Al-A'rafJuz 8 · Page 154

Al-A'raf 7:37

The Heights · Juz 8 · Page 154

فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ ٣٧

And who is more unjust than one who invents about Allāh a lie or denies His verses? Those will attain their portion of the decree1 until, when Our messengers [i.e., angels] come to them to take them in death, they will say, "Where are those you used to invoke besides Allāh?" They will say, "They have departed from us," and will bear witness against themselves that they were disbelievers.

1 translator’s note
  1. What is decreed for them. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 7:37–39

37- Allah’a karşı yalan uydurup iftira edenden yahut O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onların kitapta (yazılı olan) nasipleri neyse kendilerine erişecektir. Nihâyet elçilerimiz ruhlarını almak için onlara geldikleri vakit diyecekler ki:“Hani, Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız nerede?” Onlar da: “Bizi (bırakıp) kayboldular” diyecekler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir. 38- Diyecek ki:“Cin ve insanlardan sizden önce geçmiş topluluklarla birlikte siz de ateşe girin.” Her ümmet (ateşe) girdikçe yoldaşına lanet edecek. Nihâyet hepsi birbiri ardınca oraya girip toplandıkarı zaman da sonrakileri öncekiler için:“Rabbimiz, bizi işte bunlar saptırdılar. Onun için bunlara ateş azabını iki kat ver” diyecekler. Buyuracak ki:“Herkese iki kattır. Fakat siz bilmiyorsunuz.” 39- Öncekileri de sonrakilerine:“Sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yoktu ki!” diyecek. (Allah şöyle buyuracak: Hepiniz) kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.”

37. Yani “Allah’a” ortak koşmak, O’nun kemal sahibi değil de eksik olduğunu söylemek ve Allah’ın söylemediği şeyleri uydurup O’na nispet etmek sureti ile “Allah’a karşı yalan uydurup iftira edenden yahut O’nun” hakkı açıklayan, dosdoğru yola ileten apaçık “âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir?” Yani böylesinden daha zalim kimse yoktur. “Onların kitapta (yazılı olan) nasipleri neyse kendilerine erişecektir.” Bunlar her ne kadar dünyalıklardan faydalansalar ve Levh-i Mahfuz’da kendilerine yazılı olan payları elde etseler de bunun onlara hiçbir faydası olmayacaktır. Kısa bir süre faydalanacaklar sonra da uzun uzadıya azap göreceklerdir. “Nihâyet elçilerimiz” yani ruhlarını almakla ve ecellerini bitirmekle görevli olan meleklerimiz “ruhlarını almak için onlara geldikleri vakit” bu durumda onları azarlayarak “diyecekler ki: Hani, Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız” putlar ve taşlar “nerede?” Eğer bunların size sağlayacakları bir fayda varsa yahut da herhangi bir zararı önlemeleri söz konusu ise işte onlara muhtaç olacağınız vakit, bu vakittir. Ancak onlar: “Bizi (bırakıp) kayboldular, diyecekler.” Yani yok oldular ve batıl oldukları ortaya çıktı. Onların Allah’ın azabına karşı bize en ufak bir faydaları yok. “Ve kâfir olduklarına dair” hakir kılan sürekli azabı hak ettiklerini belirterek “kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir.”

38-39. Bunun üzerine melekler onlara:“diyecek ki: “Cin ve insanlardan sizden önce geçmiş” yani sizin gibi küfre sapmış ve büyüklük taslamış, buna bağlı olarak her türlü rüsvaylığı, yok oluşu ve de cehennemde ebedi kalışı hak etmiş “sizden önce geçmiş topluluklarla siz de ateşe girin.” Bu azgın ümmetlerden her bir ümmet ateşe girdi mi “yoldaşına lanet edecek.” Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi ret ve inkâr edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir.”(el-Ankebut, 29/25)“Nihâyet hepsi birbiri ardınca oraya girip toplandıkları zaman” yani öncekileri, sonrakileri, önderleri, başkanları, taklit edenleri ve tâbi olanları ile birlikte bütün cehennemlikler cehennemde bir araya gelecekleri vakit “sonrakileri” yani sonra gelenler ve önderlerine uyan kimseler “öncekiler için” yani önderleri hakkında Yüce Allah’a kendilerini saptırdıklarını şikâyet ederek: “Rabbimiz bizi işte bunlar saptırdılar. Onun için bunlara ateş azabını iki kat ver” yani bizi saptırdıkları, kötü amelleri bize güzel ve süslü gösterdikleri için sen onlara kat kat artırılmış bir azap ver “diyecekler”; Allah da “buyuracak ki:” Sizden “herkese iki kattır” ve azabtan belli bir pay vardır. “Fakat siz bilmiyorsunuz.” Ancak bilinen şu ki; başkanların, sapıklığın önderlerinin azabı onlara uyanların azabından daha ileri ve daha ağırdır. Nitekim hidâyet önderlerinin ve başkanlarının nimetleri de onlara uyanların mükâfaatından daha büyük olacaktır. “Öncekileri de sonrakilerine” yani önderler, kendilerine uyan kimselere “sizin bize hiçbir üstünlüğünüz yoktu ki!” Yani sapıklık ve azgınlıkta da azabı hak ettiren sebebleri işlemekte de hep ortaktık; o halde sizin bize ne üstünlüğünüz var ki? diyeceklerdir. Allah da şöyle buyuracak: Sizden “herkese iki kattır” ve hepnizin azaptan bir payı vardır. “(Hepiniz) kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.” Ancak bilindiği üzere liderlerin ve dalalet önderlerinin azabı, onlara tabi olanların azabından daha feci ve ağır olacaktır. Nitekim hidayet önderlerinin ve liderlerinin mükafatı da onlara tabi olanlardan daha fazla olacaktır. Zira Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıyokanların Biz -çıkarageldikleri fesatlara karşılık- azaplarına azap katarız.”(en-Nahl, 16/88) Bu âyet-i kerimeler ve benzerleri, Allah’ın âyetlerini yalanlayan bütün yalancıların, azapta ebedi kalacaklarını, amellerine, inatlarına, zulümlerine ve iftiralarına göre azap miktarları farklı olsa dahi aslı itibari ile azapta ortak olacaklarını, dünya hayatında aralarındaki sevginin kıyamet gününde düşmanlığa ve karşılıklı lanetleşmeye dönüşeceğini göstermektedir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 154

Al-A'rafJuz 8 · Page 154

7:31

۞ يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمۡ عِندَ كُلِّ مَسۡجِدٖ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ وَلَا تُسۡرِفُوٓاْۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُسۡرِفِينَ ٣١

O children of Adam, take your adornment [i.e., wear your clothing] at every masjid,1 and eat and drink, but be not excessive. Indeed, He likes not those who commit excess.

1 translator’s note
  1. Literally, "place of prostration," meaning any place that a Muslim prays upon the earth. The term may also refer specifically to a mosque. ↩

7:32

قُلۡ مَنۡ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزۡقِۚ قُلۡ هِيَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا خَالِصَةٗ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ ٣٢

Say, "Who has forbidden the adornment of [i.e., from] Allāh which He has produced for His servants and the good [lawful] things of provision?" Say, "They are for those who believed during the life of this world, exclusively [for them] on the Day of Resurrection." Thus do We detail the verses for a people who know.

7:33

قُلۡ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ ٱلۡفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنۡهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلۡإِثۡمَ وَٱلۡبَغۡيَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَأَن تُشۡرِكُواْ بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ سُلۡطَٰنٗا وَأَن تَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ ٣٣

Say, "My Lord has only forbidden immoralities - what is apparent of them and what is concealed - and sin,1 and oppression without right, and that you associate with Allāh that for which He has not sent down authority, and that you say about Allāh that which you do not know."

1 translator’s note
  1. Any unlawful deed. ↩

7:34

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٞۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمۡ لَا يَسۡتَأۡخِرُونَ سَاعَةٗ وَلَا يَسۡتَقۡدِمُونَ ٣٤

And for every nation is a [specified] term. So when their time has come, they will not remain behind an hour, nor will they precede [it].

7:35

يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ إِمَّا يَأۡتِيَنَّكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي فَمَنِ ٱتَّقَىٰ وَأَصۡلَحَ فَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ٣٥

O children of Adam, if there come to you messengers from among you relating to you My verses [i.e., scriptures and laws], then whoever fears Allāh and reforms - there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

7:36

وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسۡتَكۡبَرُواْ عَنۡهَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٣٦

But the ones who deny Our verses and are arrogant toward them - those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

7:37

فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ أُوْلَٰٓئِكَ يَنَالُهُمۡ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوۡنَهُمۡ قَالُوٓاْ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ ٣٧

And who is more unjust than one who invents about Allāh a lie or denies His verses? Those will attain their portion of the decree1 until, when Our messengers [i.e., angels] come to them to take them in death, they will say, "Where are those you used to invoke besides Allāh?" They will say, "They have departed from us," and will bear witness against themselves that they were disbelievers.

1 translator’s note
  1. What is decreed for them. ↩
As-Sa'diTafsir · 7:37

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском