Al-FurqanJuz 18 · Page 361

Al-Furqan 25:16

The Criterion · Juz 18 · Page 361

لَّهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ خَٰلِدِينَۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعۡدٗا مَّسۡـُٔولٗا ١٦

For them therein is whatever they wish, [while] abiding eternally. It is ever upon your Lord a promise [worthy to be] requested.1

1 translator’s note
  1. Or "...a promise requested [for them by the angels]." ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 25:15–16

15- De ki:“Bu mu iyi yoksa takvâ sahiplerine vaat edilen ebedilik cenneti mi? Onların mükâfatı ve dönüş yeri orasıdır.” 16- Orada onlar için diledikleri her şey vardır ve orada ebediyen kalacaklardır. Bu, Rabbinin üzerine aldığı (ve kendisinden yerine getirmesi) istenen bir vaadidir.

15. Yani sen, onlara görüşlerinin tutarsızlığını ve zararlıyı faydalı olana tercih ettiklerini açıklamak üzere de ki:“Bu mu” yani size niteliklerini belirttiğim azap mı “iyi yoksa takvâ sahiplerine vaat edilen” ve ona ulaştırıcı azığı takvâ olan “ebedilik cenneti mi?” Çünkü takvânın gereğini yerine getiren kimseye Yüce Allah cenneti vaat etmiştir. Bu cennet, takvâlarına karşılık “onların mükâfatı ve dönüş yeri”dir. Onlar sonunda oraya varacaklar, orada yerleşecekler ve ebediyen orada kalacaklardır.

16. “Orada onlar için diledikleri herşey vardır.” İstedikleri, temenni edecekleri ve dileyecekleri her türlü lezzetli yiyecekler, içecekler, görkemli elbiseler, güzel eşler, yüksek köşkler, geniş bahçeler, güzelliklerinden, çeşitlerinden ve türlerinin fazlalığından dolayı seyredenlerin de yiyenlerin de çok hoşlandığı meyveler, cennet bahçeleri ve dalları arasında akıp duran ve diledikleri yerlere yönlendirebilecekleri bozulmayan sudan, tadı değişmeyen sütten, içenlere hoş bir lezzet veren şaraptan, saf baldan akan ırmaklar, güzel kokular, pek süslü meskenler, coşturucu güzellikleriyle kalbi hoş eden sesler, kardeşlerin birbirlerini ziyaret etmeleri, ahbaplarla neşeli görüşmeler, bütün bunlardan daha üstün olmak üzere de Rahim olan Rabbin yüzüne bakmak, sözünü işitmek ve O’na yakın olma lutfuna mazhar olmakla elde edilecek nimetler, O’nun rızası ile mutlu olmak, gazabından yana emin olmak, üstelik bütün bu nimetlerin sürekli ve devamlı oluşları, zaman geçtikçe artıp durmaları… İşte bütün bunlar, orada onlar içindir. “Bu, Rabbinin üzerine aldığı (ve kendisinden yerine getirmesi) istenen bir vaadidir.” Böyle bir cennete girmeyi ve buna ulaşıp kavuşmayı, takvâ sahibi kulları O’ndan hem halleriyle hem de sözleriyle ister ve dilerler. imdi, sözü edilen bu iki yurdun hangisi daha iyidir ve hangisi tercih edilmeye değerdir? Acaba bedbahtlık yurdu için amel edenler mi yoksa mutluluk yurdu için amel edenler mi daha üstün, daha akıllı ve daha çok övünmeye layıktır? Ey özlü akıl sahipleri, söyleyin! Andolsun ki hak apaçık ortadır. Yol apaydınlıktır. Haddi aşan ve kusurlu davranan herhangi bir kimsenin delili terk etmekte kendisini haklı çıkartacak hiçbir mazereti kalmamıştır. Ey bazı kimseler hakkında bedbahtlık, bazıları hakkında da bahtiyarlık hükmünü vermiş olan yüce Rabbimiz! Senden bizleri kendilerine o güzel mükâfat yurdu olan cenneti ve cemalini takdir etmiş olduğun kimselerden kılmanı niyaz ederiz. Allah’ım, bedbahtların hallerinden sana sığınır ve bu hallerden yana senden esenlik dileriz.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 361

Al-FurqanJuz 18 · Page 361

25:12

إِذَا رَأَتۡهُم مِّن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ سَمِعُواْ لَهَا تَغَيُّظٗا وَزَفِيرٗا ١٢

When it [i.e., the Hellfire] sees them from a distant place, they will hear its fury and roaring.

25:13

وَإِذَآ أُلۡقُواْ مِنۡهَا مَكَانٗا ضَيِّقٗا مُّقَرَّنِينَ دَعَوۡاْ هُنَالِكَ ثُبُورٗا ١٣

And when they are thrown into a narrow place therein bound in chains, they will cry out thereupon for destruction.

25:14

لَّا تَدۡعُواْ ٱلۡيَوۡمَ ثُبُورٗا وَٰحِدٗا وَٱدۡعُواْ ثُبُورٗا كَثِيرٗا ١٤

[They will be told], "Do not cry this Day for one destruction but cry for much destruction."

25:15

قُلۡ أَذَٰلِكَ خَيۡرٌ أَمۡ جَنَّةُ ٱلۡخُلۡدِ ٱلَّتِي وُعِدَ ٱلۡمُتَّقُونَۚ كَانَتۡ لَهُمۡ جَزَآءٗ وَمَصِيرٗا ١٥

Say, "Is that better or the Garden of Eternity which is promised to the righteous? It will be for them a reward and destination.

25:16

لَّهُمۡ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ خَٰلِدِينَۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ وَعۡدٗا مَّسۡـُٔولٗا ١٦

For them therein is whatever they wish, [while] abiding eternally. It is ever upon your Lord a promise [worthy to be] requested.1

1 translator’s note
  1. Or "...a promise requested [for them by the angels]." ↩

25:17

وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ وَمَا يَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمۡ أَضۡلَلۡتُمۡ عِبَادِي هَٰٓؤُلَآءِ أَمۡ هُمۡ ضَلُّواْ ٱلسَّبِيلَ ١٧

And [mention] the Day He will gather them and that which they worship besides Allāh and will say, "Did you mislead these, My servants, or did they [themselves] stray from the way?"

25:18

قَالُواْ سُبۡحَٰنَكَ مَا كَانَ يَنۢبَغِي لَنَآ أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنۡ أَوۡلِيَآءَ وَلَٰكِن مَّتَّعۡتَهُمۡ وَءَابَآءَهُمۡ حَتَّىٰ نَسُواْ ٱلذِّكۡرَ وَكَانُواْ قَوۡمَۢا بُورٗا ١٨

They will say, "Exalted are You! It was not for us to take besides You any allies [i.e., protectors]. But You provided comforts for them and their fathers until they forgot the message and became a people ruined."

25:19

فَقَدۡ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسۡتَطِيعُونَ صَرۡفٗا وَلَا نَصۡرٗاۚ وَمَن يَظۡلِم مِّنكُمۡ نُذِقۡهُ عَذَابٗا كَبِيرٗا ١٩

So they will deny you, [disbelievers], in what you say,1 and you cannot avert [punishment] or [find] help. And whoever commits injustice2 among you - We will make him taste a great punishment.

2 translator’s notes
  1. At the time of Judgement the false objects of worship will betray their worshippers and deny them.

    [1012] Specifically, association of others with Allāh.

    ↩
  2. ↩

25:20

وَمَآ أَرۡسَلۡنَا قَبۡلَكَ مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ إِلَّآ إِنَّهُمۡ لَيَأۡكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَيَمۡشُونَ فِي ٱلۡأَسۡوَاقِۗ وَجَعَلۡنَا بَعۡضَكُمۡ لِبَعۡضٖ فِتۡنَةً أَتَصۡبِرُونَۗ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرٗا ٢٠

And We did not send before you, [O Muḥammad], any of the messengers except that they ate food and walked in the markets. And We have made some of you [people] as trial for others - will you have patience? And ever is your Lord, Seeing.

As-Sa'diTafsir · 25:16

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском