıyorlardı. Kendileri için bir şeref ve dinlerinin kaynağı olarak gördükleri kitaplarına karşı tutumları bu olduğuna ve bu kitapla insanları Allah’ın yolundan alıkoyduklarına göre, onların size iman edecekleri nasıl umulabilir ki? Bu çok uzak bir ihtimaldir.

76. Daha sonra Yüce Allah Kitap ehlinin münafıklarının halini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“İman edenler ile karşılaştıklarında: “İman ettik” derler” dilleri ile sözlü olarak -kalplerinde olmadığı halde- iman izhar ederler. “Birbirleri ile baş başa kaldıklarında” yanlarında kendi dindaşlarından başka hiçbir kimse olmadığında birbirlerine: “Allah’ın size açtığını, onu Rabb’inizin huzurunda size karşı delil getirsinler diye mi onlara haber veriyorsunuz?” Yani sizler iman izhar ediyor ve onlara sizin de onlar gibi olduğunuzu haber mi veriyorsunuz? Bu onların elinde sizin aleyhinizde bir delil olacaktı. Zira onlar: Ehli kitap bizim üzerinde olduğumuz yolun hak, kendi yollarının ise batıl olduğunu ikrar ettiler, derler ve bunu Rabbiniz katında aleyhinize delil getirirler. “Akıl erdiremiyor musunuz?” Yani siz aklınızı kullanıp aleyhinize delil olabilecek işi yapmaktan vazgeçmiyor musunuz? Bu onların birbirlerine söyledikleri sözlerdir.

77. “Onlar bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını bilmektedir?” Onlar akidelerini kendi aralarında gizleseler ve bu gizlemeleri sayesinde mü’minler lehine ve kendi aleyhlerine bir delil oluşmayacağını zannetseler de bu onların bir hatası ve büyük cehaletleridir. Çünkü Allah subhanehu onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da çok iyi bilir. Dolayısıyla da onların gerçek durumlarını kullarına açıkça gösterir.

78. “Onların arasında” yani kitab ehlinin içinde “ümmiler de vardır ki” yani ilim ehlinden olmayan avam kimseler de vardır. “onlar birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.” Yani onlar, Allah’ın Kitab’ından onu okumanın dışında hiçbir nasibi olmayan ve kendilerinden öncekilerin -ki onlar kendi durumlarını hakkıyla biliyorlardı- yanında bulunanlardan haberleri olmayan kimselerdir. Bunların sahip oldukları, birtakım zanlardan ve aralarındaki ilim ehlini taklit etmekten ibarettir. Yüce Allah bu âyet-i kerimelerde onların ilim adamlarını, avamlarını, münafıklarını ve aralarından münafıklık etmeyen kimseleri de söz konusu etmektedir. Aralarından ilim adamları, üzerinde bulundukları sapıklığa sıkı sıkıya bağlıdırlar. Avam ise onları basiretsiz bir şekilde onları taklit ederler. Buna göre siz -ey müminler- her iki kesimden yana da ümit var olamazsınız.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 12

Al-BaqarahJuz 1 · Page 12

2:77

أَوَلَا يَعۡلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ ٧٧

But do they not know that Allāh knows what they conceal and what they declare?

2:78

وَمِنۡهُمۡ أُمِّيُّونَ لَا يَعۡلَمُونَ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِيَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَظُنُّونَ ٧٨

And among them are unlettered ones who do not know the Scripture except [indulgement in] wishful thinking, but they are only assuming.

2:79

فَوَيۡلٞ لِّلَّذِينَ يَكۡتُبُونَ ٱلۡكِتَٰبَ بِأَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشۡتَرُواْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتۡ أَيۡدِيهِمۡ وَوَيۡلٞ لَّهُم مِّمَّا يَكۡسِبُونَ ٧٩

So woe1 to those who write the "scripture" with their own hands, then say, "This is from Allāh," in order to exchange it for a small price. Woe to them for what their hands have written and woe to them for what they earn.

1 translator’s note
  1. i.e., death and destruction. ↩

2:80

وَقَالُواْ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامٗا مَّعۡدُودَةٗۚ قُلۡ أَتَّخَذۡتُمۡ عِندَ ٱللَّهِ عَهۡدٗا فَلَن يُخۡلِفَ ٱللَّهُ عَهۡدَهُۥٓۖ أَمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ ٨٠

And they say, "Never will the Fire touch us, except for [a few] numbered days." Say, "Have you taken a covenant with Allāh? For Allāh will never break His covenant. Or do you say about Allāh that which you do not know?"

2:81

بَلَىٰۚ مَن كَسَبَ سَيِّئَةٗ وَأَحَٰطَتۡ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُۥ فَأُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٨١

Yes, [on the contrary], whoever earns evil and his sin has encompassed him - those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

2:82

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَنَّةِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٨٢

But they who believe and do righteous deeds - those are the companions of Paradise; they will abide therein eternally.

2:83

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ لَا تَعۡبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَانٗا وَذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَقُولُواْ لِلنَّاسِ حُسۡنٗا وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ ثُمَّ تَوَلَّيۡتُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنكُمۡ وَأَنتُم مُّعۡرِضُونَ ٨٣

And [recall] when We took the covenant from the Children of Israel, [enjoining upon them], "Do not worship except Allāh; and to parents do good and to relatives, orphans, and the needy. And speak to people good [words] and establish prayer and give zakāh." Then you turned away, except a few of you, and you were refusing.

As-Sa'diTafsir · 2:78

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском