An-Nazi'atJuz 30 · Page 583

An-Nazi'at 79:7

Those who drag forth · Juz 30 · Page 583

تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ٧

There will follow it the subsequent [one].

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 79:1–14

1- Andolsun (kâfirlerin ruhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara, 2- (Mü’minlerin ruhlarını) yumuşaklıkla çıkaranlara, 3- Yüzüp gidenlere, 4- Yarışıp geçenlere, 5- İşleri düzenleyip yürüten (melek)lere ki... 6- O gün sarsan (birinci üfürüş) sarsacak. 7- Arkasından onu izleyen (ikinci üfürüş) izleyecek. 8- O gün birtakım kalpler şiddetle çarpacaktır. 9- Gözleri de zillet içinde yere bakacaktır. 10- Onlar derler ki:“Biz, tekrar ilk halimize mi döndürüleceğiz?!” 11- “Hem de çürümüş kemikler olduktan sonra mı?!” 12- “Öyleyse bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olacaktır!” 13- Halbuki o (diriliş), ancak tek bir haykırışa bakar. 14- Bir de bakmışsın ki hepsi (dirilerek) toprağın yüzüne çıkmışlar bile!

(Mekke’de inmiştir. 46 âyettir)

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.

Burada melâike-i kiram ve onların Allah’ın emirlerine tam anlamı ile bağlılıklarına delil teşkil eden ve o emirleri yerine getirmekteki süratlerini ifade eden birtakım fiillerine yemin edilmektedir. Kendisi hakkında yemin edilen şeyin ise amellerin karşılığının görülmesi ve öldükten sonra diriliş olması ihtimali vardır. Buna delil, bundan sonra Kıyametin çeşitli hallerinin söz konusu edilmesidir. Kendisi hakkında yemin edilenin de kendisi ile yemin edilenin de aynı şey, yani melekler olma ihtimali de vardır. Çünkü onlara iman etmek, imanın altı esasından birisidir. Ayrıca burada onların fiillerinin söz konusu edilmesi, meleklerin ölüm esnasında, ondan önce ve ondan sonra amellerin karşılıkları konusunda üstlendikleri bir görevi de ihtiva etmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 1. “Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara.” Bunlar, ruhları şiddetle çekip çıkaran ve onları çıkarmak işine adeta dalan meleklerdir. Tâ ki ruh bedeninden çıksın ve amelinin karşılığını görsün. 2. “Yumuşaklıkla çıkaranlara.” Bunlar da meleklerdir. Bunlar da ruhları tam bir güçle ve şevkle çekip alırlar. Yahut da yumuşaklıkla çıkarmak mü’min ruhlar için, şiddetle çekip çıkarmak da kâfir ruhlar için söz konusu olabilir. 3. “Yüzüp gidenlere” Yani havada inip çıkarak gidip gelenlere; 4. “Yarışıp geçenlere” başkalarını geride bırakarak Yüce Allah’ın emrini yerine getirmeye çalışanlara ve vahyi Allah’ın peygamberlerine ulaştırmak için şeytanları -o vahiyden hırsızlayarak bir şey almasınlar diye- geride bırakanlara. 5. “İşleri düzenleyip yürütenlere ki…” Bunlar da Yüce Allah’ın, ulvi ve süfli âlemin pek çok işlerini idare etmek üzere görevlendirmiş olduğu meleklerdir ki yağmurlar, bitkiler, rüzgarlar, denizler, ceninler, canlılar, cennet, cehennem vs. bunlardan bazılarıdır.

6-7. “O gün sarsan” kıyametin kopması “sarsacak; arkasından onu izleyen (ikinci üfürüş)” yani hemen onun akabinde gelen ikinci sarsıntı “izleyecek.” 8-9. “O gün birtakım kalpler” görüp işittiklerinin korkusu ile dehşete kapıldığından “şiddetle çarpacaktır.”“Gözleri de zillet içinde yere bakacaktır.” Hakir ve zelil bir şekilde bakacaktır. Korku kalplerine hakim olacak, yürekleri dehşetle yerinden oynayacak. Üzüntü ve keder onları kuşatmış, pişmanlık dört bir yanlarını sarmış olacaktır.

10-11. Dünyada iken kâfirler yalanlamak sureti ile “derler ki: “Biz, tekrar ilk halimize mi döndürüleceğiz? Hem de çürümüş” ve dağılmış “kemikler olduktan sonra mı?” 12. “Öyleyse bu, (bizim için) ziyanlı bir dönüş olacaktır.” Yani Allah’ın öldükten sonra kendilerini diriltmesini, çürümüş kemikler haline geldikten sonra onları tekrar yaratmasını, Allah’ın kudretini bilmediklerinden ve O’na karşı küstahlıklarından dolayı uzak bir ihtimal olarak gördüler. Yüce Allah ise bu işin kendisi için son derece kolay olduğunu açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: 13. “Halbuki o, ancak bir tek haykırıştır.” Bir defa Sûr’a üfürülecektir. 14. “Bir de bakmışsın ki hepsi” bütün yaratılmışlar “toprağın yüzüne çıkmışlar bile!” Ayağa kalkıp bekleyecekler. Yüce Allah, onları bir araya toplayacak, adaletli hükmü ile aralarında hükmedecek ve amellerinin karşılığını onlara verecektir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 583

An-NabaJuz 30 · Page 583

78:31

إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا ٣١

Indeed, for the righteous is attainment1 -

1 translator’s note
  1. Of security, success and reward, including escape and safety from Hell. ↩

78:32

حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبٗا ٣٢

Gardens and grapevines

78:33

وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابٗا ٣٣

And young women [companions] of equal age.

78:34

وَكَأۡسٗا دِهَاقٗا ٣٤

And a full cup.1

1 translator’s note
  1. Of wine which is delicious and does not intoxicate. ↩

78:35

لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوٗا وَلَا كِذَّٰبٗا ٣٥

No ill speech will they hear therein or any falsehood -

78:36

جَزَآءٗ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابٗا ٣٦

[As] reward from your Lord, [a generous] gift [made due by] account,1

1 translator’s note
  1. i.e., as a result of both their own righteous deeds and the limitless generosity of Allāh (subḥānahu wa taʿālā) . Another meaning is "a gift calculated [to be adequate]." ↩

78:37

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابٗا ٣٧

[From] the Lord of the heavens and the earth and whatever is between them, the Most Merciful. They possess not from Him [authority for] speech.1

1 translator’s note
  1. None of Allāh's creatures can plead with Him on the Day of Judgement except by His permission. ↩

78:38

يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفّٗاۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابٗا ٣٨

The Day that the Spirit [i.e., Gabriel] and the angels will stand in rows, they will not speak except for one whom the Most Merciful permits, and he will say what is correct.

78:39

ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ٣٩

That is the True [i.e., certain] Day; so he who wills may take to his Lord a [way of] return.1

1 translator’s note
  1. i.e., a direct route through correct beliefs and righteous deeds. ↩

78:40

إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابٗا قَرِيبٗا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا ٤٠

Indeed, We have warned you of an impending punishment on the Day when a man will observe what his hands have put forth1 and the disbeliever will say, "Oh, I wish that I were dust!"

1 translator’s note
  1. i.e., the deeds he did in this world, which await him in the Hereafter. ↩

سورة النازعات

An-Nazi'at

Those who drag forth · Meccan · 46 ayahs

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

79:1

وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقٗا ١

By those [angels] who extract with violence1

1 translator’s note
  1. i.e., those who tear out the souls of those destined for Hell. ↩

79:2

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطٗا ٢

And [by] those who remove with ease1

1 translator’s note
  1. i.e., those angels who ease out the souls of those destined for Paradise. ↩

79:3

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحٗا ٣

And [by] those who glide [as if] swimming1

1 translator’s note
  1. Speeding to execute Allāh's commands. ↩

79:4

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقٗا ٤

And those who race each other in a race1

1 translator’s note
  1. Racing to deliver the souls of the believers to Paradise. ↩

79:5

فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرٗا ٥

And those who arrange [each] matter,1

1 translator’s note
  1. According to Allāh's decree. ↩

79:6

يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ٦

On the Day the blast [of the Horn] will convulse [creation],

79:7

تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ٧

There will follow it the subsequent [one].

79:8

قُلُوبٞ يَوۡمَئِذٖ وَاجِفَةٌ ٨

Hearts,1 that Day, will tremble,

1 translator’s note
  1. Those of the disbelievers who denied the Resurrection. ↩

79:9

أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةٞ ٩

Their eyes1 humbled.

1 translator’s note
  1. Those of the disbelievers. ↩

79:10

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ ١٠

They are [presently] saying, "Will we indeed be returned to [our] former state [of life]?

79:11

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمٗا نَّخِرَةٗ ١١

Even if we should be decayed bones?"1

1 translator’s note
  1. The disbelievers say this in ridicule of the warning. ↩

79:12

قَالُواْ تِلۡكَ إِذٗا كَرَّةٌ خَاسِرَةٞ ١٢

They say, "That, then, would be a losing return."1

1 translator’s note
  1. i.e., "If that were so, we would not be able to escape punishment." ↩

79:13

فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ ١٣

Indeed, it will be but one shout,

79:14

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ١٤

And suddenly they will be [alert] upon the earth's surface.

79:15

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ١٥

Has there reached you the story of Moses? -

As-Sa'diTafsir · 79:7

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском