Al-AhzabJuz 22 · Page 426

Al-Ahzab 33:62

The Combined Forces · Juz 22 · Page 426

سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا ٦٢

[This is] the established way of Allāh with those who passed on before; and you will not find in the way of Allāh any change.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 33:59–62

59- Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle de cilbâblarını (başlarından aşağı) üzerlerine salsınlar. Bu, onların (hür ve iffetli olarak) tanınıp rahatsız edilmemeleri için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir. 60- Eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haber yayanlar (bu yaptıklarına) son vermezlerse andolsun seni (savaşmak üzere) onların üzerine göndeririz. Sonra orada seninle birlikte ancak çok az bir süre kalabilirler. 61- Lanete uğramışlar olarak (oradan sürülürler). Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve öldürülürler. 62- Daha önce geçenler hakkında Allah’ın sünneti/kanunu da budur. Sen Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.

59. Bu âyet, “hicab âyeti” diye adlandırılan âyettir. Yüce Allah peygamberine, genel olarak mü’minlerin hanımlarına bu hükmü emretmesini, bu arada bu husustaki emirler haklarında daha kesin olduğundan ve başkasına emir veren kimsenin, başkalarından önce bizzat kendi ailesinden başlaması gerektiğinden dolayı kendi hanımlarından ve kızlarından başlamasını emretmektedir. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır:“Ey iman edenler! Tutuşturucusu insanlarla taşlar olan o ateşten kendinizi ve ailelerinizi koruyun.”(et-Tahrîm, 66/6)“Cilbâblarını (başlarından aşağı) üzerlerine salsınlar.” Cilbab, elbise üstünden giyilen örtü, büyük baş örtüsü, tepeden tırnağa kadar örten elbise demektir. Yani sen onlara yüzlerini ve göğüslerini cilbablarının bir kısmı ile örtmelerini emret. Daha sonra Yüce Allah, bunun hikmetini şöylece söz konusu etmektedir:“Bu, onların (hür ve iffetli olarak) tanınıp rahatsız edilmemeleri için daha uygundur.” Bu, örtüye bürünmemeleri halinde rahatsız edileceklerini göstermektedir. Çünkü örtünmeyecek olurlarsa bunların iffetli kadınlar olmadıkları zannedilebilir ve o nedenle kalbinde hastalık bulunan kimselerin bunlara sataşıp eziyet etmeleri ihtimal dahilindedir. Hatta onlar hakir görülebilir ve cariye oldukları bile zannedilebilir. Böylece kötülük yapmak isteyenler de onları hafife alabilir. İşte örtüye bürünmek, bu hususta onlara tamah besleyenlerin bu gibi umutlarını ortadan kaldırır. “Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Çünkü O, bundan önce aykırı davranışlarınızı bağışlamış, hükümleri açıklamakla, helâl ve haramı belirtmekle size merhamet buyurmuştur. Bu buyrukla kadınlar yönünden açılabilecek bir fitne kapısı kapatılmış olmaktadır. Kötülük ehli yönünden açılabilecek kapı da şu buyrukla onlara tehditte bulunularak kapatılmıştır.

60. “Eğer münafıklar, kalplerinde” şüphe yahut şehvet gibi bir “hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haber yayanlar” yani müminleri düşmanlar ile korkutup dehşete düşürmeye çalışan, onların çokluklarını, güçlüklerini müslümanların ise zayıf olduklarını dile getirenler “(bu yaptıklarına) son vermezlerse” Burada neye son vereceklerinin açıkça söz konusu edilmemesi, bu işi yapmaya kalkışanların hatırlarından geçirdikleri, akıllarına gelen her türlü vesvese, İslâm’a ve müslümanlara sövmeye kalkışma, müslümanlar arasında yalan haber yayıp güçlerini zayıflatma, mü’min hanımlara kötü maksatlarla dil uzatma, haklarında hayasızca konuşma vb. gibi bu tür kimselerden sadır olan türlü masiyetlerin tamamını kapsaması içindir. İşte böyleleri bu işlerinden vazgeçmeyecek olurlarsa; “andolsun seni (savaşmak üzere) onların üzerine göndeririz.” Onları cezalandırmanı, onlarla savaşmanı emreder, seni onlara başına musallat ederiz. Daha sonra da bunu yaptık mı onların sana karşı koyacak güçleri bulunmaz, kendilerini hiçbir şekilde koruyamazlar. O bakımdan şöyle buyurmaktadır:“Sonra orada seninle birlikte ancak çok az bir süre kalabilirler.” Yani sen, onları öldüreceğin yahut süreceğin için Medine’de sana ancak pek kısa bir süre komşuluk edebileceklerdir. Bu buyruk, müslümanlar arasında kalmaları halinde müslümanlara zarar verecek kötü kimselerin sürgüne gönderileceğine delildir. Çünkü böylesi, kötülüğün kökünü daha bir ortadan kaldırıcı ve kötü olanı daha bir uzaklaştırıcıdır. 61. Bulundukları yerden sürülürler, onlar hiçbir şekilde kendilerini güven altında hissetmezler. Rahat ve huzur bulamazlar. Öldürülmekten, hapsedilmekten yahut cezalandırılmaktan korkarlar.

62. “Daha önce geçenler hakkında Allah’ın sünneti/kanunu da budur.” Yani isyanı devam ettirenler, eziyet verme cesaretini göstererek bundan vazgeçmeyenler, ağır bir şekilde cezaya uğratılırlar. “Sen Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.” Aksine O’nun sünneti/kanunu, belli sonuçları gerektiren sebepler ile birlikte cereyan eder.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 426

Al-AhzabJuz 22 · Page 426

33:55

لَّا جُنَاحَ عَلَيۡهِنَّ فِيٓ ءَابَآئِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآئِهِنَّ وَلَآ إِخۡوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآءِ إِخۡوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبۡنَآءِ أَخَوَٰتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُهُنَّۗ وَٱتَّقِينَ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدًا ٥٥

There is no blame upon them [i.e., women] concerning their fathers or their sons or their brothers or their brothers' sons or their sisters' sons or their women or those their right hands possess [i.e., slaves].1 And fear Allāh. Indeed Allāh is ever, over all things, Witness.

1 translator’s note
  1. It is permissible for a woman to appear before these people without complete covering and to be alone with them. The brothers of both parents (uncles) are included as "fathers" or "parents," according to ḥadīth. ↩

33:56

إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِيِّۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ صَلُّواْ عَلَيۡهِ وَسَلِّمُواْ تَسۡلِيمًا ٥٦

Indeed, Allāh confers blessing upon the Prophet, and His angels [ask Him to do so]. O you who have believed, ask [Allāh to confer] blessing upon him and ask [Allāh to grant him] peace.

33:57

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُؤۡذُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِ وَأَعَدَّ لَهُمۡ عَذَابٗا مُّهِينٗا ٥٧

Indeed, those who abuse Allāh and His Messenger - Allāh has cursed them in this world and the Hereafter and prepared for them a humiliating punishment.

33:58

وَٱلَّذِينَ يُؤۡذُونَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ بِغَيۡرِ مَا ٱكۡتَسَبُواْ فَقَدِ ٱحۡتَمَلُواْ بُهۡتَٰنٗا وَإِثۡمٗا مُّبِينٗا ٥٨

And those who harm believing men and believing women for [something] other than what they have earned [i.e., deserved] have certainly borne upon themselves a slander and manifest sin.

33:59

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ قُل لِّأَزۡوَٰجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ يُدۡنِينَ عَلَيۡهِنَّ مِن جَلَٰبِيبِهِنَّۚ ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَن يُعۡرَفۡنَ فَلَا يُؤۡذَيۡنَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورٗا رَّحِيمٗا ٥٩

O Prophet, tell your wives and your daughters and the women of the believers to bring down over themselves [part] of their outer garments.1 That is more suitable that they will be known2 and not be abused. And ever is Allāh Forgiving and Merciful.3

3 translator’s notes
  1. The jilbāb, which is defined as a cloak covering the head and reaching to the ground, thereby covering the woman's entire body.

    [1210] As chaste believing women.

    [1211] Or "and Allāh was Forgiving and Merciful" of what occurred before this injunction or before knowledge of it.

    ↩
  2. ↩
  3. ↩

33:60

۞ لَّئِن لَّمۡ يَنتَهِ ٱلۡمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡمُرۡجِفُونَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ لَنُغۡرِيَنَّكَ بِهِمۡ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَآ إِلَّا قَلِيلٗا ٦٠

If the hypocrites and those in whose hearts is disease1 and those who spread rumors in al-Madīnah do not cease, We will surely incite you against them; then they will not remain your neighbors therein except for a little,

1 translator’s note
  1. Referring here to those who commit adultery or fornication. ↩

33:61

مَّلۡعُونِينَۖ أَيۡنَمَا ثُقِفُوٓاْ أُخِذُواْ وَقُتِّلُواْ تَقۡتِيلٗا ٦١

Accursed wherever they are found, [being] seized and massacred completely.

33:62

سُنَّةَ ٱللَّهِ فِي ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلُۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبۡدِيلٗا ٦٢

[This is] the established way of Allāh with those who passed on before; and you will not find in the way of Allāh any change.

As-Sa'diTafsir · 33:62

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском