Al-AnfalJuz 10 · Page 186

Al-Anfal 8:70

The Spoils of War · Juz 10 · Page 186

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ قُل لِّمَن فِيٓ أَيۡدِيكُم مِّنَ ٱلۡأَسۡرَىٰٓ إِن يَعۡلَمِ ٱللَّهُ فِي قُلُوبِكُمۡ خَيۡرٗا يُؤۡتِكُمۡ خَيۡرٗا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٧٠

O Prophet, say to whoever is in your hands of the captives, "If Allāh knows [any] good in your hearts, He will give you [something] better than what was taken from you, and He will forgive you; and Allāh is Forgiving and Merciful."

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 8:70–71

70- Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: “Eğer Allah’ın ilmine göre kalplerinizde bir hayır varsa O, size sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Ğafurdur, Rahimdir. 71- Eğer sana hainlik etmek isterlerse (unutmasınlar ki) onlar daha önce Allah’a hainlik etmişlerdi de O da onlara karşı sana güç ve imkân vermişti. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

70. Bu âyet-i kerime Bedir günü alınan esirler hakkında inmiştir. Bu esirler arasında Allah Rasûlü’nün amcası Abbas da vardı. Ondan fidye vermesi istenince Abbas, daha önce müslüman olduğunu iddia etti. Ancak Müslümanlar, onun fidye ödeme yükümlülüğünü kaldırmadılar. İşte Yüce Allah hem onun, hem de onun durumuna benzer bir halde olanların gönüllerini hoş etmek üzere şu buyrukları indirdi:“Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah’ın ilmine göre kalplerinizde bir hayır varsa, O, size sizden alınan” maldan “daha hayırlısını verir.” Kendi lütuf ve ihsanından sizin için sizden alınanlardan çok daha hayırlı olan şeyleri elde etmeyi kolaylaştırır. “ve sizi bağışlar.” Günahlarınızı affederek cennete koyar. “Allah Ğafurdur, Rahimdir.” Yüce Allah Abbas’a da başkalarına da verdiği bu vaadini gerçekleştirmiştir. Nitekim Abbas’ın çokça malı olmuştur. Hatta bir seferinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e çok miktarda mal geldiği sırada Abbas onun yanına gelmiş, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de ona bu maldan taşıyabildiği kadarını elbisesine koyup almasını emretmişti. O da o maldan zar zor taşıyabildiği kadarını almıştı.[19]

71. “Eğer” sana karşı savaşmak ve seninle mücadele etmek suretiyle “sana hainlik etmek isterlerse (unutmasınlar ki) onlar daha önce Allah’a hainlik etmişlerdi de O da onlara karşı sana güç ve imkân vermişti.” Bu yüzden onlar sana hainlik etmekten sakınmalıdırlar. Çünkü Yüce Allah’ın gücü onlara yeter ve onlar Allah’ın hakimiyeti altındadırlar. “Allah” her şeyi “çok iyi bilendir”; her şeyi yerli yerince koyan “hikmet sahibidir.” İlim ve hikmetinin bir tecellisi olarak da O, sizlere bu üstün ve güzel hükümleri teşrî’ buyurmuş ve eğer esirler herhangi bir hainlikte bulunmak isteyecek olurlarsa onların kötülüklerine karşı size yeterli gelmeyi taahhüt etmiştir.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 186

Al-AnfalJuz 10 · Page 186

8:70

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ قُل لِّمَن فِيٓ أَيۡدِيكُم مِّنَ ٱلۡأَسۡرَىٰٓ إِن يَعۡلَمِ ٱللَّهُ فِي قُلُوبِكُمۡ خَيۡرٗا يُؤۡتِكُمۡ خَيۡرٗا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٧٠

O Prophet, say to whoever is in your hands of the captives, "If Allāh knows [any] good in your hearts, He will give you [something] better than what was taken from you, and He will forgive you; and Allāh is Forgiving and Merciful."

8:71

وَإِن يُرِيدُواْ خِيَانَتَكَ فَقَدۡ خَانُواْ ٱللَّهَ مِن قَبۡلُ فَأَمۡكَنَ مِنۡهُمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ٧١

But if they intend to betray you - then they have already betrayed Allāh before, and He empowered [you] over them. And Allāh is Knowing and Wise.

8:72

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ بِأَمۡوَٰلِهِمۡ وَأَنفُسِهِمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَٰٓئِكَ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٖۚ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَمۡ يُهَاجِرُواْ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَيۡءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُواْۚ وَإِنِ ٱسۡتَنصَرُوكُمۡ فِي ٱلدِّينِ فَعَلَيۡكُمُ ٱلنَّصۡرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٞۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ ٧٢

Indeed, those who have believed and emigrated and fought with their wealth and lives in the cause of Allāh and those who gave shelter and aided - they are allies of one another. But those who believed and did not emigrate - for you there is no support of them until they emigrate. And if they seek help of you for the religion, then you must help, except against a people between yourselves and whom is a treaty. And Allāh is Seeing of what you do.

8:73

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٍۚ إِلَّا تَفۡعَلُوهُ تَكُن فِتۡنَةٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَفَسَادٞ كَبِيرٞ ٧٣

And those who disbelieved are allies of one another. If you do not do so [i.e., ally yourselves with other believers], there will be fitnah [i.e., disbelief and oppression] on earth and great corruption.

8:74

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقّٗاۚ لَّهُم مَّغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ ٧٤

But those who have believed and emigrated and fought in the cause of Allāh and those who gave shelter and aided - it is they who are the believers, truly. For them is forgiveness and noble provision.

8:75

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۢ بَعۡدُ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ مَعَكُمۡ فَأُوْلَٰٓئِكَ مِنكُمۡۚ وَأُوْلُواْ ٱلۡأَرۡحَامِ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلَىٰ بِبَعۡضٖ فِي كِتَٰبِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ ٧٥

And those who believed after [the initial emigration] and emigrated and fought with you - they are of you. But those of [blood] relationship are more entitled [to inheritance] in the decree of Allāh.1 Indeed, Allāh is Knowing of all things.

1 translator’s note
  1. This applies to Muslim relatives only. Others may be given by bequest. See 4:11. ↩
As-Sa'diTafsir · 8:70

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском