Al-Ma'idah 5:73
The Table Spread · Juz 6 · Page 120
لَّقَدۡ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلَٰثَةٖۘ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّآ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۚ وَإِن لَّمۡ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٧٣
They have certainly disbelieved who say, "Allāh is the third of three."1 And there is no god except one God. And if they do not desist from what they are saying, there will surely afflict the disbelievers among them a painful punishment.
1 translator’s note
- i.e., one part of three, referring to the Christian concept of trinity. ↩
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 5:72–75
72- “Allah, Meryem oğlu (İsa) Mesih’tir” diyenler andolsun ki kâfir oldular. Halbuki Mesih:“Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin” demişti. Çünkü kim Allah’a ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer ateştir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı da yoktur. 73- “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler de andolsun kâfir oldular. Halbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir (hak) ilâh yoktur. Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse içlerinden kâfir olanlara andolsun ki pek acı bir azap dokunacaktır. 74- Hâlâ Allah’a tevbe etmeyecek ve ondan mağfiret dilemeyecekler mi? Halbuki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir. 75- Meryem oğlu Mesih, sadece bir rasûldür. Ondan önce de rasûller gelip geçmiştir. Anası ise sıddîka bir kadındır. İkisi de yemek yerlerdi. Bizim âyetleri onlara nasıl açıkladığımıza bir bak! Sonra da onların nasıl döndürüldüklerine bir bak!
72. Yüce Allah, hıristiyanların:“Allah, Meryem oğlu (İsa) Mesih’tir” şeklindeki sözleri ile küfre düştüklerini haber vermektedir. Onlar bu sözlerini, İsa’nın babasız olarak sadece bir anneden dünyaya gelmek suretiyle ilâhi yaratmada alışılmışın dışına çıkmasına dayandırmışlardır. Halbuki İsa, onların bu iddialarını yalanlayarak kendilerine:“Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin” demiş, böylelikle kendisinin tam bir kul olduğunu, Rabbinin de bütün yaratılmışları kapsayan rububiyete sahip olduğunu ifade etmiş ve ortaya koymuştu. “Çünkü kim Allah’a” İsa olsun başka birisi olsun yaratıklardan herhangi bir kimseyi “ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer ateştir.” Çünkü böyle bir kimse yaratılmışı Yaratıcıya eşit tutmuş, Allah’ın onu, kendisi için yaratmış olduğu ibadeti, ona layık olmayan birisine yönletmiştir. O nedenle böyle bir kimse ebedi olarak cehennemde kalmayı hak etmiştir. “Zalimlerin hiçbir yardımcısı da yoktur.” Allah’ın azabından kurtaracak yahut başlarına gelen bu büyük musibetin bir bölümünü olsun giderecek hiçbir kimseleri olmayacaktır.
73. “Allah, üçün üçüncüsüdür, diyenler de andolsun kâfir oldular.” Bu da hıristiyanlarca desteklenen görüşlerden birisidir. Onlar Allah’ın; Allah, İsa ve Meryem’den oluşan üçlünün (teslis) üçüncüsü olduğunu iddia etmişlerdir. Yüce Allah onların bu söylediklerinden çok yüce ve münezzehtir. Bu da hıristiyanların ne kadar kıt akıllı olduklarının en büyük delilidir. Bu kadar çirkin bir sözü ve görüşü nasıl kabul etmişler? Bu kadar kötü bir inanca nasıl bağlanabilmişler? Nasıl Yaratıcı ile yaratılanı birbirine karıştırıp şüpheye düşmüşler? Nasıl olur da âlemlerin Rabbini gereği gibi tanıyamamışlar? Yüce Allah onlara ve benzerlerine cevap olmak üzere:“Halbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir (hak) ilâh yoktur” buyurmaktadır. Bu bir ve tek ilâh, bütün kemal sıfatlara sahip, her türlü eksiklikten de münezzehtir. Tek başına yaratan ve yaratılmışların işlerini çekip çeviren ve idare eden yalnızca O’dur. Yaratılmışların sahip oldukları her bir nimet mutlaka O’ndandır. Peki, bir başkası nasıl onunla birlikte ilâh kabul edilebilir? Yüce Allah zalimlerin söylediklerinden pek yüce ve münezzehtir! Daha sonra Allah subhanehu onları:“Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse içlerinden o kâfir olanlara andolsun ki pek acı bir azap dokunacaktır” diye tehdit etmektedir.
74. Sonra Yüce Allah onları işledikleri bu hatadan tevbe etmeye çağırarak ve kullarından tevbelerini kabul edeceğini açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Hâlâ Allah’a tevbe etmeyecek” yani Allah’ın sevip razı olduğu tevhidi ikrar edip, İsa’nın da Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğunu söyleyip yalan iddialarından vazgeçmeyecek “ve O’ndan” yani kendilerinden sadır olanlar dolayısı ile Allah’tan “mağfiret dilemeyecekler mi? Halbuki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.” Yani tevbe edenlerin günahlarını -göklere kadar ulaşacak olsa dahi- bağışlar. Tevbelerini kabul edip kötülüklerini iyiliklerle değiştirmek sureti ile merhamet buyurur. Yüce Allah, tevbe çağrısında bulunurken buyruğunun başında:“Hâlâ Allah’a tevbe etmeyecekler ... mi?” diye son derece yumuşak ve lütufkârane bir ifade kullanmaktadır.
75. Daha sonra Yüce Allah Mesih’in ve annesinin gerçek durumlarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Meryem oğlu Mesih, sadece bir rasûldür. Ondan önce de rasûller gelip geçmiştir.” Yani Meryem’in oğlu Mesih’in nihai konumu budur. Onun hakkında söylenebilecek en nihaî gerçek bundan ibarettir. O, Allah’ın elçi olarak gönderdiği kullarından birisidir. Kulların ise ilâhi işlere müdahale etmek, Allah’ın kendileri ile gönderdiği dışında kendiliklerinden şeriat koymak gibi hiçbir yetkileri yoktur. Onların bütün görevleri, Allah’ın kendileri ile gönderdiği mesajı bildirmekten ibarettir. İşte İsa Mesih de kendisinden önce gönderilmiş peygamberler gibi bir peygamberdir. Onun, onlardan farklı olarak kendisini insanlık mertebesinden çıkartıp rububiyet mertebesine yükseltecek üstün herhangi bir meziyeti yoktur. “Anası” olan Meryem “ise sıddîka bir kadındır.” Yani onun da nihai konumu budur. O peygamberlikten sonra insanların en üstün mertebesi olan sıddıklık mertebesine ulaşmışlardan birisi idi. Sıddıklık ise yakîn ve salih amele götüren faydalı bilgiye sahip olmak demektir. Bu da Meryem’in bir peygamber olmadığının, aksine vardığı en üstün mertebesinin sıddıklık mertebesi olduğunun delilidir ki fazilet ve şeref olarak da bu kadarı yeterlidir. Diğer kadınların durumu da böyledir. Onlardan da herhangi bir peygamber gelmiş değildir. Çünkü Allah azze ve celle peygamberliği iki kesimin daha mükemmeli olan erkekler arasından seçtiklerine vermiştir. Nitekim Oi şöyle buyurmaktadır:“Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkaları değildi.”(Yusuf, 12/109) İsa aleyhisselam kendisinden önceki peygamber ve rasûllerin türünden, annesi de sıddîka bir kadın olduğuna göre; peki hristiyanlar ne diye bunları Allah ile birlikte iki ayrı ilâh edindiler? Yüce Allah’ın:“İkisi de yemek yerlerdi” buyruğu, onların diğer Âdemoğullarının yemeye ve içmeye muhtaç oldukları gibi bir takım şeylere ihtiyacı bulunan iki kul olduğunun açık bir delilidir. Eğer bunlar ilâh olsalardı ne yemeye içmeye ne de başka hiçbir şeye ihtiyaçları olmazdı. Çünkü gerçek ilâh Ğanîdir, hiçbir şeye muhtaç değildir; Hamîdir, her türlü övgüye layıktır. Yüce Allah delili açıkça ortaya koyduktan sonra:“Bizim âyetleri onlara nasıl açıkladığımıza bir bak!” buyurmaktadır. Hakkı açıkça ortaya koyan, yakîni ayan beyan gösteren “âyetleri onlara nasıl açıkladığımıza bir bak!” Bununla birlikte bu açıklamaların onlara bir faydası olmamaktadır. Aksine onlar yine yalan, iftira ve asılsız iddialarını sürdürmekte, bu yolda ısrar etmektedirler. Bu yaptıkları ise zulüm ve inattır.
Page 120
5:71
وَحَسِبُوٓاْ أَلَّا تَكُونَ فِتۡنَةٞ فَعَمُواْ وَصَمُّواْ ثُمَّ تَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ ثُمَّ عَمُواْ وَصَمُّواْ كَثِيرٞ مِّنۡهُمۡۚ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ ٧١
And they thought there would be no [resulting] punishment, so they became blind and deaf. Then Allāh turned to them in forgiveness; then [again] many of them became blind and deaf. And Allāh is Seeing of what they do.
5:72
لَقَدۡ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡمَسِيحُ ٱبۡنُ مَرۡيَمَۖ وَقَالَ ٱلۡمَسِيحُ يَٰبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمۡۖ إِنَّهُۥ مَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَقَدۡ حَرَّمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ ٱلۡجَنَّةَ وَمَأۡوَىٰهُ ٱلنَّارُۖ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنۡ أَنصَارٖ ٧٢
They have certainly disbelieved who say, "Allāh is the Messiah, the son of Mary" while the Messiah has said, "O Children of Israel, worship Allāh, my Lord and your Lord." Indeed, he who associates others with Allāh - Allāh has forbidden him Paradise, and his refuge is the Fire. And there are not for the wrongdoers any helpers.
5:73
لَّقَدۡ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلَٰثَةٖۘ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّآ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۚ وَإِن لَّمۡ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٧٣
They have certainly disbelieved who say, "Allāh is the third of three."1 And there is no god except one God. And if they do not desist from what they are saying, there will surely afflict the disbelievers among them a painful punishment.
1 translator’s note
- i.e., one part of three, referring to the Christian concept of trinity. ↩
5:74
أَفَلَا يَتُوبُونَ إِلَى ٱللَّهِ وَيَسۡتَغۡفِرُونَهُۥۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٧٤
So will they not repent to Allāh and seek His forgiveness? And Allāh is Forgiving and Merciful.
5:75
مَّا ٱلۡمَسِيحُ ٱبۡنُ مَرۡيَمَ إِلَّا رَسُولٞ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِهِ ٱلرُّسُلُ وَأُمُّهُۥ صِدِّيقَةٞۖ كَانَا يَأۡكُلَانِ ٱلطَّعَامَۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ ثُمَّ ٱنظُرۡ أَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ ٧٥
The Messiah, son of Mary, was not but a messenger; [other] messengers have passed on before him. And his mother was a supporter of truth. They both used to eat food.1 Look how We make clear to them the signs; then look how they are deluded.
1 translator’s note
- They were in need of sustenance, proving that they were creations of Allāh, not divine beings. ↩
5:76
قُلۡ أَتَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمۡلِكُ لَكُمۡ ضَرّٗا وَلَا نَفۡعٗاۚ وَٱللَّهُ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٧٦
Say, "Do you worship besides Allāh that which holds for you no [power of] harm or benefit while it is Allāh who is the Hearing, the Knowing?"