Luqman 31:29
Luqman · Juz 21 · Page 414
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِيٓ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ ٢٩
Do you not see [i.e., know] that Allāh causes the night to enter the day and causes the day to enter the night and has subjected the sun and the moon, each running [its course] for a specified term, and that Allāh, of whatever you do, is Aware?
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 31:29–30
29- Görmez misin ki Allah geceyi gündüze ekler, gündüzü de geceye ekler. Güneşi ve ayı (sizin hizmetinize) boyun eğdirmiştir ki her biri (kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar akıp gider. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 30- Bütün bunların sebebi şudur: Allah, hakkın ta kendisidir. Onların O’nun dışında yalvardıkları ise bâtıldır ve Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
29. Bu buyrukta da Yüce Allah, kâinatta tek başına tasarruf sahibi olduğunu, kâinatı idare ettiğini, geceyi gündüze, gündüzü de geceye eklemekte olduğunu, böylece bri geldi mi diğerinin gittiğini, tasarrufunun her şeyi kapsadığını ve bunu tek başına yaptığını ifade etmektedir. O, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir ve her ikisi de belli bir düzen içinde akıp gitmektedir. Onları yarattığı günden beri de bu düzenleri bozulmamıştır. Bu sayede kulların birtakım maslahatlarının, din ve dünyalarını ilgilendiren -ve kendisi ile ibret alıp yararlanacakları türden- menfaatleri gerçekleşmektedir. Güneş ve ayın “her biri (kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar akıp gider.” Bu süre geldi mi artık onların akıp gitmeleri son bulur. Onların güçleri işlemez olur. Bu ise güneşin dürüleceği, ayın ışığının söndürüleceği, dünyanın sona erip âhiret yurdunun başlayacağı vakit olan Kıyamet gününde olacaktır. “Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan” hayır ve şer hepsinden “haberdardır.” Bunlardan hiçbir şey O’na gizli saklı değildir. O, itaatkârları mükâfatlandırmak, isyankârları da cezalandırmak sureti ile bu amellerinizin karşılığını size verecektir.
30. “Bütün bunların” size azametine ve sıfatlarına dair yaptığı açıklamaların “sebebi şudur: Allah” zatında ve sıfatlarında “hakkın ta kendisidir.” Onun dini de haktır, rasûlleri haktır, azap tehdidi de haktır, O’na ibadet de hakkın ta kendisidir. “Onların O’nun dışında yalvardıkları ise” zatı itibari ile de sıfatları itibari ile de “bâtıldır.” Eğer Yüce Allah, bu varlıkları var etmemiş olsa idi, bunlar kendiliklerinden var olamazdı. Eğer bu varlıkların canlılığını sürdürmelerine fırsat vermeyecek olsa, bu varlıkların hiçbirisi hayatta kalamaz. Bunlar, bu mahiyetleri ile batıl olduklarına göre onlara ibadet de batıl üstüne batıl olur. “Ve Allah çok yücedir.” Zatı ile bütün mahlukatının üstündedir. O’nun sıfatları da başka hiçbir varlığın sıfatıyla kıyas edilemeyecek kadar yüce ve üstündür. O, yaratılmışların üstündedir ve onların hepsini emri altına almıştır. “Çok büyüktür” zatı ve sıfatında büyüklük (kibriyâ) yalnız O’nundur. Göklerde ve yerdekilerin kalplerinde de kibriya yalnız O’nun hakkıdır.
Page 414
31:29
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِيٓ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ ٢٩
Do you not see [i.e., know] that Allāh causes the night to enter the day and causes the day to enter the night and has subjected the sun and the moon, each running [its course] for a specified term, and that Allāh, of whatever you do, is Aware?
31:30
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِ ٱلۡبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡكَبِيرُ ٣٠
That is because Allāh is the True Reality, and that what they call upon1 other than Him is falsehood, and because Allāh is the Most High, the Grand.
1 translator’s note
- In worship. ↩
31:31
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱلۡفُلۡكَ تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِنِعۡمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنۡ ءَايَٰتِهِۦٓۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ ٣١
Do you not see that ships sail through the sea by the favor of Allāh that He may show you of His signs? Indeed in that are signs for everyone patient and grateful.
31:32
وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوۡجٞ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُاْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمۡ إِلَى ٱلۡبَرِّ فَمِنۡهُم مُّقۡتَصِدٞۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٖ كَفُورٖ ٣٢
And when waves come over them like canopies, they supplicate Allāh, sincere to Him in religion [i.e., faith]. But when He delivers them to the land, there are [some] of them who are moderate [in faith]. And none rejects Our signs except everyone treacherous and ungrateful.
31:33
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمۡ وَٱخۡشَوۡاْ يَوۡمٗا لَّا يَجۡزِي وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوۡلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيۡـًٔاۚ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞۖ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلۡغَرُورُ ٣٣
O mankind, fear your Lord and fear a Day when no father will avail his son, nor will a son avail his father at all. Indeed, the promise of Allāh is truth, so let not the worldly life delude you and be not deceived about Allāh by the Deceiver [i.e., Satan].
31:34
إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلسَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ ٱلۡغَيۡثَ وَيَعۡلَمُ مَا فِي ٱلۡأَرۡحَامِۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسٞ مَّاذَا تَكۡسِبُ غَدٗاۖ وَمَا تَدۡرِي نَفۡسُۢ بِأَيِّ أَرۡضٖ تَمُوتُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرُۢ ٣٤
Indeed, Allāh [alone] has knowledge of the Hour and sends down the rain and knows what is in the wombs.1 And no soul perceives what it will earn tomorrow, and no soul perceives in what land it will die. Indeed, Allāh is Knowing and Aware.
1 translator’s note
- i.e., every aspect of the fetus' present and future existence. ↩