An-Nisa 4:114
The Women · Juz 5 · Page 97
۞ لَّا خَيۡرَ فِي كَثِيرٖ مِّن نَّجۡوَىٰهُمۡ إِلَّا مَنۡ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوۡ مَعۡرُوفٍ أَوۡ إِصۡلَٰحِۭ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوۡفَ نُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١١٤
No good is there in much of their private conversation, except for those who enjoin charity or that which is right or conciliation between people. And whoever does that seeking means to the approval of Allāh - then We are going to give him a great reward.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 4:114
114- Bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanlar arasını düzeltmeyi emredeninkinden başka, onların fısıldaşmalarının pek çoğunda hayır yoktur. Kim Allah’ın rızasını gözeterek bunları yaparsa biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
114. Yani insanların fısıldaşmalarının ve karşılıklı konuşmalarının pek çoğunda -eğer hayır ihtiva etmiyor ise- hayır yoktur. Çünkü bu konuşmalar, ya mubah olup hiçbir faydası bulunmayan sözler türündendir yahut da katıksız zarardır ve kötüdür. Bütün türleri ile haram sözler gibi. Ancak Yüce Allah bunlardan bazı sözleri istisna ederek şöyle buyurmuştur:“Bir sadaka vermeyi” mal, bilgi veya herhangi bir faydalı şeyi vermeyi… Hatta belki de bunun kapsamına tesbih, hamd etmek ve buna benzer bir takım ibadetler de girebilir. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:“Her bir tesbih bir sadakadır, her bir tekbir bir sadakadır, her bir tehlil (la ilâhe illallah demek) bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır, kötülükten alıkoymak bir sadakadır. Sizden herhangi birinizin hanımına yaklaşması da bir sadakadır.”“veya bir iyilik yapmayı” bu da iyilik, itaat, şeriatın ve aklın güzel olarak kabul ettiği (maruf) her bir şeydir. İyiliği emretmek mutlak olarak anılıp kötülükten alıkoymakla birlikte söz konusu edilmeyecek olursa onun kapsamına kötülükten alıkoymak da girer. Çünkü kötülüklerin terk edilmesi de iyilik (maruf) kapsamına girer. Aynı şekilde kötülük terk edilmedikçe iyilik de tam yapılmış olmaz. Birlikte zikredilmeleri halinde ise maruf (iyilik) emrolunan işleri yapmak, münker (kötülük) de yasak kılınan şeyleri terk etmek şeklinde açıklanır. “yahut insanlar arasını düzeltmeyi” İnsanların arasını düzeltmek (ıslah) ancak birbiri ile anlaşmazlık içerisinde bulunan ve davalı kişiler arasında olur. Anlaşmazlık ve çekişme, sayılması mümkün olmayacak kadar çok kötülük ve bölünme meydana gerektirir. Bundan dolayı dinimiz can, mal, ırz (namus, şeref ve haysiyet) gibi hususlarda insanların arasını düzeltmeye teşvik etmiştir. Hatta din hususunda bile ıslahı emir etmiştir. Nitekim Yüce Allah:“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın, bölünmeyin.”(Âl-i İmran, 3/103) buyurmaktadır. Bir başka âyet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır:“Eğer mü’minlerden iki grup birbirleri ile çarpışırlarsa onların aralarını düzeltin. Eğer onların biri diğerine karşı haksızlık ediyorsa o haksızlık eden grupla Allah’ın emrine dönünceye kadar çarpışın...”(el-Hucurat, 49/9) Yüce Allah bir başka yerde de “Sulh daha hayırlıdır” buyurmaktadır. (en-Nisa, 4/128) İnsanların arasını düzeltmeye gayret eden bir kimse nafile namaz, oruç ve sadaka ile itaatte bulunandan daha faziletlidir. Yüce Allah ıslah ve arayı düzeltmek için çalışanın çalışmasını ve amelini mutlaka düzeltir. Nitekim arayı bozmak için çalışıp çabalayan kimsenin de Allah amelini ıslah etmez ve ona maksadını tam anlamı ile gerçekleştirme imkânını vermez. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Elbette Allah o bozguncuların işini düzeltmez.”(Yunus, 10/81) İşte bu gibi işler -âyet-i kerimede zikredilen bu istisnanın da delil olduğu gibi- hayırlıdır; fakat ecrin mükemmel ve eksiksiz olması, niyet ve ihlâsa bağlıdır. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim Allah’ın rızasını gözeterek bunları yaparsa biz, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.” Bundan dolayı kulun her zaman ve her bir hayırda amelini ihlâsla ve Allah rızası için yapması gerekir. Ki böylelikle büyük ecir elde edebilsin, ihlâslı amele alışsın, ihlâs sahibi kimselerden olsun ve ecrini tam alsın. Maksadına ister erişsin ister erişmesin böyledir, çünkü niyet tahakkuk etmiş ve onunla birlikte mümkün olan amel de yerine getirilmiştir.
Page 97
4:114
۞ لَّا خَيۡرَ فِي كَثِيرٖ مِّن نَّجۡوَىٰهُمۡ إِلَّا مَنۡ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوۡ مَعۡرُوفٍ أَوۡ إِصۡلَٰحِۭ بَيۡنَ ٱلنَّاسِۚ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوۡفَ نُؤۡتِيهِ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١١٤
No good is there in much of their private conversation, except for those who enjoin charity or that which is right or conciliation between people. And whoever does that seeking means to the approval of Allāh - then We are going to give him a great reward.
4:115
وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا ١١٥
And whoever opposes the Messenger after guidance has become clear to him and follows other than the way of the believers - We will give him what he has taken1 and drive him into Hell, and evil it is as a destination.
1 translator’s note
- i.e., make him responsible for his choice. ↩
4:116
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغۡفِرُ أَن يُشۡرَكَ بِهِۦ وَيَغۡفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُۚ وَمَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدۡ ضَلَّ ضَلَٰلَۢا بَعِيدًا ١١٦
Indeed, Allāh does not forgive association with Him, but He forgives what is less than that for whom He wills. And he who associates others with Allāh has certainly gone far astray.
4:117
إِن يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَٰثٗا وَإِن يَدۡعُونَ إِلَّا شَيۡطَٰنٗا مَّرِيدٗا ١١٧
They call upon instead of Him none but female [deities], and they [actually] call upon none but a rebellious Satan,
4:118
لَّعَنَهُ ٱللَّهُۘ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنۡ عِبَادِكَ نَصِيبٗا مَّفۡرُوضٗا ١١٨
Whom Allāh has cursed. For he had said, "I will surely take from among Your servants a specific portion.
4:119
وَلَأُضِلَّنَّهُمۡ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمۡ وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلۡقَ ٱللَّهِۚ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيۡطَٰنَ وَلِيّٗا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدۡ خَسِرَ خُسۡرَانٗا مُّبِينٗا ١١٩
And I will mislead them, and I will arouse in them [sinful] desires, and I will command them so they will slit the ears of cattle, and I will command them so they will change the creation of Allāh." And whoever takes Satan as an ally instead of Allāh has certainly sustained a clear loss.
4:120
يَعِدُهُمۡ وَيُمَنِّيهِمۡۖ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا ١٢٠
He [i.e., Satan] promises them and arouses desire in them. But Satan does not promise them except delusion.
4:121
أُوْلَٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنۡهَا مَحِيصٗا ١٢١
The refuge of those will be Hell, and they will not find from it an escape.