As-Sajdah 32:3
The Prostration · Juz 21 · Page 415
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۚ بَلۡ هُوَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوۡمٗا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٖ مِّن قَبۡلِكَ لَعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ ٣
Or do they say, "He invented it"? Rather, it is the truth from your Lord, [O Muḥammad], that you may warn a people to whom no warner has come before you [so] perhaps they will be guided.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 32:1–3
1- Elif, Lâm, Mîm. 2- İçinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitap, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. 3- Yoksa onlar:“Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş olan bir kavmi uyarasın diye Rabbinden gelmiş olan haktır. Olur ki hidâyet bulurlar.
(Mekke’de inmiştir. 30 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
2. Yüce Allah, bu Kitab-ı Kerim’in âlemleri nimetleri ile besleyip gözeten alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunu haber vermektedir. O’nun âlemleri kendisi vasıtası ile gözettiği en büyük hususlardan birisi de bu Kitaptır. Bu Kitapta onların hallerini düzelten ve ahlâklarını kemale erdiren her bir husus vardır. Bu Kitapta hiçbir şüphe ve tereddüt yoktur. Tartışmayı gerektirecek bir taraf da yoktur.
3. Bununla birlikte peygamberi yalanlayan zalimler bu hususta: Onu Muhammed uydurdu, onu kendiliğinden uydurup ortaya koydu, derler. Bu Kitabı Muhammed’in uydurduğunu söylemek, Allah’ın kelâmını inkâr etmeye, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i çok büyük bir yalancılıkla itham etmek gibi en ileri derecede bir küstahlıktır. Zira bu, insanların tıpkı Allah’ın kelâmı gibi bir söz söyleyebileceklerini iddia etmek demektir ki bunların hepsi de çok ağır günahlardır. Yüce Allah, “Onu Muhammed uydurdu” diyenlerin sözlerini reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır: “Hayır, o... haktır.” Önünden de arkasından da batıl ona asla erişemez. O, her türlü işi hikmetli olan, hikmeti sonsuz Hakîm’in, bütün hamdlere layık Hamîd Allah’ın indirdiği bir kitaptır. “Senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş olan bir kavmi uyarasın diye Rabbinden gelmiş olan” kullara bir rahmet olarak indirdiği “haktır.” Yani Rabbin, bu Kitabı sana, kavminin uyarıcıları olmadığı için bir peygamberin gönderilmesine ve bir Kitabın indirilmesine son derece muhtaç oldukları bir halde indirmiştir. Onlar, cahillikleri içerisinde şaşkın oldukları, sapıklıkların karanlığı içerisinde bocaladıkları bir halde iken Allah, sana bu kitabı indirmiştir. Bizim sana bu Kitabı indirmemizin sebebi ise sapıklıklarından “hidâyet bulurlar” ve böylelikle hakkı bilip onu tercih ederler diyedir. Yüce Allah’ın sözünü ettiği bütün bu hususlar, onların bu Kitabı yalanlayışları ile tam bir çelişki arzetmektedir. Çünkü bütün bu hususlar onların iman etmelerini ve bu Kitabı tam anlamı ile tasdik etmelerini tasdik etmelerini gerektirmektedir. Çünkü bu Kitap, âlemlerin Rabbi tarafından gelmiştir ve hakkın ta kendisidir. Hakkın ise her halükârda kabul edilmesi gerekir. Yine bu Kitapta hiçbir şekilde “şüphe yoktur.” Hatta şüphe etmeyi gerektirecek hiçbir husus yoktur. Onda vakıaya uymayan bir haber olmadığı gibi, manalarında gizlilik, kapalılık ve karışıklık gibi şüpheye düşmeyi gerektirecek bir taraf da yoktur. Üstelik bu Kitap, risalete zorunlu bir ihtiyaç bulunduğu bir zamanda gelmiştir ve o her türlü hayra ve iyiliğe ileten bir rehberdir.
Page 415
سورة السجدة
As-Sajdah
The Prostration · Meccan · 30 ayahs
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
32:1
الٓمٓ ١
Alif, Lām, Meem.1
1 translator’s note
- See footnote to 2:1. ↩
32:2
تَنزِيلُ ٱلۡكِتَٰبِ لَا رَيۡبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٢
[This is] the revelation of the Book about which there is no doubt from the Lord of the worlds.
32:3
أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۚ بَلۡ هُوَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوۡمٗا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٖ مِّن قَبۡلِكَ لَعَلَّهُمۡ يَهۡتَدُونَ ٣
Or do they say, "He invented it"? Rather, it is the truth from your Lord, [O Muḥammad], that you may warn a people to whom no warner has come before you [so] perhaps they will be guided.
32:4
ٱللَّهُ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٖ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِۖ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِيّٖ وَلَا شَفِيعٍۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ ٤
It is Allāh who created the heavens and the earth and whatever is between them in six days; then He established Himself above the Throne.1 You have not besides Him any protector or any intercessor; so will you not be reminded?
1 translator’s note
- See footnotes to 2:19 and 7:54. ↩
32:5
يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يَعۡرُجُ إِلَيۡهِ فِي يَوۡمٖ كَانَ مِقۡدَارُهُۥٓ أَلۡفَ سَنَةٖ مِّمَّا تَعُدُّونَ ٥
He arranges [each] matter from the heaven to the earth; then it will ascend to Him in a Day, the extent of which is a thousand years of those which you count.
32:6
ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦
That is the Knower of the unseen and the witnessed, the Exalted in Might, the Merciful,
32:7
ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ كُلَّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥۖ وَبَدَأَ خَلۡقَ ٱلۡإِنسَٰنِ مِن طِينٖ ٧
Who perfected everything which He created and began the creation of man from clay.
32:8
ثُمَّ جَعَلَ نَسۡلَهُۥ مِن سُلَٰلَةٖ مِّن مَّآءٖ مَّهِينٖ ٨
Then He made his posterity out of the extract of a liquid disdained.
32:9
ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦۖ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَۚ قَلِيلٗا مَّا تَشۡكُرُونَ ٩
Then He proportioned him and breathed into him from His [created] soul1 and made for you hearing and vision and hearts [i.e., intellect]; little are you grateful.
1 translator’s note
- i.e., element of life. See footnote to 15:29. ↩
32:10
وَقَالُوٓاْ أَءِذَا ضَلَلۡنَا فِي ٱلۡأَرۡضِ أَءِنَّا لَفِي خَلۡقٖ جَدِيدِۭۚ بَلۡ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ كَٰفِرُونَ ١٠
And they say, "When we are lost [i.e., disintegrated] within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in the meeting with their Lord, disbelievers.
32:11
۞ قُلۡ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلۡمَوۡتِ ٱلَّذِي وُكِّلَ بِكُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ تُرۡجَعُونَ ١١
Say, "The angel of death who has been entrusted with you will take you. Then to your Lord you will be returned."