Al-An'am 6:4
The Cattle · Juz 7 · Page 128
وَمَا تَأۡتِيهِم مِّنۡ ءَايَةٖ مِّنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ٤
And no sign comes to them from the signs of their Lord except that they turn away therefrom.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 6:4–6
4- Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet (ne zaman) geldiyse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir. 5- Onlar hak kendilerine geldiğinde onu yalanladılar. Fakat kendisi ile alay etmekte oldukları şeyin haberleri onlara gelecektir. 6- Görmediler mi ki Biz kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Üstelik onlara yeryüzünde size vermediğimiz imkanları vermiş, gökten üzerlerine bol bol yağmur göndermiş ve altlarından da ırmaklar akıtmıştık. Böyle iken günahları yüzünden onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil yarattık.
4. Bu, Yüce Allah’tan müşriklerin yüz çevirişlerine, onların ileri derecedeki yalanlama ve düşmanlıklarına dâir bir haberdir. Gösterilen mucizelerin ve gelen âyetlerin, başlarına türlü musibetler gelmedikçe fayda vermeyeceğini bildirmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlara Rab’lerinin âyetlerinden bir âyet” yani hakka kat’i olarak delil olan, onları hakka uyup kabul etmeye davet eden belgelerden bir belge “(ne zaman) geldiyse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir.” O belgelere aldırış etmezler. Kulak asmazlar. Kalplerini başka taraflara yöneltir, onlara arkalarını dönerler.
5. “Onlar hak kendilerine geldiğinde onu yalanladılar.” Oysa hakka tâbî olmaları ve hakkı kendilerine kolaylaştırması ve gönderip bildirmesi dolayısı ile Allah’a şükretmeleri gerekirdi. Onlarsa buna karşı göstermeleri gereken tutumun tam zıddını gösterdiler. Böylece feci azabı hak ettiler. “Fakat kendisi ile alay etmekte oldukları şeyin haberleri onlara gelecektir.” Yani kendisi ile alay ettikleri şeyin, bizâtihi hak ve gerçek olduğunu görecekler. Yüce Allah yalanlayıcılara yalanlarının ve iftiralarının iç yüzünü gösterecektir. Zira onlar, öldükten sonra dirilişle, cennet ve cenennemle alay ediyorlardı. Kıyamet günü geldiğinde yalanlayanlara:“İşte bu, daha önce kendisini yalan saydığınız ateştir.”(et-Tur, 52/14) denilecektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar var güçleri ile: Ölen kimseyi Allah diriltmez, diye Allah’a yemin ettiler. Hayır, öyle değil! Bu, onun gerçekleştirmeyi üzerine aldığı hak bir vaattir. Fakat insanların çoğu bilmezler. Ta ki hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın, küfre sapanlar da kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsinler diye.”(en-Nahl, 16/38-39)
6. Daha sonra Allah Teala geçmiş ümmetlerin halinden ibret almalarını emrederek şöyle buyurmaktadır:“Görmediler mi ki Biz kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik?” Yani yalanlayan pek çok ümmeti arka arkaya helâk ettik, helâk etmeden önce de onlara mühlet vermiş, “Üstelik onlara yeryüzünde size vermediğimiz imkanları vermiş” mal, evlat, refah ve bolluk vermiştik. “gökten üzerlerine bol bol yağmur göndermiş ve altlarından da ırmaklar akıtmıştık.” Bu ırmaklar, kendilerine Allah’ın dilediği türden ekinler ve mahsüller bitiriyor, onlar da bunlardan yararlanıyor ve arzuladıkları şekilde onları alıp kullanıyorlardı. Fakat Yüce Allah’a nimetleri dolayısı ile şükretmediler, aksine arzu ve isteklerine yöneldiler, zevk onları oyalayıp durdu. Peygamberleri kendilerine pek çok âyet ve belgelerle geldikleri halde bunları tasdik etmediler. Aksine hepsini reddettiler ve yalanladılar. “Böyle iken günahları yüzünden onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil yarattık.” İşte Allah’ın geçmiş ve gelecek bütün ümmetlerdeki kanunu ve âdeti budur. Sizler de Allah’ın bu geçmiş ümmetlere dair anlatmış olduğu haberlerden gerektiği gibi ibret alın.
Page 128
سورة الأنعام
Al-An'am
The Cattle · Meccan · 165 ayahs
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
6:1
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ ١
[All] praise is [due] to Allāh, who created the heavens and the earth and made the darkness and the light. Then those who disbelieve equate [others] with their Lord.
6:2
هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن طِينٖ ثُمَّ قَضَىٰٓ أَجَلٗاۖ وَأَجَلٞ مُّسَمًّى عِندَهُۥۖ ثُمَّ أَنتُمۡ تَمۡتَرُونَ ٢
It is He who created you from clay and then decreed a term1 and a specified time [known] to Him;2 then [still] you are in dispute.
6:3
وَهُوَ ٱللَّهُ فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَفِي ٱلۡأَرۡضِ يَعۡلَمُ سِرَّكُمۡ وَجَهۡرَكُمۡ وَيَعۡلَمُ مَا تَكۡسِبُونَ ٣
And He is Allāh, [the only deity] in the heavens and the earth. He knows your secret and what you make public, and He knows that which you earn.
6:4
وَمَا تَأۡتِيهِم مِّنۡ ءَايَةٖ مِّنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ ٤
And no sign comes to them from the signs of their Lord except that they turn away therefrom.
6:5
فَقَدۡ كَذَّبُواْ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمۡ فَسَوۡفَ يَأۡتِيهِمۡ أَنۢبَٰٓؤُاْ مَا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٥
For they had denied the truth when it came to them, but there is going to reach them the news of what they used to ridicule.1
1 translator’s note
- They will experience the reality of what they had denied and the consequence of their denial. ↩
6:6
أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَبۡلِهِم مِّن قَرۡنٖ مَّكَّنَّٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مَا لَمۡ نُمَكِّن لَّكُمۡ وَأَرۡسَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡهِم مِّدۡرَارٗا وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَنۡهَٰرَ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمۡ فَأَهۡلَكۡنَٰهُم بِذُنُوبِهِمۡ وَأَنشَأۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِمۡ قَرۡنًا ءَاخَرِينَ ٦
Have they not seen how many generations We destroyed before them which We had established upon the earth as We have not established you? And We sent [rain from] the sky upon them in showers and made rivers flow beneath them; then We destroyed them for their sins and brought forth after them a generation of others.
6:7
وَلَوۡ نَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ كِتَٰبٗا فِي قِرۡطَاسٖ فَلَمَسُوهُ بِأَيۡدِيهِمۡ لَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرٞ مُّبِينٞ ٧
And even if We had sent down to you, [O Muḥammad], a written scripture on a page and they touched it with their hands, the disbelievers would say, "This is not but obvious magic."
6:8
وَقَالُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ مَلَكٞۖ وَلَوۡ أَنزَلۡنَا مَلَكٗا لَّقُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ ثُمَّ لَا يُنظَرُونَ ٨
And they say, "Why was there not sent down to him an angel?"1 But if We had sent down an angel, the matter would have been decided;2 then they would not be reprieved.