Ali 'ImranJuz 4 · Page 76

Ali 'Imran 3:200

Family of Imran · Juz 4 · Page 76

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱصۡبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٢٠٠

O you who have believed, persevere1 and endure2 and remain stationed3 and fear Allāh that you may be successful.

3 translator’s notes
  1. In your religion and in the face of your enemies.

    [153] In patience, outlasting your enemies, and against your own evil inclinations.

    [154] Posted at your positions against the enemy or in the mosques, awaiting prayers.

    ↩
  2. ↩
  3. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 3:199–200

199- Muhakkak Kitap ehlinden öyleleri vardır ki Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah’a korku ile boyun eğerek- iman ederler. Allah’ın âyetlerini az bir bedel karşılığında satmazlar. İşte onların ecirleri Rableri katındandır. Şüphesiz Allah hesabı çabucak görendir. 200- Ey iman edenler, sabredin, sabırda yarışın, ribât yapın ve Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

199. Yâni hiç şüphesiz kitab ehlinden hayra ulaşmak muvaffakiyetini elde etmiş, Allah’a iman eden, hem size indirilene hem kendilerine indirilene inanan bir kesim de vardır. İşte kişiye fayda sağlayacak olan iman da budur. Yoksa peygamberlerin ve kitapların bir bölümüne iman edip de bir bölümünü inkâr edenlerin imanı hiçbir fayda sağlamaz. Bundan dolayıdır ki onların imanları kapsamlı ve gerçek bir iman olduğundan onlara fayda vermiş ve kalplerinde Allah korkusunu, O’nun celâli ve azameti önünde itaatle eğilme duygularını uyandırmıştır. Bu da O’nun emir ve yasaklarına itaatle bağlanmayı, O’nun sınırlarını aşmamayı beraberinde gtirmiştir. İşte gerçek anlamda kitap ve ilim ehli olanlar bunlardır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kulları arasında Allah’tan ancak âlim olanlar korkar.”(Fâtır, 35/28) Bunların Allah’a karşı korku ve itaatlerinin tam olmasının bir sonucu da şudur ki onlar, “Allah’ın âyetlerini az bir bedel karşılığında satmazlar.” Hiçbir zaman dünyayı dinlerinin önüne geçirerek Allah’ın indirdiklerini gizleyen ve O’nun indirdiklerini az bir bedele satan sapkınların yaptıkları gibi yapmazlar. Bunlar işi gerçek mahiyeti ile kavramışlar ve dinlerini bırakmak karşılığında değersiz dünyalıklara razı olmanın ve nefsin aşağılık birtakım arzularının yanında yer alarak hakkı terk etmenin en büyük hüsran olduğunu anlamışlardır. İşte onların bu yaptıkları dünya ve âhirette elde edilebilecek en büyük pay ve en büyük kurtuluştur. O nedenle onlar hakkı tercih ettiler, hakkı açıkladılar, hakka davet ettiler ve batıldan da sakındırdılar. Allah da onların bu hallerine karşılık pek büyük ve çok güzel mükâfatlar vaadederek amellerinin karşılığını vereceğini bildirmiştir. Ayrıca Yüce Allah onlara pek yakın olduğunu ve hesabı da pek çabuk göreceğini haber vermektedir ki onlar Allah’ın kendilerine vaadettiğinin, geç gelecek bir şey olduğunu sanmasınlar. Çünkü gelecek ve gerçekleşmesi muhakkak olan her bir şey, pek yakın demektir.

200. Daha sonra Yüce Allah mü’minleri kurtuluşa ulaştıracak olan şeyleri yapmaya teşvik etmektedir. Kurtuluş (felah) ise kişinin mutluluğa kavuşması ve başarılı olması demektir. Ona ulaştıran yol ise sabırdan ayrılmamaktır. "Sabır ise kişinin nefsini hoşlanmadığı konularda kontrol altında tutmasıdır bu da günahları terk etmek, musibetlere katlanmak ve nefislere ağır gelen emirlerde sebat göstermek şeklinde olur. İşte Yüce Allah onlara bütün bu hallerde sabır göstermeyi emretmektedir. Sabır yarışı (musabere) ise bunu sürekli olarak yapmak, bu özelliği korumak ve bütün hallerde de düşmanlara karşı direnmek demektir. Ribat yapmak (murabata) ise düşmanın ulaşma ihtimali ve endişei bulunan yerden (özellikle sınır boylarından) ayrılmamak ve bu yerlerde düşmanlarını gözetleyerek onların maksatlarına ulaşmalarına engel olmaktır. Mü’minler bunları yerine getirmelidirler ki kurtuluşa erebilsinlir, yani dini, dünyevi ve uhrevi alanlarda sevdiklerini elde edip hoşlarına gitmeyen şeylerden kurtulsunlar. Buradan sözü geçen sabır, sabır yarışı ve ribatta bulunma olmaksızın kurtuluşa erme imkânı olmadığı anlaşılmaktadır. Kurtulanlar ancak bunlarla kurtulmuştur. Kurtuluş imkânını elden kaçıranlar da ancak bunları yerine getirmedikleri yahut bunların bir kısmını ihmal ettikleri için kaçırmışlardır. Muvaffakiyet Allah’tandır. İtaat etme gücü ve günahtan korunabilme imkânı ancak O’ndandır.

Âl-i İmran Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a nimetleri dolayısı ile hamdeder, üzerimizdeki nimetlerini de tamamlamasını niyaz ederiz.

***

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 76

Ali 'ImranJuz 4 · Page 76

3:195

فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ ١٩٥

And their Lord responded to them, "Never will I allow to be lost the work of [any] worker among you, whether male or female; you are of one another. So those who emigrated or were evicted from their homes or were harmed in My cause or fought or were killed - I will surely remove from them their misdeeds, and I will surely admit them to gardens beneath which rivers flow as reward from Allāh, and Allāh has with Him the best reward."

3:196

لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ١٩٦

Be not deceived by the [uninhibited] movement of the disbelievers throughout the land.

3:197

مَتَٰعٞ قَلِيلٞ ثُمَّ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ١٩٧

[It is but] a small enjoyment; then their [final] refuge is Hell, and wretched is the resting place.

3:198

لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ جَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۗ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لِّلۡأَبۡرَارِ ١٩٨

But those who feared their Lord will have gardens beneath which rivers flow, abiding eternally therein, as accommodation from Allāh. And that which is with Allāh is best for the righteous.

3:199

وَإِنَّ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَمَن يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِمۡ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشۡتَرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنٗا قَلِيلًاۚ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ ١٩٩

And indeed, among the People of the Scripture are those who believe in Allāh and what was revealed to you and what was revealed to them, [being] humbly submissive to Allāh. They do not exchange the verses of Allāh for a small price. Those will have their reward with their Lord. Indeed, Allāh is swift in account.

3:200

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱصۡبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٢٠٠

O you who have believed, persevere1 and endure2 and remain stationed3 and fear Allāh that you may be successful.

3 translator’s notes
  1. In your religion and in the face of your enemies.

    [153] In patience, outlasting your enemies, and against your own evil inclinations.

    [154] Posted at your positions against the enemy or in the mosques, awaiting prayers.

    ↩
  2. ↩
  3. ↩
As-Sa'diTafsir · 3:200

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском