Al-FurqanJuz 19 · Page 365

Al-Furqan 25:62

The Criterion · Juz 19 · Page 365

وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ خِلۡفَةٗ لِّمَنۡ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوۡ أَرَادَ شُكُورٗا ٦٢

And it is He who has made the night and the day in succession for whoever desires to remember or desires gratitude.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 25:61–62

61- Gökte burçlar var eden, orada bir kandil ve aydınlık saçan bir ay yaratan Allah ne yücedir! 62- Düşünüp öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü birbiri ardınca getiren de O’dur.

61. üce Allah burada şöyle buyurmaktadır:“Gökte burçlar var eden...” Bunlar ya genel olarak bütün yıldızlardır. Yahut da güneşin ya da ayın çeşitli konaklarıdır. Bu konaklar, şehirlerin korunmasındaki kale ve burçlar mesabesindedir. Yıldızlar da korunmak amacıyla yapılan kale ve burçlara benzerler. Çünkü bu yıldızlar, şeytanlar için taşlama aracıdır. “Orada bir kandil” hem aydınlık hem de sıcaklık veren güneş “ve aydınlık saçan” ışığı olup sıcaklığı bulunmayan “bir ay yaratan Allah ne yücedir/ne mubarektir!” Bu, O’nun azametine ve ihsanlarının çokluğuna en açık delillerden birisidir. Çünkü bunların göz kamaştırıcı hilkatleri, çok düzenli bir şekilde işlerinin idare edilmesi, pek büyük güzellikleri, onları yaratanın bütün sıfatlarında ne kadar büyük ve azametli olduğuna delildir. Bunların bütün yaratıkların maslahatına pek çok faydalar ihtiva etmeleri de Yüce Allah’ın hayırlarının çokluğuna delildir.

62. “Düşünüp öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü birbiri ardınca getiren de O’dur.” Biri gidince öbürü onun yerine gelir ve bu daima böyle devam eder gider. Hiçbir vakit bir araya gelmezler ve aynı anda ortadan kalkmazlar. Bunlar, onlardan öğüt ve ibret almak, bunları Cenab-ı Allah’ın pek çok maksadına delil görmek ve bunun için de Yüce Allah’a şükretmek isteyenler için böyle yaratılmıştır. Yüce Allah’ı anmak ve O’na şükretmek isteyenler gecenin yahut gündüzün çeşitli vakitlerinde mutat zikirlerini, şükürlerini yaparlar. Bunların herhangi birisinde yaptığı mutat zikir ve şükrünü kaçıran bir kimse diğerinde bunu telafi eder. ynı şekilde kalpler gece ile gündüzün değişik vakitlerinde eğrilip çevrilir, bir halden bir hale intikal ederler. Kimi zaman gayretle işe sarılacak haldedir, kimi zaman tembellik eder. Zikir ve gaflet, sıkıntı ve rahatlık, ibadete yönelmek ve buna dair istek duymamak gibi hallerle karşı karşıya kalırlar. İşte Yüce Allah, gece ile gündüzü kulların üzerine arka arkaya getirmekte ve tekrarlayıp durmaktadır ki bir başka vakitte kullar Allah’ı zikre, bu konuda gayrete ve şükre yeniden sarılsınlar diye. Çünkü ibadet vakitleri gece ile gündüzün tekrarlanmasıyla tekrarlanır. Vakitler tekrarlandıkça kulun da önceki vakitteki tembellikten kurtulup yeni bir gayret ve çabaya girdiği görülür. Böylelikle kulun zikri ve şükrü de artıp durur. Çeşitli itaat görevleri imanı besleyen bir su konumundadır. Eğer bu olmazsa hiç şüphesiz iman ağacı solar ve kurur. Bundan dolayı Allah’a en mükemmel ve en güzel hamd-u senâlar olsun.

aha sonra Yüce Allah, salih kullarına olan lütuf ve ihsanları, onları kendilerine cennet köşklerinde yüksek mevkiler kazandıran salih amellere muvaffak kılması şeklindeki pek çok hayırların bir kısmını dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 365

Al-FurqanJuz 19 · Page 365

25:56

وَمَآ أَرۡسَلۡنَٰكَ إِلَّا مُبَشِّرٗا وَنَذِيرٗا ٥٦

And We have not sent you, [O Muḥammad], except as a bringer of good tidings and a warner.

25:57

قُلۡ مَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍ إِلَّا مَن شَآءَ أَن يَتَّخِذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلٗا ٥٧

Say, "I do not ask of you for it any payment - only that whoever wills might take to his Lord a way."

25:58

وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡحَيِّ ٱلَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِهِۦۚ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا ٥٨

And rely upon the Ever-Living who does not die, and exalt [Allāh] with His praise. And sufficient is He to be, with the sins of His servants, [fully] Aware -

25:59

ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ ٱلرَّحۡمَٰنُ فَسۡـَٔلۡ بِهِۦ خَبِيرٗا ٥٩

He who created the heavens and the earth and what is between them in six days and then established Himself above the Throne1 - the Most Merciful, so ask about Him one well informed [i.e., the Prophet (ﷺ)].

1 translator’s note
  1. See footnotes to 2:19 and 7:54. ↩

25:60

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسۡجُدُواْۤ لِلرَّحۡمَٰنِ قَالُواْ وَمَا ٱلرَّحۡمَٰنُ أَنَسۡجُدُ لِمَا تَأۡمُرُنَا وَزَادَهُمۡ نُفُورٗا۩ ٦٠

And when it is said to them, "Prostrate to the Most Merciful," they say, "And what is the Most Merciful? Should we prostrate to that which you order us?" And it increases them in aversion.

25:61

تَبَارَكَ ٱلَّذِي جَعَلَ فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجٗا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجٗا وَقَمَرٗا مُّنِيرٗا ٦١

Blessed is He who has placed in the sky great stars and placed therein a [burning] lamp and luminous moon.

25:62

وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ خِلۡفَةٗ لِّمَنۡ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوۡ أَرَادَ شُكُورٗا ٦٢

And it is He who has made the night and the day in succession for whoever desires to remember or desires gratitude.

25:63

وَعِبَادُ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمۡشُونَ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ هَوۡنٗا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلۡجَٰهِلُونَ قَالُواْ سَلَٰمٗا ٦٣

And the servants of the Most Merciful are those who walk upon the earth easily,1 and when the ignorant address them [harshly], they say [words of] peace,2

2 translator’s notes
  1. i.e., gently, with dignity but without arrogance.

    [1036] Or "safety," i.e., words free from fault or evil.

    ↩
  2. ↩

25:64

وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمۡ سُجَّدٗا وَقِيَٰمٗا ٦٤

And those who spend [part of] the night to their Lord prostrating and standing [in prayer]

25:65

وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱصۡرِفۡ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۖ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا ٦٥

And those who say, "Our Lord, avert from us the punishment of Hell. Indeed, its punishment is ever adhering;

25:66

إِنَّهَا سَآءَتۡ مُسۡتَقَرّٗا وَمُقَامٗا ٦٦

Indeed, it is evil as a settlement and residence."

25:67

وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُواْ لَمۡ يُسۡرِفُواْ وَلَمۡ يَقۡتُرُواْ وَكَانَ بَيۡنَ ذَٰلِكَ قَوَامٗا ٦٧

And [they are] those who, when they spend, do so not excessively or sparingly but are ever, between that, [justly] moderate

As-Sa'diTafsir · 25:62

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском