Al-Ma'idahJuz 7 · Page 124

Al-Ma'idah 5:98

The Table Spread · Juz 7 · Page 124

ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ وَأَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٩٨

Know that Allāh is severe in penalty and that Allāh is Forgiving and Merciful.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 5:97–99

97- Allah; Kâbe’yi, o Beyt-i Haram’ı, Haram ayları, kurbanı ve gerdanlıkları insanlar için bir kıyam sebebi kılmıştır. Bu da Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir. 98- Bilin ki Allah, cezası şiddetli olandır ve yine (bilin ki) Allah Ğafûr ve Rahîmdir. 99- Rasûl’e düşen ancak tebliğdir. Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz (her şeyi) bilir.

97. Yüce Allah:“Kâbe’yi, o Beyt-i Haram’ı... insanlar için bir kıyam sebebi” kıldığını haber vermektedir. Yani bunları tazim etmek sureti ile insanların dinleri de dünyaları da kıyam bulur, dosdoğru olur. Bununla İslâm tamam olur, bu yolla onların günahları silinir, Beyt-i Haram’a yönelip gitmek sureti ile de büyük bağışlara ve pek çok ihsanlara nail olurlar. Bu uğurda mallar harcanır, o yolda sıkıntılara katlanılır. Orada dört bir yandan gelen ve çeşitli ırklardan oluşan Müslümanlar toplanıp bir araya gelerek tanışırlar, birbirlerinin yardımını alırlar, hepsini ilgilendiren maslahatlar hususunda istişare ederler. Aralarında dinî ve dünyevî maslahatlara dair sağlam bağlar kurulur. İşte Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:“Tâ ki kendileri için menfaatlere tanık olsunlar, belirli günlerde Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar.”(el-Hac, 22/28) Beytullah’ın insanlar için bir kıyam sebebi kılınması nedeniyle bazı alimler şöyle demişlerdir: Beytullah’ı her yıl haccetmek farz-ı kifayedir. Bütün insanlar Beytullah’ı haccetmeyi terk edecek olurlarsa onu haccetmeye gücü yeten herkes günahkâr olur. Hatta insanlar orayı haccetmeyi terk edecek olurlarsa, onların hayatlarını ayakta tutan sebepler ortadan kalkar ve Kıyamet kopar. “kurbanı ve gerdanlıkları” Yani Yüce Allah hediye kurbanlarını da hediye kurban türlerinin en şereflileri olan boyunları gerdanlıklı kurbanlıkları da böyle “bir kıyam sebebi” kılmıştır. İnsanlar bu ikisinden de yararlanırlar ve bunlar dolayısı ile sevap kazanırlar. “Bu da Allah’ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.” İşte bu Beyt-i Haram’ı, sizin menfaatinize olduğunu bildiği dinî ve dünyevî maslahatlarınız için var etmiş olması da O’nun ilminin bir tecellisidir.

98. “Bilin ki Allah, cezası şiddetli olandır ve yine (bilin ki) Allah Ğafûr ve Rahîmdir.” İşte bu iki hususa dâir bilginiz, sizin kalbinizde son derece kesin ve tam bir yakîn ile var olmalıdır. Bilin ki Allah, dünyada da âhirette de kendisine isyan edenlere karşı cezası pek şiddetli olandır. Yine bilin ki Allah, tevbe edip kendisine dönen ve itaat eden kimseleri mağfiret eden ve çokça merhamette bulunandır. Sizin bu hususa dâir bilginiz, O’nun cezasından korkma, mağfiret ve mükâfatını umma sonucunu verir ve siz, O’ndan korkmanın, mağfiret ve mükâfatını ummanın gerektirdiği şekilde amel edersiniz.

99. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Rasûl’e düşen, ancak tebliğdir” ve o emrolunduğu gibi tebliğ etmiş, görevini yerine getirmiştir. Bunun dışında onun herhangi bir şeye (hidâyet ve dalâlet konusunda bir yetkiye) hiçbir şekilde sahip olması söz konusu değildir. “Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz (her şeyi) bilir.” ve sizin halinizi bilmesine uygun olarak da amellerinizin karşılığını verir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 124

Al-Ma'idahJuz 7 · Page 124

5:96

أُحِلَّ لَكُمۡ صَيۡدُ ٱلۡبَحۡرِ وَطَعَامُهُۥ مَتَٰعٗا لَّكُمۡ وَلِلسَّيَّارَةِۖ وَحُرِّمَ عَلَيۡكُمۡ صَيۡدُ ٱلۡبَرِّ مَا دُمۡتُمۡ حُرُمٗاۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٩٦

Lawful to you is game from the sea and its food as provision for you and the travelers,1 but forbidden to you is game from the land as long as you are in the state of iḥrām. And fear Allāh to whom you will be gathered.

1 translator’s note
  1. Fishing and eating whatever is caught from the sea is permitted even during iḥrām. ↩

5:97

۞ جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلۡكَعۡبَةَ ٱلۡبَيۡتَ ٱلۡحَرَامَ قِيَٰمٗا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهۡرَ ٱلۡحَرَامَ وَٱلۡهَدۡيَ وَٱلۡقَلَٰٓئِدَۚ ذَٰلِكَ لِتَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٌ ٩٧

Allāh has made the Kaʿbah, the Sacred House, standing1 for the people and [has sanctified] the sacred months and the sacrificial animals and the garlands [by which they are identified]. That is so you may know that Allāh knows what is in the heavens and what is in the earth and that Allāh is Knowing of all things.

1 translator’s note
  1. Conspicuously as a symbol of Allāh's religion. ↩

5:98

ٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ وَأَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٩٨

Know that Allāh is severe in penalty and that Allāh is Forgiving and Merciful.

5:99

مَّا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلۡبَلَٰغُۗ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا تُبۡدُونَ وَمَا تَكۡتُمُونَ ٩٩

Not upon the Messenger is [responsibility] except [for] notification. And Allāh knows whatever you reveal and whatever you conceal.

5:100

قُل لَّا يَسۡتَوِي ٱلۡخَبِيثُ وَٱلطَّيِّبُ وَلَوۡ أَعۡجَبَكَ كَثۡرَةُ ٱلۡخَبِيثِۚ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ يَٰٓأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ١٠٠

Say, "Not equal are the evil and the good, although the abundance of evil might impress you." So fear Allāh, O you of understanding, that you may be successful.

5:101

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَسۡـَٔلُواْ عَنۡ أَشۡيَآءَ إِن تُبۡدَ لَكُمۡ تَسُؤۡكُمۡ وَإِن تَسۡـَٔلُواْ عَنۡهَا حِينَ يُنَزَّلُ ٱلۡقُرۡءَانُ تُبۡدَ لَكُمۡ عَفَا ٱللَّهُ عَنۡهَاۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٞ ١٠١

O you who have believed, do not ask about things which, if they are shown to you, will distress you. But if you ask about them while the Qur’ān is being revealed, they will be shown to you. Allāh has pardoned it [i.e., that which is past]; and Allāh is Forgiving and Forbearing.

5:102

قَدۡ سَأَلَهَا قَوۡمٞ مِّن قَبۡلِكُمۡ ثُمَّ أَصۡبَحُواْ بِهَا كَٰفِرِينَ ١٠٢

A people asked such [questions] before you; then they became thereby disbelievers.1

1 translator’s note
  1. By their unwillingness to carry out what was commanded of them. ↩

5:103

مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٖ وَلَا سَآئِبَةٖ وَلَا وَصِيلَةٖ وَلَا حَامٖ وَلَٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَأَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ ١٠٣

Allāh has not appointed [such innovations as] baḥīrah or sā’ibah or waṣīlah or ḥām.1 But those who disbelieve invent falsehood about Allāh, and most of them do not reason.

1 translator’s note
  1. Categories of particular camels which were dedicated to the idols and set free to pasture, liberated from the service of man. ↩
As-Sa'diTafsir · 5:98

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском