TahaJuz 16 · Page 313

Taha 20:21

Ta-Ha · Juz 16 · Page 313

قَالَ خُذۡهَا وَلَا تَخَفۡۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلۡأُولَىٰ ٢١

[Allāh] said, "Seize it and fear not; We will return it to its former condition.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 20:17–23

17- “O sağ elindeki nedir, ey Mûsâ?” 18- “O, asamdır; ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkerim ve ondan başka şekillerde de yararlanırım” dedi. 19- Buyurdu ki:“At onu, ey Mûsâ!” 20- O da onu attı. Bir de ne görsün; o, hızla hareket eden (büyük) bir yılan olmuş. 21- Buyurdu ki:“Al onu ve korkma! Biz, onu ilk şekline döndüreceğiz.” 22- “Elini kolunun altına sok da başka bir mucize olmak üzere hiçbir kusur ve hastalık olmadan bembeyaz çıksın.” 23- “(Bu,) sana en büyük mucizelerimizden bazılarını gösterelim diyedir.”

17. Yüce Allah, Mûsâ’ya imanın temelini beyan ettikten sonra ona kalbine huzur verecek, gözünü aydınlatacak ve Yüce Allah’ın düşmanlarına karşı onu destekleyeceğine dair güvenini pekiştirecek türden mucizeleri göstermek ve açıklamak istedi. Bunun üzerine:“O sağ elindeki nedir, ey Mûsâ?” buyurdu. Allah elbette onun ne olduğunu biliyordu. Ancak bu hususa dikkat çekmek için ifade soru şeklinde ortaya konmuştur.

18. Mûsâ da şu cevabı verdi:“O asamdır, ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkerim.” Mûsâ asasının bu iki menfaatini söz konusu etti. Bu faydalardan birisi insan içindir. O da kendisinin kalkarken ve yürürken bu asaya dayanmasıdır. Böylelikle bu asa ona yardımcı olur. Diğer bir menfaati de hayvanlara yöneliktir. Çünkü Mûsâ, koyun çobanlığı yapıyordu. Koyunları yaprakları çırpılabilen ağaçlar arasında otladı mı bu asasını, yaprakları dökülsün de koyunlar o yaprakları yesinler diye ağacın dallarına vururdu. Bu, Mûsâ’nın güzel ahlakındandır, o ahlakın bir meyvesi olarak dilsiz hayvanları güzel bir şekilde gözetiyor ve onlara bu şekilde iyilikte bulunuyordu. Bu, onun Allah tarafından inâyette bulunulup seçilme sebebini ve Allah’ın rahmet ve hikmetine de mazhar olmasının gerekçesini ortaya koymaktadır. “Ve ondan” bu iki hususun dışında “başka şekillerde de yararlanırım.” Ben, onu başka maksatlarla da kullanırım. Yüce Allah, Mûsâ’ya sağ elinde bulunan şey hakkında soru sorunca -ki bu sorunun bizzat asa hakkında veya onun faydaları hakkında sorulmuş olma ihtimali vardır- o da hem asanın kendisi hem de faydasına dair cevap vermiştir ki bu da onun edebindendir.

19-20. Bunun üzerine Yüce Allah:“Buyurdu ki: At onu ey Mûsâ! O da onu attı. Bir de ne görsün; o, hızla hareket eden (büyük) bir yılan olmuş.” Allah’ın izniyle büyük bir yılana dönüşüverdi. Mûsâ korkup arkasına bile bakmadan kaçmaya başladı. Bu yılanın “hızla hareket eden” diye nitelendirilmesi muhtemel bir vehmi ortadan kaldırmak içindir. Yani Mûsâ’nın bu gördüğünün hakikatle ilgisi olmayan bir hayalden ibaret olduğu zannedilmesin diyedir.

21. Yüce Allah ona:“buyurdu ki: Al onu ve korkma!” Ondan sana hiçbir zarar gelmeyecektir. “Biz onu ilk şekline döndüreceğiz.” İlk hali olan asa haline döndüreceğiz. Mûsâ Yüce Allah’a imanı ve teslimiyeti ile Allah’ın emrine uyarak, onu aldı. Bu sefer önceden bildiği asasına dönüştü. İşte mucizelerinden biri budur.

22. Daha sonra Allah diğer bir mucizeyi şöyle zikretmektedir:“Elini kolunun altına sok” Yani elini yakanın içerisinden sok ve kolunun pazu kısmını da onun üzerine koy “da başka bir mucize olmak üzere hiçbir kusur ve hastalık olmadan bembeyaz çıksın.” Herhangi bir kusur, leke ve alaca türü bir hastalık söz konusu olmaksızın parlak, bembeyaz bir renge bürünecektir. Bir başka ayette şöyle buyurmaktadır:“İşte bunlar, Firavun’a ve ileri gelenlerine Rabbin tarafından iki kesin delildir. Çünkü onlar fâsık bir kavimdirler.”(el-Kasas, 28/32)

23. “(Bu) sana en büyük mucizelerimizden bazılarını gösterelim diyedir.” Bu sözünü ettiğimiz asanın yürüyen bir yılana dönmesini ve elinin bakanlar için koynundan bembeyaz çıkmasını, sana risaletinin doğruluğuna ve getirdiklerinin hakikatine delâlet edecek bu büyük mucizeleri göstermek için, böylelikle de kalbin mutmain olsun, ilmin artsın, Allah’ın seni koruyacağına ve sana yardımcı olacağına dair vaadine güvenesin ve bu, kendilerine peygamber olarak gönderildiğin kimselere karşı bir delil ve belge olsun diyedir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 313

TahaJuz 16 · Page 313

20:13

وَأَنَا ٱخۡتَرۡتُكَ فَٱسۡتَمِعۡ لِمَا يُوحَىٰٓ ١٣

And I have chosen you, so listen to what is revealed [to you].

20:14

إِنَّنِيٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعۡبُدۡنِي وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكۡرِيٓ ١٤

Indeed, I am Allāh. There is no deity except Me, so worship Me and establish prayer for My remembrance.

20:15

إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخۡفِيهَا لِتُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا تَسۡعَىٰ ١٥

Indeed, the Hour is coming - I almost conceal it1 - so that every soul may be recompensed according to that for which it strives.

1 translator’s note
  1. Meaning that Allāh (subḥānahu wa taʿālā) keeps knowledge of the Hour hidden from everyone except Himself. ↩

20:16

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنۡهَا مَن لَّا يُؤۡمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرۡدَىٰ ١٦

So do not let one avert you from it1 who does not believe in it and follows his desire, for you [then] would perish.

1 translator’s note
  1. From preparation for the Hour or for the Hereafter. ↩

20:17

وَمَا تِلۡكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ ١٧

And what is that in your right hand, O Moses?"

20:18

قَالَ هِيَ عَصَايَ أَتَوَكَّؤُاْ عَلَيۡهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخۡرَىٰ ١٨

He said, "It is my staff; I lean upon it, and I bring down leaves for my sheep and I have therein other uses."

20:19

قَالَ أَلۡقِهَا يَٰمُوسَىٰ ١٩

[Allāh] said, "Throw it down, O Moses."

20:20

فَأَلۡقَىٰهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٞ تَسۡعَىٰ ٢٠

So he threw it down, and thereupon it was a snake, moving swiftly.

20:21

قَالَ خُذۡهَا وَلَا تَخَفۡۖ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلۡأُولَىٰ ٢١

[Allāh] said, "Seize it and fear not; We will return it to its former condition.

20:22

وَٱضۡمُمۡ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخۡرُجۡ بَيۡضَآءَ مِنۡ غَيۡرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخۡرَىٰ ٢٢

And draw in your hand to your side; it will come out white without disease - another sign,

20:23

لِنُرِيَكَ مِنۡ ءَايَٰتِنَا ٱلۡكُبۡرَى ٢٣

That We may show you [some] of Our greater signs.

20:24

ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ٢٤

Go to Pharaoh. Indeed, he has transgressed [i.e., tyrannized]."

20:25

قَالَ رَبِّ ٱشۡرَحۡ لِي صَدۡرِي ٢٥

[Moses] said, "My Lord, expand [i.e., relax] for me my breast [with assurance]

20:26

وَيَسِّرۡ لِيٓ أَمۡرِي ٢٦

And ease for me my task

20:27

وَٱحۡلُلۡ عُقۡدَةٗ مِّن لِّسَانِي ٢٧

And untie the knot from my tongue

20:28

يَفۡقَهُواْ قَوۡلِي ٢٨

That they may understand my speech.

20:29

وَٱجۡعَل لِّي وَزِيرٗا مِّنۡ أَهۡلِي ٢٩

And appoint for me a minister [i.e., assistant] from my family -

20:30

هَٰرُونَ أَخِي ٣٠

Aaron, my brother.

20:31

ٱشۡدُدۡ بِهِۦٓ أَزۡرِي ٣١

Increase through him my strength

20:32

وَأَشۡرِكۡهُ فِيٓ أَمۡرِي ٣٢

And let him share my task

20:33

كَيۡ نُسَبِّحَكَ كَثِيرٗا ٣٣

That we may exalt You much

20:34

وَنَذۡكُرَكَ كَثِيرًا ٣٤

And remember You much.

20:35

إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرٗا ٣٥

Indeed, You are of us ever Seeing."

20:36

قَالَ قَدۡ أُوتِيتَ سُؤۡلَكَ يَٰمُوسَىٰ ٣٦

[Allāh] said, "You have been granted your request, O Moses.

20:37

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَيۡكَ مَرَّةً أُخۡرَىٰٓ ٣٧

And We had already conferred favor upon you another time,

As-Sa'diTafsir · 20:21

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском