Al-AnfalJuz 9 · Page 179

Al-Anfal 8:23

The Spoils of War · Juz 9 · Page 179

وَلَوۡ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمۡ خَيۡرٗا لَّأَسۡمَعَهُمۡۖ وَلَوۡ أَسۡمَعَهُمۡ لَتَوَلَّواْ وَّهُم مُّعۡرِضُونَ ٢٣

Had Allāh known any good in them, He would have made them hear. And if He had made them hear, they would [still] have turned away, while they were refusing.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 8:22–23

22- Çünkü Allah katında canlıların en kötüsü, akıl etmeyen sağır ve dilsizlerdir. 23- Eğer Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara işittirirdi. Eğer işittirmiş olsaydı bile onlar yine kesinlikle yüz çevirerek arkalarına dönüp giderlerdi.

22. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Çünkü Allah katında canlıların en kötüsü” Allah’ın âyetlerinin ve uyarılarının, olumlu bir sonuç vermediği ve fayda sağlamadığı kimseler, kendilerine faydalı şeyleri “akıl etmeyen” böylelikle kendilerine zarar verecek şeyleri tercih eden, hakkı işitmeyen “sağır ve” hakkı söylemeyen “dilsizlerdir.” Böyleleri, Allah nezdinde canlıların en kötüsüdür. Çünkü Yüce Allah, böylelerine Allah’a itaat uğrunda kullansınlar diye kulaklar, gözler ve kalpler verdiği halde onlar bu güçlerini Allah’a isyan yolunda kullandılar. Böylelikle de pek büyük hayırdan mahrum kaldılar. Aslında yaratılmışların en hayırlıları olabilecek bir konumda iken, böyle bir yolu izlemeyi kabul etmediler. Kendileri adına yaratılmışların en kötüleri olmayı tercih ettiler. Allah’ın, onların sahip olmadıklarını söyledikleri işitme, kalpte etkili olan manayı işitmektir. Delili kulakla işitmek anlamındaki işitmeye gelince, dinledikleri Allah’ın âyetleri ile onlara karşı Allah’ın delili elbette ki ortaya konmuş olmaktadır.

23. Allah faydalanacakları bir şekilde bu âyetleri onlara işittirmedi; çünkü O, onların kendi âyetlerini işitmelerine elverişli olacak iyi ve hayırlı niteliklere sahip olmadıklarını bilmektedir:“Eğer Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette işittirirdi. Eğer” faraza “onlara işittirmiş olsaydı bile onlar yine” itaatten “kesinlikle yüz çevirerek arkalarına dönüp giderlerdi.” Hiçbir şekilde hakka dönüp bakmazlardı bile. İşte bu, Yüce Allah’ın imanı ve hayrı, sadece hiçbir hayır taşımayan ve hayrın semere vereceği bir yapıda bulunmayan kimselerden alıkoyduğunun delilidir. Hamd, yalnız O’nadır ve bu hususta da O’nun sonsuz hikmeti vardır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 179

Al-AnfalJuz 9 · Page 179

8:17

فَلَمۡ تَقۡتُلُوهُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمۡۚ وَمَا رَمَيۡتَ إِذۡ رَمَيۡتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبۡلِيَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ مِنۡهُ بَلَآءً حَسَنًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٞ ١٧

And you did not kill them, but it was Allāh who killed them.1 And you threw not, [O Muḥammad], when you threw, but it was Allāh who threw2 that He might test the believers with a good test.3 Indeed, Allāh is Hearing and Knowing.

3 translator’s notes
  1. i.e., Your strength was insufficient to overcome them, but Allāh supported you and gave you victory.

    [441] When the Prophet (ﷺ) threw a handful of dust into the faces of the disbelievers, Allāh caused it to fill the eyes and nose of every soldier, preventing their advance.

    [442] So that they would appreciate Allāh's favor to them.

    ↩
  2. ↩
  3. ↩

8:18

ذَٰلِكُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيۡدِ ٱلۡكَٰفِرِينَ ١٨

That [is so], and [also] that Allāh will weaken the plot of the disbelievers.

8:19

إِن تَسۡتَفۡتِحُواْ فَقَدۡ جَآءَكُمُ ٱلۡفَتۡحُۖ وَإِن تَنتَهُواْ فَهُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۖ وَإِن تَعُودُواْ نَعُدۡ وَلَن تُغۡنِيَ عَنكُمۡ فِئَتُكُمۡ شَيۡـٔٗا وَلَوۡ كَثُرَتۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٩

If you [disbelievers] seek the decision [i.e., victory] - the decision [i.e., defeat] has come to you. And if you desist [from hostilities], it is best for you; but if you return [to war], We will return, and never will you be availed by your [large] company at all, even if it should increase; and [that is] because Allāh is with the believers.

8:20

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَأَنتُمۡ تَسۡمَعُونَ ٢٠

O you who have believed, obey Allāh and His Messenger and do not turn from him while you hear [his order].

8:21

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَهُمۡ لَا يَسۡمَعُونَ ٢١

And do not be like those who say, "We have heard," while they do not hear.

8:22

۞ إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلۡبُكۡمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ ٢٢

Indeed, the worst of living creatures in the sight of Allāh are the deaf and dumb who do not use reason [i.e., the disbelievers].

8:23

وَلَوۡ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمۡ خَيۡرٗا لَّأَسۡمَعَهُمۡۖ وَلَوۡ أَسۡمَعَهُمۡ لَتَوَلَّواْ وَّهُم مُّعۡرِضُونَ ٢٣

Had Allāh known any good in them, He would have made them hear. And if He had made them hear, they would [still] have turned away, while they were refusing.

8:24

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمۡ لِمَا يُحۡيِيكُمۡۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَقَلۡبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٢٤

O you who have believed, respond to Allāh and to the Messenger when he calls you to that which gives you life. And know that Allāh intervenes between a man and his heart and that to Him you will be gathered.

8:25

وَٱتَّقُواْ فِتۡنَةٗ لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنكُمۡ خَآصَّةٗۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ٢٥

And fear a trial1 which will not strike those who have wronged among you exclusively, and know that Allāh is severe in penalty.

1 translator’s note
  1. i.e., an affliction or punishment during life upon this earth. When corruption spreads among a people, its consequences will affect everyone. ↩
As-Sa'diTafsir · 8:23

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском