At-Taghabun 64:10
The Mutual Disillusion · Juz 28 · Page 557
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ ١٠
But the ones who disbelieved and denied Our verses - those are the companions of the Fire, abiding eternally therein; and wretched is the destination.
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 64:9–10
9- O gün Allah, sizleri toplanma gününde (diriltip) bir araya toplayacaktır. İşte bu, aldanış günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel işlerse Allah onun kötülüklerini örter ve onu ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş da budur. 10- Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennemliklerdir ve orada ebediyen kalacaklardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir!
9. Yani Yüce Allah’ın öncekileri ve sonrakileri toplayıp bir araya getireceği toplanma gününü düşünün. O gün Allah, onları çok dehşetli olan mahşerde durduracak ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. İşte o vakit insanlar arasındaki fark ve aldanış açıkça ortaya çıkacaktır. Birtakım kimseler, her türlü lezzet ve arzuyu ihtiva eden pek yüksek köşklerde, çok yüce konaklarda yüceler yücesine (a’lây-ı illiyîne) yükseltilecektir. Buna karşılık birtakım topluluklar da gam, keder, üzüntü ve çetin azabın yeri olan, aşağılar aşağısına (esfel-i safiline) alçaltacaktır. Bu ise kendileri için dünya hayatında iken yapıp gönderdiklerinin bir sonucudur. Bundan dolayı Yüce Allah “İşte bu, aldanış günüdür” buyurmaktadır. Yani o günde insanların aldanışlarının ve onlar arasındaki farklılıkların açığa çıkacağı bir gündür. O gün mü’minlerin durumu, fasıkların aldanmış olduklarını ortaya çıkaracak ve günahkârlar hakikat namına hiçbir şeye sahip olmadıklarını, gerçekten hüsrana uğrayanlar olduklarını anlamış olacaklardır. Sanki: Kurtuluş ile bedbahtlık, nimetlere nail olmak ile azaba mahkûm olmak neye göre olur? diye sorulmuş gibi Yüce Allah bunların sebeplerini söz konusu etmekte ve şöyle buyurmaktadır: "Kim Allah’a iman edip” Allah’ın iman edilmesini emretmiş olduğu bütün hususları kapsayacak şekilde tam anlamı ile iman ederse, Allah’ın da kullarının da haklarını edâ etmek sureti ile de farz ve nafile kabilinden “salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.” O cennetler, canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, ruhların tatmin olduğu, kalplerin kendisine bağlandığı, her türlü istek ve arzunun en nihai noktasının bulunduğu bir yerdir. “İşte büyük kurtuluş da budur.”
10. “Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara” şer’î ve aklî herhangi bir dayanakları olmaksızın bunları inkâr edenlere, kendilerine apaçık belgeler ve deliller gelmiş olmakla birlikte bunların gösterdikleri gerçekleri yalanlayarak onlara karşı inat edenlere “gelince onlar cehennemliklerdir ve orada ebediyen kalacaklardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir!” Çünkü orada her türlü bedbahtlık, sıkıntı, ağır ve çetin azaplar vardır.
Page 557
64:10
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ ١٠
But the ones who disbelieved and denied Our verses - those are the companions of the Fire, abiding eternally therein; and wretched is the destination.
64:11
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ يَهۡدِ قَلۡبَهُۥۚ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ ١١
No disaster strikes except by permission of Allāh. And whoever believes in Allāh - He will guide his heart. And Allāh is Knowing of all things.
64:12
وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَۚ فَإِن تَوَلَّيۡتُمۡ فَإِنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ ١٢
And obey Allāh and obey the Messenger; but if you turn away - then upon Our Messenger is only [the duty of] clear notification.
64:13
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ١٣
Allāh - there is no deity except Him. And upon Allāh let the believers rely.
64:14
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّ مِنۡ أَزۡوَٰجِكُمۡ وَأَوۡلَٰدِكُمۡ عَدُوّٗا لَّكُمۡ فَٱحۡذَرُوهُمۡۚ وَإِن تَعۡفُواْ وَتَصۡفَحُواْ وَتَغۡفِرُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ ١٤
O you who have believed, indeed, among your spouses and your children are enemies to you, so beware of them. But if you pardon and overlook and forgive - then indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.
64:15
إِنَّمَآ أَمۡوَٰلُكُمۡ وَأَوۡلَٰدُكُمۡ فِتۡنَةٞۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥٓ أَجۡرٌ عَظِيمٞ ١٥
Your wealth and your children are but a trial, and Allāh has with Him a great reward.
64:16
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُمۡ وَٱسۡمَعُواْ وَأَطِيعُواْ وَأَنفِقُواْ خَيۡرٗا لِّأَنفُسِكُمۡۗ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفۡسِهِۦ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ ١٦
So fear Allāh as much as you are able and listen and obey and spend [in the way of Allāh]; it is better for your selves. And whoever is protected from the stinginess of his soul - it is those who will be the successful.
64:17
إِن تُقۡرِضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنٗا يُضَٰعِفۡهُ لَكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ شَكُورٌ حَلِيمٌ ١٧
If you loan Allāh a goodly loan, He will multiply it for you and forgive you. And Allāh is [most] Appreciative1 and Forbearing,2
64:18
عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ١٨
Knower of the unseen and the witnessed, the Exalted in Might, the Wise.