Ali 'ImranJuz 3 · Page 57

Ali 'Imran 3:54

Family of Imran · Juz 3 · Page 57

وَمَكَرُواْ وَمَكَرَ ٱللَّهُۖ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلۡمَٰكِرِينَ ٥٤

And they [i.e., the disbelievers] planned, but Allāh planned. And Allāh is the best of planners.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 3:33–55

33- Gerçekten Allah Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ve İmrân ailelerini seçip âlemlere üstün kıldı. 34- Hepsi birbirinden gelmiş tek bir zürriyyettir. Allah hakkıyla işitendir, bilendir. 35- Hani İmran’ın hanımı:“Rabbim ben karnımdakini her kayıttan azade olarak sana adadım. Benden kabul buyur. Muhakkak Sen işitensin, bilensin.” demişti. 36- Fakat onu doğurunca:“Rabbim ben kız doğurdum -Halbuki Allah ne doğurduğunu daha iyi biliyordu- Erkek ise kız gibi değildir. Ben, adını Meryem koydum. Ben onu da zürriyetini de kovulmuş şeytandan Sana sığındırırım.” dedi. 37- Rabbi de onu güzel bir kabul ile kabul etti. Güzel bir şekilde yetiştirdi ve onu Zekeriyya’nın bakımına verdi. Zekeriya her ne zaman onun yanına mihraba girse, yanında bir rızık buluyordu. “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” dedi. O da:“O, Allah katındandır.” dedi. Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir. 38- Orada, Zekeriyya Rabbine dua etti:“Rabbim, bana katından tertemiz bir soy bağışla! Şüphesiz Sen duaları işitensin.” dedi. 39- O mihrabda durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle seslendiler:“Allah sana, katından bir kelimeyi tasdik edici, efendi, nefsini sakındıran ve salihlerden bir peygamber olmak üzere Yahya’yı müjdeliyor.” 40- “Rabbim, gerçekten ben kocamış iken ve eşim de kısır olduğu halde benim nasıl bir oğlum olur?” dedi. Buyurdu ki:“Öyle, Allah dilediğini yapar.” 41- “Rabbim, bana bir alâmet ver” dedi. Buyurdu ki:“Senin alâmetin insanlarla üç gün süre ile işaret dışında konuşamamandır. Rabbini çokça an ve sabah akşam tesbih et”. 42- Hani melekler şöyle demişti:“Ey Meryem! Şüphesiz ki Allah seni seçti, seni arındırdı ve seni âlemlerin kadınlarından üstün kıldı.” 43- “Ey Meryem, Rabbine kunut et, secdeye kapan ve rükû edenlerle beraber rükû et.” 44- Bunlar sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Onlar Meryem’in bakımını hangisi üzerine alacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarında olmadığın gibi, onlar çekişirlerken de sen yanlarında değildin. 45- Hani melekler şöyle demişti:“Ey Meryem, Allah katından bir kelime ile seni müjdeliyor. Onun adı, Meryem oğlu İsa Mesih’tir. Dünyada da âhirette de şanı yücedir ve mukarreblerdendir. 46- Beşikte iken de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır ve salihlerdendir.” 47- Dedi ki:“Rabbim, bana hiçbir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” Buyurdu ki: “Öyle, Allah dilediğini yaratır. O, bir işe hükmedince ona yalnızca “Ol” der, o da oluverir. 48- (Bir de Allah) ona kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretecek. 49- (Allah onu) İsrailoğullarına peygamber olarak gönderecek (ve o da şöyle diyecek): “Ben size Rabbinizden bir mucize ile geldim. Size çamurdan kuş şekli yapar ve ona üfürürüm. Allah’ın izni ile o da derhal bir kuş olur. Yine Allah’ın izni ile anadan doğma körü ve alacalıyı iyi eder ve ölüyü diriltirim. Evlerinizde yediğiniz ve biriktirdiğiniz şeyleri size haber veririm. Elbette bunlarda sizin için (büyük bir) delil vardır, eğer iman eden kimseler iseniz. 50- Benden önce gelen Tevrat’ı tasdik edici olarak ve size (önceden) haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için geldim. Size Rabbinizden bir âyetle geldim. O halde Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin. 51- Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O’na ibadet edin. Dosdoğru yol işte budur.” 52- İsa onlardan küfrü sezince:“Allah’a (giden yolda) bana yardım edecekler kimlerdir?” dedi. Havariler şöyle dediler:“Biz, Allah’ın yardımcılarıyız. Allah’a iman ettik, sen de bizim müslümanlar olduğumuza şahit ol! 53- Rabbimiz, indirdiğine iman ettik ve Rasul’e tabi olduk. Artık bizi şahitlerle beraber yaz!” 54- Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. 55- O vakit Allah şöyle buyurdu:“Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, kendime yükselteceğim ve seni o kâfirler arasından tertemiz çıkaracağım. Sana uyanları da Kıyamet gününe kadar kâfirlerin üstünde tutacağım. Sonra hepinizin dönüşü bana olacak ve Ben de ayrılığa düştüğünüz konularda aranızda hüküm vereceğim.”

Continue in the whole surah's tafsir

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 57

Ali 'ImranJuz 3 · Page 57

3:53

رَبَّنَآ ءَامَنَّا بِمَآ أَنزَلۡتَ وَٱتَّبَعۡنَا ٱلرَّسُولَ فَٱكۡتُبۡنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ ٥٣

Our Lord, we have believed in what You revealed and have followed the messenger [i.e., Jesus], so register us among the witnesses [to truth]."

3:54

وَمَكَرُواْ وَمَكَرَ ٱللَّهُۖ وَٱللَّهُ خَيۡرُ ٱلۡمَٰكِرِينَ ٥٤

And they [i.e., the disbelievers] planned, but Allāh planned. And Allāh is the best of planners.

3:55

إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوۡقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ ٥٥

[Mention] when Allāh said, "O Jesus, indeed I will take you and raise you to Myself and purify [i.e., free] you from those who disbelieve and make those who follow you [in submission to Allāh alone] superior to those who disbelieve until the Day of Resurrection. Then to Me is your return, and I will judge between you concerning that in which you used to differ.

3:56

فَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَأُعَذِّبُهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدٗا فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ ٥٦

And as for those who disbelieved, I will punish them with a severe punishment in this world and the Hereafter, and they will have no helpers."

3:57

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُوَفِّيهِمۡ أُجُورَهُمۡۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّٰلِمِينَ ٥٧

But as for those who believed and did righteous deeds, He will give them in full their rewards, and Allāh does not like the wrongdoers.

3:58

ذَٰلِكَ نَتۡلُوهُ عَلَيۡكَ مِنَ ٱلۡأٓيَٰتِ وَٱلذِّكۡرِ ٱلۡحَكِيمِ ٥٨

This is what We recite to you, [O Muḥammad], of [Our] verses and the precise [and wise] message [i.e., the Qur’ān].

3:59

إِنَّ مَثَلَ عِيسَىٰ عِندَ ٱللَّهِ كَمَثَلِ ءَادَمَۖ خَلَقَهُۥ مِن تُرَابٖ ثُمَّ قَالَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ٥٩

Indeed, the example of Jesus to Allāh1 is like that of Adam. He created him from dust; then He said to him, "Be," and he was.

1 translator’s note
  1. i.e., regarding His creation of him. ↩

3:60

ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ٦٠

The truth is from your Lord, so do not be among the doubters.

3:61

فَمَنۡ حَآجَّكَ فِيهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ فَقُلۡ تَعَالَوۡاْ نَدۡعُ أَبۡنَآءَنَا وَأَبۡنَآءَكُمۡ وَنِسَآءَنَا وَنِسَآءَكُمۡ وَأَنفُسَنَا وَأَنفُسَكُمۡ ثُمَّ نَبۡتَهِلۡ فَنَجۡعَل لَّعۡنَتَ ٱللَّهِ عَلَى ٱلۡكَٰذِبِينَ ٦١

Then whoever argues with you about it after [this] knowledge has come to you - say, "Come, let us call our sons and your sons, our women and your women, ourselves and yourselves, then supplicate earnestly [together] and invoke the curse of Allāh upon the liars [among us]."

As-Sa'diTafsir · 3:54

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском