Az-ZumarJuz 23 · Page 461

Az-Zumar 39:30

The Troops · Juz 23 · Page 461

إِنَّكَ مَيِّتٞ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ ٣٠

Indeed, you are to die, and indeed, they are to die.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 39:27–31

27- Andolsun ki biz, bu Kur’ân’da düşünüp öğüt alsınlar diye insanlar için her türlü misali verdik. 28- Korkup sakınsınlar diye de (bu kitabı) hiçbir eğriliği olmayan, Arapça bir Kur’ân olarak (indirdik.) 29- Allah, birbirleriyle çekişip duran birkaç ortağın/efendinin sahip olduğu bir adam ile sadece bir efendiye ait olan bir başka adamı misal verir. Hiç bu ikisinin durumu eşit olur mu? Hamdolsun Allah’a! Fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. 30- Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. 31- Sonra da Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanıp) muhakeme olacaksınız.

27. Yüce Allah, bu Kur’ân-ı Kerîm’de hayır ve şer ehline dair, tevhide ve şirke dair bütün misalleri verdiğini haber vermektedir ki bu misaller, eşyanın hakikatlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Bundaki hikmete gelince bu, “düşünüp öğüt alsınlar diye”dir. Yani biz hakkı onlara açıkladığımız takdirde onu öğrenip gereğince amel etsinler diyedir.

28. “Korkup sakınsınlar diye de” Allah’tan gereği gibi korksunlar, takvalı olsunlar diye. Çünkü biz, onlar için gerek ilmî gerek amelî takvânın yollarını, bu her şeyi ile dosdoğru ve Allah’ın kendisinde her türlü misalden örnekler verdiği bu Arapça Kur’ân ile kolaylaştırmış bulunuyoruz. “Hiçbir eğriliği olmayan” bir Kitaptır bu. Yani bu Kitapta herhangi bir tutarsızlık, herhangi bir açıdan eksiklik yoktur. Ne lafızlarında ne manalarında. Bu, o Kitabın mükemmel derecede dengeli olmasını ve her şeyi ile dosdoğru olmasını ifade etmektedir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Hamd, kuluna Kitabı indiren ve onda hiçbir eğriliğe yer vermeyen Allah’adır ki O, dosdoğru bir kitaptır”(el-Kehf, 18/1-2)“Arapça bir Kur’ân olarak” özellikle Araplar için lafızları açık, manaları kolay, Arapça bir Kur’ân olarak indirilmiştir.

29. Yüce Allah, şirk ve tevhide dair bir misal vererek şöyle buyurmaktadır:“Allah birbirleriyle çekişip duran birkaç ortağın/efendinin sahip olduğu bir adam” yani bir köle “ile sadece bir efendiye ait olan bir başka adamı misal verir.” Birinci kölenin ortak efendileri pek çok olduğu gibi, herhangi bir hususta ve herhangi bir halde ittifak etmeleri söz konusu olmadığı için onun rahat etmesi mümkün değildir. Aksine onun hakkındaki isteklerinde çekişme ve anlaşmazlık içerisindedirler. Herkesin ayrı bir isteği vardır ve onun yerine getirilmesini ister. Onlardan biri, bir işi yapmasını isterken, öteki bir başkasını ister. Bu şekilde anlaşmazlık içerisinde ortakları bulunan böyle bir kimsenin hali acaba nasıl olur? Diğer taraftan ise ikinci kişinin sadece bir efendisi vardır. Ve o da efendisinin maksadını bilmektedir, bundan dolayı da tam bir rahat içerisindedir. “Hiç bu ikisinin” yani bu iki adamın “durumu eşit olur mu?” Asla olmaz. İşte müşrikin durumu da böyledir. Onun da birbirleri ile anlaşmazlık içerisinde bulunan ortakları vardır. Kimi zaman birisine dua eder, kimi zaman ötekine. Böyle bir kimsenin istikrarsız olduğu, kalbinin hiçbir noktada huzur ve sükûn bulmadığı görülür. Muvahhid ise ihlâsla Rabbine ibadet eder; sadece O’na bağlıdır. Allah onu başkasının ortaklığından kurtarmıştır. O bakımdan böyle bir kimse tam bir rahat içindedir, huzur ve sükunu da mükemmeldir. Şimdi “Hiç bu ikisinin durumu eşit olur mu?” Hakkı batıldan ayırt etmesi ve cahillere doğru yolu göstermesi dolayısı ile “Hamdolsun Allah’a! Fakat onların çoğu bilmezler.”

30. Hepiniz kaçınılmaz olarak öleceksiniz. Nitekim bir başka yerde şöyle buyurulmaktadır:“Senden önce hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi eğer sen ölürsen, onlar ebedi mi kalacaklar?”(el-Enbiyâ, 21/34)

31. “Sonra da kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanıp)” hakkında anlaşmazlık ettiğiniz hususlarda “muhakeme olacaksınız.” O da adaletli hükmü ile haklıyı haksızdan ayırt edecek ve herkese amelinin karşılığını verecektir. “Allah, onların yaptıklarını bir bir saymıştır, onlarsa O’nu unutmuşlardır.”(el-Mücâdele, 58/6)

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 461

Az-ZumarJuz 23 · Page 461

39:22

أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٖ مِّن رَّبِّهِۦۚ فَوَيۡلٞ لِّلۡقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ ٢٢

So is one whose breast Allāh has expanded to [accept] Islām and he is upon [i.e., guided by] a light from his Lord [like one whose heart rejects it]? Then woe to those whose hearts are hardened against the remembrance of Allāh. Those are in manifest error.

39:23

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ ٢٣

Allāh has sent down the best statement: a consistent Book wherein is reiteration. The skins shiver therefrom of those who fear their Lord; then their skins and their hearts relax at the remembrance [i.e., mention] of Allāh. That is the guidance of Allāh by which He guides whom He wills. And one whom Allāh sends astray - for him there is no guide.

39:24

أَفَمَن يَتَّقِي بِوَجۡهِهِۦ سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَقِيلَ لِلظَّٰلِمِينَ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ ٢٤

Then is he who will shield with his face1 the worst of the punishment on the Day of Resurrection [like one secure from it]? And it will be said to the wrongdoers, "Taste what you used to earn."

1 translator’s note
  1. Rather than his hands, which will be chained to his neck. ↩

39:25

كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَأَتَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ ٢٥

Those before them denied, and punishment came upon them from where they did not perceive.

39:26

فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلۡخِزۡيَ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ ٢٦

So Allāh made them taste disgrace in worldly life. But the punishment of the Hereafter is greater, if they only knew.

39:27

وَلَقَدۡ ضَرَبۡنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٖ لَّعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ ٢٧

And We have certainly presented for the people in this Qur’ān from every [kind of] example - that they might remember.

39:28

قُرۡءَانًا عَرَبِيًّا غَيۡرَ ذِي عِوَجٖ لَّعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ ٢٨

[It is] an Arabic Qur’ān, without any deviance1 that they might become righteous.2

2 translator’s notes
  1. From the truth.

    [1350] Through consciousness of Allāh.

    ↩
  2. ↩

39:29

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلٗا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلٗا سَلَمٗا لِّرَجُلٍ هَلۡ يَسۡتَوِيَانِ مَثَلًاۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٢٩

Allāh presents an example: a man [i.e., slave] owned by quarreling partners and another belonging exclusively to one man - are they equal in comparison? Praise be to Allāh! But most of them do not know.

39:30

إِنَّكَ مَيِّتٞ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ ٣٠

Indeed, you are to die, and indeed, they are to die.

39:31

ثُمَّ إِنَّكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمۡ تَخۡتَصِمُونَ ٣١

Then indeed you, on the Day of Resurrection, before your Lord, will dispute.

As-Sa'diTafsir · 39:30

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском