Ali 'ImranJuz 4 · Page 72

Ali 'Imran 3:172

Family of Imran · Juz 4 · Page 72

ٱلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ مِنۢ بَعۡدِ مَآ أَصَابَهُمُ ٱلۡقَرۡحُۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ مِنۡهُمۡ وَٱتَّقَوۡاْ أَجۡرٌ عَظِيمٌ ١٧٢

Those [believers] who responded to Allāh and the Messenger after injury had struck them. For those who did good among them and feared Allāh is a great reward -

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 3:172–175

172- Yara aldıktan sonra yine Allah’ın ve Rasûlünün çağrısına koşanlar var ya onlardan iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir mükâfat vardır. 173- Onlar öyle kimselerdir ki insanlar kendilerine:“İnsanlar size karşı bir ordu hazırladılar. O halde onlardan korkun” dediler de bu, onların imanlarını artırdı ve:“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” dediler. 174- Sonra da kendilerine hiçbir zarar dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütuf ile döndüler. Allah’ın rızasına da uydular. Allah pek büyük lütuf sahibidir. 175- Bu, ancak şeytandır. O, kendi dostlarını korkutur. O halde eğer mü’minseniz onlardan korkmayın, Benden korkun.

172-173. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Uhud’dan Medine’ye döndüğünde Ebu Süfyan ve onunla beraber bulunan müşriklerin Medine’ye saldırmak istediklerini işitmiş ve ashâbını tekrar Medine’nin dışına sefere çıkmaya çağırmıştı. Onlar da Allah ve Rasûlü’nün çağrısına uyarak ve onlara itaat ederek yaralarına rağmen çıktılar ve Hamrau’l-Esed denilen yere kadar ulaştılar. Orada onlara birileri gelip:“İnsanlar size karşı bir ordu hazırladılar” sizi toptan imha etmek istiyorlar, diyerek onları korkutmak ve cesaretlerini kırmak istediler. Oysa bu, onların yalnızca imanlarını ve Allah’a olan tevekküllerini artırdı. “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir, dediler” Bizi endişelendiren her hususta O, bize yeter. Çünkü kullarının bütün işleri O’na havale edilmiştir, kullarının maslahatına olan işleri yapan da O’dur.

174. “Sonra da kendilerine hiçbir zarar dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütuf ile döndüler.” Müşriklere de Allah Rasûlü’nün ve ashâbının onları karşılamak için çıktıkları ve onlar arasından savaştan geri kalanların pişman oldukları haberi ulaştı. Böylelikle Allah onların kalplerine korku saldı ve müşrikler de Mekke’ye dönmeye karar verdiler. Mü’minler ise Allah’tan bir nimet ve bir lütuf ile geri döndüler. Çünkü Yüce Allah böyle bir halde Medine’nin dışına çıkma tevfikini onlara lütfettiği gibi, Rablerine tevekkül etmelerini de lütfetti. Diğer taraftan O, böylelikle onlara tam bir gaza yapmış gibi ecir de ihsan etti. Rablerine itaatleri sureti ile ihsanda bulunmaları ve O’na isyan etmekten sakınarak takvâlı davranmaları sebebi ile de onlar için çok büyük bir ecir vardır. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

175. “Bu, ancak şeytandır. O, kendi dostlarını korkutur.” Yâni müşriklere karşı korkutup da: Onlar size bir ordu hazırladı, diyen kişi, şeytanın davetçilerinden bir davetçidir ve o, imanları bulunmayan yahut zayıflamış bulunan kendi dostlarını korkutmaktadır. O bakımdan “eğer mü’minseniz onlardan korkmayın, Benden korkun” yâni şeytanın dostu olan müşriklerden korkmayın; çünkü nihâyet onların perçemleri Allah’ın elindedir. Ancak O’nun kaderi çerçevesinde tasarrufta bulunurlar. Aksine siz çağrısını kabul eden ve gerçek dostlarına yardımcı olan Allah’tan korkun. Bu âyet-i kerimede yalnızca Yüce Allah’tan korkmanın gerektiği ve bunun imanın gereği olduğu belirtilmektedir. Kişinin Allah’tan korkması da imanına göre olur. Övülmeye değer olan korku ise kulu Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzak tutan, alıkoyan korkudur.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 72

Ali 'ImranJuz 4 · Page 72

3:166

وَمَآ أَصَٰبَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡتَقَى ٱلۡجَمۡعَانِ فَبِإِذۡنِ ٱللَّهِ وَلِيَعۡلَمَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٦٦

And what struck you on the day the two armies met [at Uḥud] was by permission of Allāh that He might make evident the [true] believers

3:167

وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ نَافَقُواْۚ وَقِيلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡاْ قَٰتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَوِ ٱدۡفَعُواْۖ قَالُواْ لَوۡ نَعۡلَمُ قِتَالٗا لَّٱتَّبَعۡنَٰكُمۡۗ هُمۡ لِلۡكُفۡرِ يَوۡمَئِذٍ أَقۡرَبُ مِنۡهُمۡ لِلۡإِيمَٰنِۚ يَقُولُونَ بِأَفۡوَٰهِهِم مَّا لَيۡسَ فِي قُلُوبِهِمۡۚ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يَكۡتُمُونَ ١٦٧

And that He might make evident those who are hypocrites. For it was said to them, "Come, fight in the way of Allāh or [at least] defend." They said, "If we had known [there would be] battle, we would have followed you." They were nearer to disbelief that day than to faith, saying with their mouths what was not in their hearts. And Allāh is most knowing of what they conceal -

3:168

ٱلَّذِينَ قَالُواْ لِإِخۡوَٰنِهِمۡ وَقَعَدُواْ لَوۡ أَطَاعُونَا مَا قُتِلُواْۗ قُلۡ فَٱدۡرَءُواْ عَنۡ أَنفُسِكُمُ ٱلۡمَوۡتَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ١٦٨

Those who said about their brothers while sitting [at home], "If they had obeyed us, they would not have been killed." Say, "Then prevent death from yourselves, if you should be truthful."

3:169

وَلَا تَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمۡوَٰتَۢاۚ بَلۡ أَحۡيَآءٌ عِندَ رَبِّهِمۡ يُرۡزَقُونَ ١٦٩

And never think of those who have been killed in the cause of Allāh as dead. Rather, they are alive with their Lord, receiving provision,

3:170

فَرِحِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ وَيَسۡتَبۡشِرُونَ بِٱلَّذِينَ لَمۡ يَلۡحَقُواْ بِهِم مِّنۡ خَلۡفِهِمۡ أَلَّا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ١٧٠

Rejoicing in what Allāh has bestowed upon them of His bounty, and they receive good tidings about those [to be martyred] after them who have not yet joined them - that there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

3:171

۞ يَسۡتَبۡشِرُونَ بِنِعۡمَةٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَضۡلٖ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٧١

They receive good tidings of favor from Allāh and bounty and [of the fact] that Allāh does not allow the reward of believers to be lost -

3:172

ٱلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ مِنۢ بَعۡدِ مَآ أَصَابَهُمُ ٱلۡقَرۡحُۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ مِنۡهُمۡ وَٱتَّقَوۡاْ أَجۡرٌ عَظِيمٌ ١٧٢

Those [believers] who responded to Allāh and the Messenger after injury had struck them. For those who did good among them and feared Allāh is a great reward -

3:173

ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدۡ جَمَعُواْ لَكُمۡ فَٱخۡشَوۡهُمۡ فَزَادَهُمۡ إِيمَٰنٗا وَقَالُواْ حَسۡبُنَا ٱللَّهُ وَنِعۡمَ ٱلۡوَكِيلُ ١٧٣

Those to whom people [i.e., hypocrites] said, "Indeed, the people have gathered against you, so fear them." But it [merely] increased them in faith, and they said, "Sufficient for us is Allāh, and [He is] the best Disposer of affairs."1

1 translator’s note
  1. The one entrusted and relied upon; sufficient to manage all matters. ↩
As-Sa'diTafsir · 3:172

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском