Al-Hajj 22:15
The Pilgrimage · Juz 17 · Page 333
مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لۡيَقۡطَعۡ فَلۡيَنظُرۡ هَلۡ يُذۡهِبَنَّ كَيۡدُهُۥ مَا يَغِيظُ ١٥
Whoever should think that Allāh will not support him [i.e., Prophet Muḥammad (ﷺ)] in this world and the Hereafter - let him extend a rope to the ceiling, then cut off [his breath],1 and let him see: will his effort remove that which enrages [him]?
1 translator’s note
- i.e., strangle himself. ↩
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 22:15
15- Kim Allah’ın, o (Peygamber’e) dünyada ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa semâya bir ip uzatsın, sonra da (oradan gelecek yardımı) kessin de baksın bakalım başvurduğu bu tuzak, öfkelendiği şeyi giderecek mi?
15. Yani Yüce Allah’ın Rasûlüne yardım etmeyeceğini kabul eden, dininin pek yakında yok olup gideceğini zanneden kimse şunu bilsin ki yardım ve zafer, Allah’tandır ve semâdan iner. Öyleyse bu kimse “semâya bir ip uzatsın, sonra da” oraya tırmanıp Allah Rasûlüne gelen yardımı “kessin de baksın bakalım başvurduğu bu tuzak, öfkelendiği şeyi giderecek mi?” Yani Allah Rasûlüne karşı kurduğu bu tuzak, ona karşı savaş ve mücadelesi, onun dinini ortadan kaldırma tutkusu, kendisini öfkelendiren dininin galip gelmesini ortadan kaldırabilir mi? Bu, olumsuz anlamda bir sorudur. Yani böyle bir kimse, yaptığı işler ve başvurduğu yollar ile kendisini öfkelendiren şeyi ortadan kaldırmaya güç yetiremeyecektir. Bu âyet-i kerimenin anlamı şudur: Ey Allah Rasûlü Muhammed’e düşmanlık eden, onun dininin nurunu söndürmeye çalışan ve bu çalışmasının -bilgisizliği dolayısı ile- kendisine bir fayda sağlayacağını zanneden kişi! Şunu bil ki sen, bu uğurda hangi yola başvurursan vur, Allah Rasûlüne karşı tuzak kurmak için istediğin kadar çalış bu, seni öfkelendiren şeyi ortadan kaldırmayacak ve kinini susturmayacaktır. Bu konuda gücün asla yeterli gelmez. Ancak biz, sana bir fikir verelim. Sen de bunu yaptığın takdirde kinini susturabilir ve -eğer mümkünse- Allah Rasûlü’ne gelecek yardımı kesebilirsin. Bu hususta sen bu işi uygun yolundan gerçekleştirmeye ve gerekli yolları izleyerek ona varmaya çalışmalısın. Şöyle ki liften veya başka bir şeyden yapılmış bir ip bul. Sonra bunu semaya bağla, sonra da bu ipe tırmanıp zaferin ve yardımın indiği gök kapılarına ulaşmaya çalış. Ardından bu kapıları kapat ve kilitle. Böylece bu yardımı kes. Sen, ancak bu yolla kinini bastırabilirsin. İşte senin için uygun fikir ve başvurabileceğin tek yol budur. Bunun dışındaki hiçbir yolla seni öfkelendiren hususu ortadan kaldıracağın sanma! Bu konuda yaratılmışlardan kim yardım ederse etsin, yine durum değişmez. u âyet-i kerimede Yüce Allah’ın; dinine, peygamberine ve mü’min kullarına ilâhi yardımını göndereceğine dair bir vaat ve müjde vardır ve bu, açıkça anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek isteyen kâfirlerin, bu emellerini gerçekleştirmelerinin imkansız olduğu da ifade edilmektedir. Zira Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler hoş görmeseler ve ellerindeki bütün imkânları ortaya koysalar bile.
Page 333
22:6
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ ٦
That is because Allāh is the True Reality and because He gives life to the dead and because He is over all things competent
22:7
وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٞ لَّا رَيۡبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡعَثُ مَن فِي ٱلۡقُبُورِ ٧
And [that they may know] that the Hour is coming - no doubt about it - and that Allāh will resurrect those in the graves.
22:8
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِي ٱللَّهِ بِغَيۡرِ عِلۡمٖ وَلَا هُدٗى وَلَا كِتَٰبٖ مُّنِيرٖ ٨
And of the people is he who disputes about Allāh without knowledge or guidance or an enlightening book [from Him],
22:9
ثَانِيَ عِطۡفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ لَهُۥ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَنُذِيقُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ ٩
Twisting his neck [in arrogance] to mislead [people] from the way of Allāh. For him in the world is disgrace, and We will make him taste on the Day of Resurrection the punishment of the Burning Fire [while it is said],
22:10
ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتۡ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيۡسَ بِظَلَّٰمٖ لِّلۡعَبِيدِ ١٠
"That is for what your hands have put forth and because Allāh is not ever unjust to [His] servants."
22:11
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعۡبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرۡفٖۖ فَإِنۡ أَصَابَهُۥ خَيۡرٌ ٱطۡمَأَنَّ بِهِۦۖ وَإِنۡ أَصَابَتۡهُ فِتۡنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجۡهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةَۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِينُ ١١
And of the people is he who worships Allāh on an edge.1 If he is touched by good, he is reassured by it; but if he is struck by trial, he turns on his face [to unbelief]. He has lost [this] world and the Hereafter. That is what is the manifest loss.
1 translator’s note
- At the edge of his religion, so to speak, i.e., with uncertainty, hypocrisy or heedlessness. ↩
22:12
يَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلۡبَعِيدُ ١٢
He invokes instead of Allāh that which neither harms him nor benefits him. That is what is the extreme error.
22:13
يَدۡعُواْ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقۡرَبُ مِن نَّفۡعِهِۦۚ لَبِئۡسَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَلَبِئۡسَ ٱلۡعَشِيرُ ١٣
He invokes one whose harm is closer than his benefit - how wretched the protector and how wretched the associate.
22:14
إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يُرِيدُ ١٤
Indeed, Allāh will admit those who believe and do righteous deeds to gardens beneath which rivers flow. Indeed, Allāh does what He intends.
22:15
مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لۡيَقۡطَعۡ فَلۡيَنظُرۡ هَلۡ يُذۡهِبَنَّ كَيۡدُهُۥ مَا يَغِيظُ ١٥
Whoever should think that Allāh will not support him [i.e., Prophet Muḥammad (ﷺ)] in this world and the Hereafter - let him extend a rope to the ceiling, then cut off [his breath],1 and let him see: will his effort remove that which enrages [him]?
1 translator’s note
- i.e., strangle himself. ↩