Al-Mu'minunJuz 18 · Page 347

Al-Mu'minun 23:76

The Believers · Juz 18 · Page 347

وَلَقَدۡ أَخَذۡنَٰهُم بِٱلۡعَذَابِ فَمَا ٱسۡتَكَانُواْ لِرَبِّهِمۡ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ ٧٦

And We had gripped them with suffering [as a warning], but they did not yield to their Lord, nor did they humbly supplicate, [and will continue thus]

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 23:75–77

75- Eğer onlara merhamet edip de başlarındaki sıkıntıyı kaldırsaydık yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederlerdi. 76- Andolsun ki onları azaba uğrattık; ama onlar Rablerine boyun eğmediler ve yalvarıp yakarmadılar. 77- Nihâyet üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açacağımız zaman onlar, o azabın içinde ümitsiz kalakalırlar.

75. Bu buyruk, onların azgınlıklarının ve inatlarının aşırı derecede olduğunu beyan etmektedir. Onlara herhangi bir sıkıntı gelip çatacak olursa Allah’a dua eder, iman etmeleri için bu sıkıntıyı açıp gidermesini isterler yahut onları bir şeyle imtihan edecek olursa Allah’a yalvarır, tevbe etmeleri için o belayı gidermesini isterler. Ama Yüce Allah sıkıntılarını açıp giderecek olursa yine azgınlıkta inat eder sapkınlıklarını sürdürürler. Yani şaşkın bir halde küfürlerine devam ederler. Nitekim Yüce Allah, denizdeki yolculuklarında bunu dile getirmektedir. Şöyle ki onlar, gemide bir fırtınaya yakalandıklarına dinlerini Allah’a halis kılarak yalnız O’na dua eder ve O’na koştukları ortakları unuturlar. Ancak onları kurtardığı zaman şirk ve diğer günahlarla yeryüzünde azgınlık etmeyi sürdürürler.

76. “Andolsun ki onları azaba uğrattık...” Müfessirlerin açıklamalarına göre bununla kastedilen, Mekkelilerin yedi yıl boyunca açlık/kıtlık ile imtihan edilmeleridir. Allah zillet ve teslimiyet ile kendisine dönsünler diye onları böyle bir belâya maruz bırakmıştır. Ancak bunun, onlara hiçbir faydası olmamıştır. “ama onlar Rablerine boyun eğmediler” O’nun huzurunda zillet göstererek itaate yönelmediler “ve yalvarıp yakarmadılar.” O’na dua ve niyaz ile muhtaç olduklarını arz etmediler. Aksine bu açlık, üzerlerinden gelip geçti ve adeta başlarına böyle bir musibet gelmemiş gibi azgınlıklarını, küfürlerini sürdürmeye devam ettiler. Ancak bundan sonra geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap daha bulunmaktadır. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğu ile dile getirilmektedir:

77. “Nihâyet üzerlerine” Bedir gününde öldürülmeleri ve buna benzer “şiddetli bir azabın kapısını açacağımız zaman onlar, o azabın içinde” her türlü hayırdan yana “ümitsiz kalakalırlar.” Felaket ve onun sebebleri mevcuttur. O halde geri çevrilmesi mümkün olmayan Allah’ın o şiddetli azabı inmeden önce sakınsınlar. Çünkü Allah’ın geri çevrilmeyecek bu azabı, dünyevi bir azap gibi değildir. Zira dünyevi azap bir süre sonra onların yakasını bırakabilir. Nitekim Allah’ın kullarını tedip ettiği dünyevi cezalar bu kabildendir. Bu hususta Allah şöyle buyurmaktadır:“İnsanların kendi elleri ile kazandıklarından ötürü karada ve denizde fesad başgösterdi. Bu, işlediklerinin bazısını onlara tattırsın diyedir, belki dönerler.”(er-Rûm, 30/41)

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 347

Al-Mu'minunJuz 18 · Page 347

23:75

۞ وَلَوۡ رَحِمۡنَٰهُمۡ وَكَشَفۡنَا مَا بِهِم مِّن ضُرّٖ لَّلَجُّواْ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ ٧٥

And even if We gave them mercy and removed what was upon them of affliction, they would persist in their transgression, wandering blindly.

23:76

وَلَقَدۡ أَخَذۡنَٰهُم بِٱلۡعَذَابِ فَمَا ٱسۡتَكَانُواْ لِرَبِّهِمۡ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ ٧٦

And We had gripped them with suffering [as a warning], but they did not yield to their Lord, nor did they humbly supplicate, [and will continue thus]

23:77

حَتَّىٰٓ إِذَا فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابٗا ذَا عَذَابٖ شَدِيدٍ إِذَا هُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ ٧٧

Until when We have opened before them a door of severe punishment, immediately they will be therein in despair.

23:78

وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنشَأَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلٗا مَّا تَشۡكُرُونَ ٧٨

And it is He who produced for you hearing and vision and hearts [i.e., intellect]; little are you grateful.

23:79

وَهُوَ ٱلَّذِي ذَرَأَكُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَإِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٧٩

And it is He who has multiplied you throughout the earth, and to Him you will be gathered.

23:80

وَهُوَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ وَلَهُ ٱخۡتِلَٰفُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ ٨٠

And it is He who gives life and causes death, and His is the alternation of the night and the day. Then will you not reason?

23:81

بَلۡ قَالُواْ مِثۡلَ مَا قَالَ ٱلۡأَوَّلُونَ ٨١

Rather,1 they say like what the former peoples said.

1 translator’s note
  1. Instead of understanding or reasoning. ↩

23:82

قَالُوٓاْ أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ ٨٢

They said, "When we have died and become dust and bones, are we indeed to be resurrected?

23:83

لَقَدۡ وُعِدۡنَا نَحۡنُ وَءَابَآؤُنَا هَٰذَا مِن قَبۡلُ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٨٣

We have been promised this, we and our forefathers, before; this is not but legends of the former peoples."

23:84

قُل لِّمَنِ ٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٨٤

Say, [O Muḥammad], "To whom belongs the earth and whoever is in it, if you should know?"

23:85

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ٨٥

They will say, "To Allāh." Say, "Then will you not remember?"

23:86

قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبۡعِ وَرَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ ٨٦

Say, "Who is Lord of the seven heavens and Lord of the Great Throne?"

23:87

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ أَفَلَا تَتَّقُونَ ٨٧

They will say, "[They belong] to Allāh." Say, "Then will you not fear Him?"

23:88

قُلۡ مَنۢ بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ يُجِيرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيۡهِ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٨٨

Say, "In whose hand is the realm of all things - and He protects while none can protect against Him - if you should know?"

23:89

سَيَقُولُونَ لِلَّهِۚ قُلۡ فَأَنَّىٰ تُسۡحَرُونَ ٨٩

They will say, "[All belongs] to Allāh." Say, "Then how are you deluded?"

As-Sa'diTafsir · 23:76

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском