Al-MujadilaJuz 28 · Page 544

Al-Mujadila 58:13

The Pleading Woman · Juz 28 · Page 544

ءَأَشۡفَقۡتُمۡ أَن تُقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَٰتٖۚ فَإِذۡ لَمۡ تَفۡعَلُواْ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ ١٣

Have you feared to present before your consultation charities? Then when you do not and Allāh has forgiven you, then [at least] establish prayer and give zakāh and obey Allāh and His Messenger. And Allāh is Aware of what you do.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 58:12–13

12- Ey iman edenler! Peygamberle gizli bir konuşacak olursanız, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir. 13- Yoksa gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten çekindiniz mi? Madem bunu yapmadınız -ki Allah bu konuda sizi affetmiştir- o halde namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

12. Yüce Allah, mü’minlere Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile gizli ve özel konuşacakları vakit -onlara edebi öğretmek, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i de ta’zim etmek maksadı ile- sadaka vermelerini emretmektedir. Çünkü böylesi bir ta’zim, mü’minler için “daha hayırlı ve daha temizdir.” Yani bu yolla sizin hayrınız ve mükâfatınız artar. Siz, böylelikle çeşitli kirlerden arınmış olursunuz ki Allah Rasûlü’ne saygıyı terk etmek bunlardan birisidir. Ciddi ve faydası olmayacak şekilde onunla çokça özel konuşup fısıldaşmayı terk etmek de bu temizlenmenin bir parçasıdır. Zira onunla özel olarak konuşmadan önce sadaka vermenin emredilmesi, gerçekten ilim ve hayır elde etme tutkusu ile bu işi isteyenlerle istemeyenleri ayırt etmek için bir ölçü olmuştur. Bu maksada sahip olan kişi verdiği sadakaya aldırmaz. Ama arzu ve isteği hayır olmayıp da sadece çokça konuşmak için bu yola başvuran ise Allah Rasûlü’ne ağır gelen bu işten bu sadaka emri dolayısı ile vazgeçer. Bu, sadaka verecek imkânı bulanlar için böyledir. Sadaka verecek imkânı bulunmayana gelince Allah ona zorluk çıkarmamıştır. Böylesini Allah affedip müsamaha ile karşılamıştır. Güç yetiremeyeciği sadakayı vermeksizin de peygamber ile özel konuşmasını ona mubah kılmıştır.

13. Daha sonra Yüce Allah, mü’minlerin bu işten çekindiklerini ve her özel konuşma esnasında sadaka vermenin kendilerine ağır geldiğini görünce işlerini kolaylaştırdı. Peygamberle özel konuşmadan önce sadaka vermeyi terk etmeleri dolayısı ile onları sorumlu tutmadı. Bununla birlikte Allah Rasûlü’ne ta’zim ve saygı gösterme emri olduğu gibi kaldı, neshedilmedi. Çünkü bu, amacı Rasûlullah’ın nefsi olan bir emir değildir; aksine başka bir nedenden dolayı meşrû kılınan işler kabilindendir. Çünkü bu emrin asıl maksadı, Allah Rasûlü’ne karşı edepli olmak ve ona gereken saygıyı göstermektir. Yüce Allah, onlara bizatihi maksat olarak önemli emirleri yerine getirmelerini isteyerek şöyle buyurmaktadır:“Madem ki bunu yapmadınız” yani madem sadaka vermek size zor geldi… Emrin kula kolay gelmesi şart değildir. O nedenle onun size zor gelmesi kaldırılması için yeterli değildir. Bu yüzden Yüce Allah devamla:“ki Allah bu konuda sizi affetmiştir” kaydını getirdiğini görüyoruz. "O halde namazı” rükünlerı, şartları, bütün sınırları ve gerekleri ile “dosdoğru kılın”; mallarınızda farz olan “zekâtı” hak sahiplerine “verin.” Bu iki ibadet, bedenî ve malî ibadetlerin başıdır. Bunları şer’i şekillerine uygun olarak yerine getiren kimseler, Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını yerine getirmiş olurlar. Bundan dolayı Yüce Allah, daha sonra şöyle buyurmaktadır: "Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin.” Bu, oldukça kapsamlı bir emirdir. Bunun kapsamına Allah’ın ve Rasûlü’nün emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak, haber verdiklerini tasdik etmek ve şeriatın sınırlarını aşmamak girer. Bu konuda asıl muteber olan da ihlâs ve ihsandır. Bundan dolayı Yüce Allah:“Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyurmaktadır. Yani Yüce Allah, kullarının amellerini ve onları hangi şekilde yaptıklarını bilir. Kalplerinde bulunanlara dair bilgisine göre de onlara karşılık verir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 544

Al-MujadilaJuz 28 · Page 544

58:12

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نَٰجَيۡتُمُ ٱلرَّسُولَ فَقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَةٗۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ لَّكُمۡ وَأَطۡهَرُۚ فَإِن لَّمۡ تَجِدُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ١٢

O you who have believed, when you [wish to] privately consult the Messenger, present before your consultation a charity. That is better for you and purer. But if you find not [the means] - then indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

58:13

ءَأَشۡفَقۡتُمۡ أَن تُقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَٰتٖۚ فَإِذۡ لَمۡ تَفۡعَلُواْ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ ١٣

Have you feared to present before your consultation charities? Then when you do not and Allāh has forgiven you, then [at least] establish prayer and give zakāh and obey Allāh and His Messenger. And Allāh is Aware of what you do.

58:14

۞ أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مَّا هُم مِّنكُمۡ وَلَا مِنۡهُمۡ وَيَحۡلِفُونَ عَلَى ٱلۡكَذِبِ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٤

Have you not considered those who make allies of a people with whom Allāh has become angry? They are neither of you nor of them, and they swear to untruth while they know [they are lying].

58:15

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدًاۖ إِنَّهُمۡ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٥

Allāh has prepared for them a severe punishment. Indeed, it was evil that they were doing.

58:16

ٱتَّخَذُوٓاْ أَيۡمَٰنَهُمۡ جُنَّةٗ فَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ ١٦

They took their [false] oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allāh, and for them is a humiliating punishment.

58:17

لَّن تُغۡنِيَ عَنۡهُمۡ أَمۡوَٰلُهُمۡ وَلَآ أَوۡلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ١٧

Never will their wealth or their children avail them against Allāh at all. Those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally

58:18

يَوۡمَ يَبۡعَثُهُمُ ٱللَّهُ جَمِيعٗا فَيَحۡلِفُونَ لَهُۥ كَمَا يَحۡلِفُونَ لَكُمۡ وَيَحۡسَبُونَ أَنَّهُمۡ عَلَىٰ شَيۡءٍۚ أَلَآ إِنَّهُمۡ هُمُ ٱلۡكَٰذِبُونَ ١٨

On the Day Allāh will resurrect them all, and they will swear to Him as they swear to you and think that they are [standing] on something.1 Unquestionably, it is they who are the liars.

1 translator’s note
  1. They assume that their lies will be believed and that they will escape detection as they did in worldly life. ↩

58:19

ٱسۡتَحۡوَذَ عَلَيۡهِمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَأَنسَىٰهُمۡ ذِكۡرَ ٱللَّهِۚ أُوْلَٰٓئِكَ حِزۡبُ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ أَلَآ إِنَّ حِزۡبَ ٱلشَّيۡطَٰنِ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ ١٩

Satan has overcome them and made them forget the remembrance of Allāh. Those are the party of Satan. Unquestionably, the party of Satan - they will be the losers.

58:20

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ٱلۡأَذَلِّينَ ٢٠

Indeed, the ones who oppose Allāh and His Messenger - those will be among the most humbled.

58:21

كَتَبَ ٱللَّهُ لَأَغۡلِبَنَّ أَنَا۠ وَرُسُلِيٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٞ ٢١

Allāh has written [i.e., decreed], "I will surely overcome, I and My messengers." Indeed, Allāh is Powerful and Exalted in Might.

As-Sa'diTafsir · 58:13

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском