Al-Ma'idahJuz 6 · Page 109

Al-Ma'idah 5:11

The Table Spread · Juz 6 · Page 109

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ هَمَّ قَوۡمٌ أَن يَبۡسُطُوٓاْ إِلَيۡكُمۡ أَيۡدِيَهُمۡ فَكَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ١١

O you who have believed, remember the favor of Allāh upon you when a people determined to extend their hands [in aggression] against you, but He withheld their hands from you; and fear Allāh. And upon Allāh let the believers rely.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 5:11

11- Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size ellerini uzatmak istemişti de onların ellerini sizden geri çekmişti. Allah’tan korkup sakının. Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.

11. Yüce Allah mü’minlere büyük nimetlerini hatırlatmakta ve bu nimetleri hem kalpleri ile hem de dilleri ile anmaya teşvik etmektedir. Onlar, düşmanlarını öldürmüş olmayı, mallarını ve ülkelerini almayı, onları esir etmeyi bir nimet olarak değerlendirdikleri gibi aynı şekilde Allah'ın, düşmanların onlara uzanan ellerini tutmasını, hile ve tuzaklarını başlarına geçirmesini de Allah’ın üzerlerindeki bir nimeti olarak saymalıdırlar. Çünkü düşmanlar bir iş yapmak ister, bunu yapabileceklerini zannederler de mü’minlere yapmak istedilerini gerçekleştiremezlerse işte bu, Allah’ın mü’min kullarına bir yardımıdır. Mü’minlerin bundan dolayı Allah’a şükretmeleri, O’na ibadet etmeleri ve O’nu anmaları gerekir. Bu ise kâfir, münafık ve haddi aşan herhangi bir kimsenin mü’minlere bir kötülük yapmak isteyip de Allah’ın onun müslümanlara vermek istediği kötülüğü alıkoyması şeklindeki bütün halleri kapsar ve bütün bu haller bu âyetin kapsamına girer. Daha sonra Yüce Allah hem düşmanlarına karşı zafer kazanmak için hem de diğer bütün hallerinde kendisi ile Allah’ın yardımını isteyebilecekleri bir hususu emrederek:“Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler” buyurmaktadır. Yani dini ve dünyevi maslahatlarını elde etmekte O’na güvenmelidirler. Kendi güç ve imkânlarından uzaklaşarak, arzu ettikleri şeyleri ele geçirmek için Yüce Allah’a dayanmalıdırlar. Kulun tevvekkülü imanı ile orantılıdır. Tevekkül ise kalbin, ittifakla kabul edilmiş görevleri arasında yer alır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 109

Al-Ma'idahJuz 6 · Page 109

5:10

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ ١٠

But those who disbelieve and deny Our signs - those are the companions of Hellfire.

5:11

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ هَمَّ قَوۡمٌ أَن يَبۡسُطُوٓاْ إِلَيۡكُمۡ أَيۡدِيَهُمۡ فَكَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ١١

O you who have believed, remember the favor of Allāh upon you when a people determined to extend their hands [in aggression] against you, but He withheld their hands from you; and fear Allāh. And upon Allāh let the believers rely.

5:12

۞ وَلَقَدۡ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ وَبَعَثۡنَا مِنۡهُمُ ٱثۡنَيۡ عَشَرَ نَقِيبٗاۖ وَقَالَ ٱللَّهُ إِنِّي مَعَكُمۡۖ لَئِنۡ أَقَمۡتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَيۡتُمُ ٱلزَّكَوٰةَ وَءَامَنتُم بِرُسُلِي وَعَزَّرۡتُمُوهُمۡ وَأَقۡرَضۡتُمُ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنٗا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمۡ سَيِّـَٔاتِكُمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّكُمۡ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ فَمَن كَفَرَ بَعۡدَ ذَٰلِكَ مِنكُمۡ فَقَدۡ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ ١٢

And Allāh had already taken a covenant from the Children of Israel, and We delegated from among them twelve leaders. And Allāh said, "I am with you. If you establish prayer and give zakāh and believe in My messengers and support them and loan Allāh a goodly loan,1 I will surely remove from you your misdeeds and admit you to gardens beneath which rivers flow. But whoever of you disbelieves after that has certainly strayed from the soundness of the way."

1 translator’s note
  1. By spending in the cause of Allāh, seeking His reward. ↩

5:13

فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ لَعَنَّٰهُمۡ وَجَعَلۡنَا قُلُوبَهُمۡ قَٰسِيَةٗۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٖ مِّنۡهُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۖ فَٱعۡفُ عَنۡهُمۡ وَٱصۡفَحۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ١٣

So for their breaking of the covenant We cursed them and made their hearts hardened. They distort words from their [proper] places [i.e., usages] and have forgotten a portion of that of which they were reminded.1 And you will still observe deceit among them, except a few of them. But pardon them and overlook [their misdeeds]. Indeed, Allāh loves the doers of good.

1 translator’s note
  1. In the Torah concerning the coming of Prophet Muḥammad (ﷺ). ↩
As-Sa'diTafsir · 5:11

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском