Al-Hajj 22:10
The Pilgrimage · Juz 17 · Page 333
ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتۡ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيۡسَ بِظَلَّٰمٖ لِّلۡعَبِيدِ ١٠
"That is for what your hands have put forth and because Allāh is not ever unjust to [His] servants."
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 22:8–10
8- İnsanlardan bazısı vardır ki Allah hakkında bilgisiz, delilsiz ve aydınlatıcı bir kitap olmaksızın tartışır. 9- Büyüklenip yüz çevirir de insanları Allah yolundan saptırmaya çalışır. Dünyada onun için rüsvaylık vardır. Kıyamet günü de ona yakıcı ateş azabını tattırırız. 10- “İşte bu, kendi ellerinin önceden gönderdikleri sebebi iledir, yoksa Allah kullarına zulmedici değildir.”
8. Daha önceki (3. ayette geçen) tartışma, başkalarını taklit edenlerin yaptığı tartışma idi. Burada ise bid’atlere çağıran azgın şeytanın yaptığı tartışma söz konusu edilmektedir. Yüce Allah, bu şeytanın “Allah hakkında” sağlıklı “bir bilgi” sahibi olmadan ve “bir delili” bulunmaksızın Allah’ın peygamberlerine ve onlara tâbi olanlara karşı batılı ileri sürüp bu yolla hakkı çürütmek maksadı ile tartıştığını haber vermektedir. O, bu tartışmasında kendisini doğruya iletecek kimseye uymadığı gibi ona doğruyu gösteren bir akla da hidâyet bulmuş bir kimseye de uymamaktadır. “Aydınlatıcı” açık ve anlaşılır “bir kitabı” da yoktur. Onun ne aklî ne de naklî bir delili vardır. Onun ileri sürdüğü, ancak şeytanın kendisine telkin ettiği birtakım şüphelerden ibarettir:“Gerçekten şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına telkinde bulunurlar.”(el-En’am, 6/21)
9-10. Bununla birlikte “büyüklenip yüz çevirir”, yanını ve yüzünü başka tarafa döndürür. Bu, onun hakka karşı büyüklenmesini, insanları da hakir görmesini kinayeli olarak anlatan bir ifadedir. O, faydasız bilgisi sebebi ile şımarmış, hak ehlini ve beraberlerinde bulunan hakkı küçümsemiştir. “insanları Allah yolundan saptırmaya çalışır” o, sapıklığın davetçilerindendir. Bunun kapsamına da bütün küfür ve sapıklığın önderleri girer. Daha sonra Yüce Allah, böylesinin dünya ve âhiretteki cezasını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Dünyada onun için rüsvaylık vardır.” Yani âhiretten önce o, daha bu dünyada rezil olur. Bu, Yüce Allah’ın hayret verici âyetlerinden birisidir. Küfür ve sapıklığa davet edenlerden olup da layık olduğu şekilde ve durumuna uygun olarak insanlar tarafından kendisine kızılmadık, lanet okunmayan, nefret edilmeyen ve yerilmeyen hiç kimse yoktur. “Kıyamet günü de ona yakıcı ateş azabını tattırırız.” O ateşi, ileri derecedeki sıcaklığını ve aşırı yakıcı alevini tattırırız. Bu azap, dünyada iken kendi elleri ile kazandıkları sebebi iledir. “Yoksa Allah kullarına zulmedici değildir.”
Page 333
22:6
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ٦
That is because Allāh is the True Reality and because He gives life to the dead and because He is over all things competent
22:7
وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٞ لَّا رَيۡبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡعَثُ مَن فِي ٱلۡقُبُورِ ٧
And [that they may know] that the Hour is coming - no doubt about it - and that Allāh will resurrect those in the graves.
22:8
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِي ٱللَّهِ بِغَيۡرِ عِلۡمٖ وَلَا هُدٗى وَلَا كِتَٰبٖ مُّنِيرٖ ٨
And of the people is he who disputes about Allāh without knowledge or guidance or an enlightening book [from Him],
22:9
ثَانِيَ عِطۡفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ لَهُۥ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَنُذِيقُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ ٩
Twisting his neck [in arrogance] to mislead [people] from the way of Allāh. For him in the world is disgrace, and We will make him taste on the Day of Resurrection the punishment of the Burning Fire [while it is said],
22:10
ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتۡ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيۡسَ بِظَلَّٰمٖ لِّلۡعَبِيدِ ١٠
"That is for what your hands have put forth and because Allāh is not ever unjust to [His] servants."
22:11
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعۡبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرۡفٖۖ فَإِنۡ أَصَابَهُۥ خَيۡرٌ ٱطۡمَأَنَّ بِهِۦۖ وَإِنۡ أَصَابَتۡهُ فِتۡنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجۡهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةَۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِينُ ١١
And of the people is he who worships Allāh on an edge.1 If he is touched by good, he is reassured by it; but if he is struck by trial, he turns on his face [to unbelief]. He has lost [this] world and the Hereafter. That is what is the manifest loss.
1 translator’s note
- At the edge of his religion, so to speak, i.e., with uncertainty, hypocrisy or heedlessness. ↩
22:12
يَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلۡبَعِيدُ ١٢
He invokes instead of Allāh that which neither harms him nor benefits him. That is what is the extreme error.
22:13
يَدۡعُواْ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقۡرَبُ مِن نَّفۡعِهِۦۚ لَبِئۡسَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَلَبِئۡسَ ٱلۡعَشِيرُ ١٣
He invokes one whose harm is closer than his benefit - how wretched the protector and how wretched the associate.
22:14
إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ ١٤
Indeed, Allāh will admit those who believe and do righteous deeds to gardens beneath which rivers flow. Indeed, Allāh does what He intends.
22:15
مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لۡيَقۡطَعۡ فَلۡيَنظُرۡ هَلۡ يُذۡهِبَنَّ كَيۡدُهُۥ مَا يَغِيظُ ١٥
Whoever should think that Allāh will not support him [i.e., Prophet Muḥammad (ﷺ)] in this world and the Hereafter - let him extend a rope to the ceiling, then cut off [his breath],1 and let him see: will his effort remove that which enrages [him]?
1 translator’s note
- i.e., strangle himself. ↩