Al-AnfalJuz 10 · Page 182

Al-Anfal 8:44

The Spoils of War · Juz 10 · Page 182

وَإِذۡ يُرِيكُمُوهُمۡ إِذِ ٱلۡتَقَيۡتُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِكُمۡ قَلِيلٗا وَيُقَلِّلُكُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِهِمۡ لِيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗاۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ ٤٤

And [remember] when He showed them to you, when you met, as few in your eyes, and He made you [appear] as few in their eyes so that Allāh might accomplish a matter already destined. And to Allāh are [all] matters returned.

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 8:43–44

43- Hani Allah onları rüyanda sana az göstermişti. Eğer onları sana çok gösterseydi, elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz. Ama Allah (sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir. 44- Hani karşı karşıya heldiğiniz zaman da onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerine az gösteriyordu ki Allah, takdir edilmiş bir işi yerine getirsin. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

43. Yüce Allah, müşrikleri Rasûlüne rüyada sayıca az miktarda göstermişti. O da ashabına bunu müjdelemiş, böylece kalpleri huzur ve itminana kavuşmuş, sebat bulmuştu. “Eğer onları sana çok gösterseydi” ve sen de bunu ashabına haber vermiş olsaydın “elbette zaafa düşerdiniz ve savaşma konusunda birbirinizle çekişirdiniz.” Aranızdan kimisi Kureyşlilerle savaşmak üzere çıkmayı uygun görürken, kiminiz bunu kabul etmeyecekti. Görüş ayrılığı ise zaafa düşmenin sebeplerindendir. “Ama Allah” size lütuf ve ihsanda bulunarak “(sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerde olanı hakkıyla bilendir.” Kalplerde bulunan sebatı, sabırsızlığı, doğruluğu ve yalanı bilendir. Yüce Allah’ın sizin kalplerinizi bilmesi, O’nun size lütuf ve ihsanda bulunmasına, Rasûlünün gördüğü rüyayı da doğru çıkarmasına sebep olmuştu. 44. Yüce Allah mü’minlere düşmanlarını göz kararı ile az gösterirken, ey mü’minler, sizleri de göz kararı ile onlara az gösteriyordu. Böylece her bir ordu diğerinin üzerine yürüsün diye her biri, ötekini sayıca az görüyordu. “ki Allah takdir edilmiş bir işi yerine getirsin.” Mü’minleri zafere ulaştırsın, kâfirleri bozguna uğratsın ve onların önderleriyle sapıklığın liderlerinin öldürülsün ve geriye onlardan herhangi birisinin anılacak bir namı kalmasın ve İslâm’a davet edildiklerinde onu kabul etmeleri kolaylaşsın. Dolayısıyla bu, kafirlerden hayatta kalıp da Yüce Allah’ın kendilerine İslâm’a girmeyi lütfettiği kimseler için de bir ilahi bir ihsan oldu. “Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.” Yani yaratılmışların bütün işleri Allah’a döner. O da murdar olanı temiz olandan ayırır, insanlar arasında hiçbir haksızlık ve zulüm ihtiva etmeyen adil hükmünü verir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 182

Al-AnfalJuz 10 · Page 182

8:41

۞ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا غَنِمۡتُم مِّن شَيۡءٖ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمۡ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا يَوۡمَ ٱلۡفُرۡقَانِ يَوۡمَ ٱلۡتَقَى ٱلۡجَمۡعَانِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ ٤١

And know that anything you obtain of war booty - then indeed, for Allāh is one fifth of it and for the Messenger1 and for [his] near relatives2 and the orphans, the needy, and the [stranded] traveler,3 if you have believed in Allāh and in that which We sent down to Our Servant4 on the day of criterion [i.e., decisive encounter] - the day when the two armies met [at Badr]. And Allāh, over all things, is competent.

4 translator’s notes
  1. To be spent in Allāh's cause.

    [449] The tribes of Banū Hāshim and Banū Muṭṭalib, who were not eligible for zakāh.

    [450] The remaining four fifths are divided among the soldiers.

    [451] Prophet Muḥammad (ﷺ).

    ↩
  2. ↩
  3. ↩
  4. ↩

8:42

إِذۡ أَنتُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلدُّنۡيَا وَهُم بِٱلۡعُدۡوَةِ ٱلۡقُصۡوَىٰ وَٱلرَّكۡبُ أَسۡفَلَ مِنكُمۡۚ وَلَوۡ تَوَاعَدتُّمۡ لَٱخۡتَلَفۡتُمۡ فِي ٱلۡمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗا لِّيَهۡلِكَ مَنۡ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٖ وَيَحۡيَىٰ مَنۡ حَيَّ عَنۢ بَيِّنَةٖۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ ٤٢

[Remember] when you were on the near side of the valley, and they were on the farther side, and the caravan was lower [in position] than you. If you had made an appointment [to meet], you would have missed the appointment. But [it was] so that Allāh might accomplish a matter already destined - that those who perished [through disbelief] would perish upon evidence and those who lived [in faith] would live upon evidence; and indeed, Allāh is Hearing and Knowing.

8:43

إِذۡ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِي مَنَامِكَ قَلِيلٗاۖ وَلَوۡ أَرَىٰكَهُمۡ كَثِيرٗا لَّفَشِلۡتُمۡ وَلَتَنَٰزَعۡتُمۡ فِي ٱلۡأَمۡرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ٤٣

[Remember, O Muḥammad], when Allāh showed them to you in your dream as few; and if He had shown them to you as many, you [believers] would have lost courage and would have disputed in the matter [of whether to fight], but Allāh saved [you from that]. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.

8:44

وَإِذۡ يُرِيكُمُوهُمۡ إِذِ ٱلۡتَقَيۡتُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِكُمۡ قَلِيلٗا وَيُقَلِّلُكُمۡ فِيٓ أَعۡيُنِهِمۡ لِيَقۡضِيَ ٱللَّهُ أَمۡرٗا كَانَ مَفۡعُولٗاۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ ٤٤

And [remember] when He showed them to you, when you met, as few in your eyes, and He made you [appear] as few in their eyes so that Allāh might accomplish a matter already destined. And to Allāh are [all] matters returned.

8:45

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا لَقِيتُمۡ فِئَةٗ فَٱثۡبُتُواْ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَثِيرٗا لَّعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ٤٥

O you who have believed, when you encounter a company [from the enemy forces], stand firm and remember Allāh much that you may be successful.

As-Sa'diTafsir · 8:44

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском