Al-MujadilaJuz 28 · Page 544

Al-Mujadila 58:17

The Pleading Woman · Juz 28 · Page 544

لَّن تُغۡنِيَ عَنۡهُمۡ أَمۡوَٰلُهُمۡ وَلَآ أَوۡلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ١٧

Never will their wealth or their children avail them against Allāh at all. Those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 58:14–19

14- Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir kavmi dost edinen kimseleri görmedin mi? Bu kimseler sizden de değildir, onlardan da değildir. Üstelik bile bile yalan yere yemin ediyorlar. 15- Allah, onlara çok şiddetli bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları ne kadar kötüdür! 16- Onlar yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. Bu nedenle onlar için alçaltıcı bir azap vardır. 17- Ne malları ne de evlâtları Allah’a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlayamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Orada ebediyen kalacaklardır. 18- O gün Allah onların hepsini diriltecek de (dünyada) size yemin ettikleri gibi O’na da (yalan yere) yemin edecekler ve bir şey yaptıklarını sanacaklar. Haberiniz olsun ki onlar, yalancıların ta kendileridir. 19- Şeytan onlara galip gelmiştir de onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın taraftarlarıdır. Haberiniz olsun ki şeytanın taraftarları hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

14-15. Yüce Allah, Allah’ın kendilerine gazap ettiği ve en ileri çapta Allah’ın lânetinden pay almış kimselerden olan yahudi, hristiyan ve diğer kâfirleri dost edinen münafıkların durumunun ne kadar kötü olduğunu ve bu münâfıkların mü’minlerden de kâfirlerden de olmadıklarını haber vermektedir. Zira “Onlar ikisi arasında bocalayan kararsız kimselerdir. Ne bunlara, ne de onlara (taraf) olurlar.”(en-Nisâ, 4/143) Bunlar zahiren ve batınen mü’min değildirler. Çünkü onlar, batınen kâfirlerle birliktedirler. Yine zahiren ve batinen kâfirlerle birlikte de değildirler. Çünkü onlar, zahiren mü’minlerle beraberdirler. İşte Yüce Allah’ın onlar hakkındaki nitelendirmesi bu şekildedir. Ama onlar, yalan yere yemin ederler ve mü’min olduklarını söylerler. Halbuki onlar mü’min değildirler. 15. Bu gibi yalancı, hain ve çok günahkâr kimselerin cezasına gelince Allah, onlara öyle çetin bir azap hazırlamıştır ki bunun ölçüsü tasavvur edilemez ve mahiyeti bilinemez. “Gerçekten onların yaptıkları ne kadar kötüdür!” Çünkü onlar, Allah’ı gazaplandıran, cezalandırılmalarını ve lânete uğramalarını gerektiren işler yaptılar.

16. “Onlar yeminlerini” Allah’ın, Rasûlünün ve mü’minlerin kınamasına karşı kendileri ile korunacakları birer “kalkan edindiler.” Bundan dolayı hem kendilerini hem de başkalarını Allah’ın yolunu izlemekten alıkoydular. Halbuki o yol, kendisini izleyeni nimetlerle dolu cennetlere ulaştıran bir yoldur. O yoldan alıkoyan kimsenin önünde de cehenneme ulaştıran yoldan başkası olmaz. “Bu nedenle onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” Onlar, büyüklenip Allah’a imana etmekleri, O’nun âyetlerine karşı itaati gurularına yediremedikleri için Allah da üzerlerinden bir an dahi hafifletilmeyecek, kendilerine hiçbir şekilde mühlet de verilmeyecek ebedi azap ile onları alçaltacaktır.

17. Malları ve evlatları, onların azabından hiçbir şeyi önleyemez, sevap ve mükâfat namına hiçbir şey de kazandıramaz. "Onlar cehennemliktirler.” Ondan çıkmamak üzere orada kalaceklardır:“Orada ebediyen kalacaklardır.”

18. Herkes, ne üzere yaşarsa o hal üzere ölür. Münafıklar dünya hayatında mü’minlere gerçekleri farklı göstererek kendilerinin mü’min olduklarına dair yemin ediyorlardı. Kıyamet günü olup da Allah’ın hepsini dirilteceği vakit mü’minlere karşı dünyada yemin ettikleri gibi, Allah’a da yemin edecekler ve bu yeminlerin kendilerine fayda sağlayacağını zannedecekler. Çünkü onların küfürleri, münafıklıkları ve bâtıl inançları zihinlerinde yavaş yavaş yer edip kök salmış ve nihâyet onları aldatmıştır. Onlar da hatırı sayılır birtakım özelliklere sahip olduklarını ve bundan dolayı da mükafat kazanacaklarını sanacak hale gelmişlerdir. Oysa bunun gerçekle bir ilgisi yoktur. Bilindiği gibi yalan gizliyi ve açığı bilene karşı yalan asla tutumaz.

19. Onların başına gelen bu durum ise şeytanın onlara galip ve hakim olmasından dolayıdır. Şeytan onlara üstünlük sağlamış, amellerini kendilerine güzel göstermiş ve Allah’ı anmayı da unutturmuştur. Şeytan, insanın apaçık bir düşmanıdır ve onlar hakkında kötülükten başka bir şey istemez. “O kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşlarından olmaya davet eder.”(Fatır, 35/6)“İşte onlar, şeytanın taraftarlarıdır. Haberiniz olsun ki şeytanın taraftarları hüsrana uğrayanların ta kendileridir.” Onlar hem dinlerini, hem dünyalarını hem de ailelerini zarara sokmuş olacaklardır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 544

Al-MujadilaJuz 28 · Page 544

58:12

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نَٰجَيۡتُمُ ٱلرَّسُولَ فَقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَةٗۚ ذَٰلِكَ خَيۡرٞ لَّكُمۡ وَأَطۡهَرُۚ فَإِن لَّمۡ تَجِدُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ١٢

O you who have believed, when you [wish to] privately consult the Messenger, present before your consultation a charity. That is better for you and purer. But if you find not [the means] - then indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

58:13

ءَأَشۡفَقۡتُمۡ أَن تُقَدِّمُواْ بَيۡنَ يَدَيۡ نَجۡوَىٰكُمۡ صَدَقَٰتٖۚ فَإِذۡ لَمۡ تَفۡعَلُواْ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ ١٣

Have you feared to present before your consultation charities? Then when you do not and Allāh has forgiven you, then [at least] establish prayer and give zakāh and obey Allāh and His Messenger. And Allāh is Aware of what you do.

58:14

۞ أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مَّا هُم مِّنكُمۡ وَلَا مِنۡهُمۡ وَيَحۡلِفُونَ عَلَى ٱلۡكَذِبِ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٤

Have you not considered those who make allies of a people with whom Allāh has become angry? They are neither of you nor of them, and they swear to untruth while they know [they are lying].

58:15

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدًاۖ إِنَّهُمۡ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ١٥

Allāh has prepared for them a severe punishment. Indeed, it was evil that they were doing.

58:16

ٱتَّخَذُوٓاْ أَيۡمَٰنَهُمۡ جُنَّةٗ فَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ ١٦

They took their [false] oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allāh, and for them is a humiliating punishment.

58:17

لَّن تُغۡنِيَ عَنۡهُمۡ أَمۡوَٰلُهُمۡ وَلَآ أَوۡلَٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ١٧

Never will their wealth or their children avail them against Allāh at all. Those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally

58:18

يَوۡمَ يَبۡعَثُهُمُ ٱللَّهُ جَمِيعٗا فَيَحۡلِفُونَ لَهُۥ كَمَا يَحۡلِفُونَ لَكُمۡ وَيَحۡسَبُونَ أَنَّهُمۡ عَلَىٰ شَيۡءٍۚ أَلَآ إِنَّهُمۡ هُمُ ٱلۡكَٰذِبُونَ ١٨

On the Day Allāh will resurrect them all, and they will swear to Him as they swear to you and think that they are [standing] on something.1 Unquestionably, it is they who are the liars.

1 translator’s note
  1. They assume that their lies will be believed and that they will escape detection as they did in worldly life. ↩

58:19

ٱسۡتَحۡوَذَ عَلَيۡهِمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَأَنسَىٰهُمۡ ذِكۡرَ ٱللَّهِۚ أُوْلَٰٓئِكَ حِزۡبُ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ أَلَآ إِنَّ حِزۡبَ ٱلشَّيۡطَٰنِ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ ١٩

Satan has overcome them and made them forget the remembrance of Allāh. Those are the party of Satan. Unquestionably, the party of Satan - they will be the losers.

58:20

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحَآدُّونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ٱلۡأَذَلِّينَ ٢٠

Indeed, the ones who oppose Allāh and His Messenger - those will be among the most humbled.

58:21

كَتَبَ ٱللَّهُ لَأَغۡلِبَنَّ أَنَا۠ وَرُسُلِيٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٞ ٢١

Allāh has written [i.e., decreed], "I will surely overcome, I and My messengers." Indeed, Allāh is Powerful and Exalted in Might.

As-Sa'diTafsir · 58:17

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском