Al-An'am 6:115
The Cattle · Juz 8 · Page 142
وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدۡقٗا وَعَدۡلٗاۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ١١٥
And the word of your Lord has been fulfilled in truth and in justice. None can alter His words, and He is the Hearing, the Knowing.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 6:114–115
114- “O, size Kitabı açıklanmış bir halde indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayacak mışım?!” Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onun Rabbin tarafından hak ile indirildiğini bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma. 115- Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, Semidir, Alimdir.
114. Yani ey Rasul, de ki:“O, size kitabı açıklanmış bir halde” içinde helâl ve haramın açıkça belirtildiği, şeri hükümlerin, dinin itikadi esaslarının, fer’i hükümlerinin en ileri derecede beyan edildiği, en açık belgelerle dile getirildiği, en güzel hükümleri ve en doğru sözleri ihtiva eder şekilde “indirmişken Allah’tan başka” hükmüne başvuracağım, emir ve yasaklarına bağlı kalacağım “bir hakem mi arayacak mışım?!” Çünkü Allah’ın dışındaki bütün varlıklar, hakkında hüküm verilenlerdir, hüküm veren değil. Yaratılmışların verecekleri bütün hükümler ve her türlü tedbir ve irade, kesinlikle eksiktir, kusurludur, haksızcadır. Hakem kabul edilmesi gereken ancak ve ancak Yüce Allah’tır. Yaratmak da emretmek de yalnız O’nundur. O, tektir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. O’nun hükümlerinin bu nitelikte olması, hikmet ve rahmeti içermesinden dolayıdır. Nitekim Yahudi ve Hıristiyanlar gibi kendilerine önceden kitap indirilmiş olanlar da bunu itiraf ederler:“Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onun Rabbin tarafından hak ile indirildiğini bilirler.” Bu sebepledir ki ilahi haberler hep birbirini doğrular mahiyette gelmiştir. “O halde sakın” bu hususta “şüphe edenlerden olma!” Daha sonra Yüce Allah, ilâhi haberlerin açık oluşlarını vasfederek şöyle buyurmaktadır:
115. “Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir.” Yani verdiği haberlerdeki doğruluğu, emir ve yasaklarındaki adaleti en mükemmel derecededir. Yüce Allah’ın bu Kitab-ı Aziz’de yer vermiş olduğu haberlerden daha doğru, bu kitaptaki emir ve yasaklardan daha adili olamaz. “O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur.” Çünkü O bu sözleri doğruluğun en üstün şekli, hakkın en ileri derecesi ile korumuş ve muhkemleştirmiştir. Bunların değiştirilmelerine imkân olmadığı gibi bunlardan daha iyilerinin bulunup ortaya atılma imkânı da yoktur. “O, Semidir” çeşitli ihtiyaçların dile getirildiği, farklı dillerin seslendirdiği bütün sesleri işitendir; “Alimdir” gizli-açık, geçmiş ve gelecek her şeyi bilen ve ilmi ile kuşatantdır.
Page 142
6:111
۞ وَلَوۡ أَنَّنَا نَزَّلۡنَآ إِلَيۡهِمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَحَشَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ كُلَّ شَيۡءٖ قُبُلٗا مَّا كَانُواْ لِيُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ يَجۡهَلُونَ ١١١
And even if We had sent down to them the angels [with the message] and the dead spoke to them [of it] and We gathered together every [created] thing in front of them, they would not believe unless Allāh should will. But most of them, [of that], are ignorant.
6:112
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوّٗا شَيَٰطِينَ ٱلۡإِنسِ وَٱلۡجِنِّ يُوحِي بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ زُخۡرُفَ ٱلۡقَوۡلِ غُرُورٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُۖ فَذَرۡهُمۡ وَمَا يَفۡتَرُونَ ١١٢
And thus We have made for every prophet an enemy - devils from mankind and jinn, inspiring to one another decorative speech in delusion. But if your Lord had willed, they would not have done it, so leave them and that which they invent.
6:113
وَلِتَصۡغَىٰٓ إِلَيۡهِ أَفۡـِٔدَةُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَلِيَرۡضَوۡهُ وَلِيَقۡتَرِفُواْ مَا هُم مُّقۡتَرِفُونَ ١١٣
And [it is] so the hearts of those who disbelieve in the Hereafter will incline toward it [i.e., deceptive speech] and that they will be satisfied with it and that they will commit that which they are committing.
6:114
أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ أَبۡتَغِي حَكَمٗا وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنزَلَ إِلَيۡكُمُ ٱلۡكِتَٰبَ مُفَصَّلٗاۚ وَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يَعۡلَمُونَ أَنَّهُۥ مُنَزَّلٞ مِّن رَّبِّكَ بِٱلۡحَقِّۖ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ١١٤
[Say], "Then is it other than Allāh I should seek as judge while it is He who has revealed to you the Book [i.e., the Qur’ān] explained in detail?" And those to whom We [previously] gave the Scripture know that it is sent down from your Lord in truth, so never be among the doubters.
6:115
وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدۡقٗا وَعَدۡلٗاۚ لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ١١٥
And the word of your Lord has been fulfilled in truth and in justice. None can alter His words, and He is the Hearing, the Knowing.
6:116
وَإِن تُطِعۡ أَكۡثَرَ مَن فِي ٱلۡأَرۡضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَخۡرُصُونَ ١١٦
And if you obey most of those upon the earth, they will mislead you from the way of Allāh. They follow not except assumption, and they are not but misjudging.1
1 translator’s note
- Out of ignorance and blind imitation. ↩
6:117
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦۖ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِٱلۡمُهۡتَدِينَ ١١٧
Indeed, your Lord is most knowing of who strays from His way, and He is most knowing of the [rightly] guided.
6:118
فَكُلُواْ مِمَّا ذُكِرَ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَٰتِهِۦ مُؤۡمِنِينَ ١١٨
So eat of that [meat] upon which the name of Allāh has been mentioned,1 if you are believers in His verses [i.e., revealed law].
1 translator’s note
- At the time of slaughter. ↩