Al-Anfal 8:75
The Spoils of War · Juz 10 · Page 186
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۢ بَعۡدُ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ مَعَكُمۡ فَأُوْلَٰٓئِكَ مِنكُمۡۚ وَأُوْلُواْ ٱلۡأَرۡحَامِ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلَىٰ بِبَعۡضٖ فِي كِتَٰبِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ ٧٥
And those who believed after [the initial emigration] and emigrated and fought with you - they are of you. But those of [blood] relationship are more entitled [to inheritance] in the decree of Allāh.1 Indeed, Allāh is Knowing of all things.
1 translator’s note
- This applies to Muslim relatives only. Others may be given by bequest. See 4:11. ↩
Tafsir · in Turkish
As-Sa'di
Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.
Change
Commentary on 8:74–75
74- İman edip de hicret eden ve Allah yolunda cihad edenlerle (muhacirleri) barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte onlar gerçek mü’minlerin ta kendileridir. Onlar için mağfiret ve bitmez tükenmez bir rızık vardır. 75- (Bunlardan) sonra iman ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenlere gelince onlar da sizdendir. Akrabalar, Allah’ın Kitabına göre birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
74. İşte Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“İman edip de hicret eden ve Allah yolunda cihad edenlerle (muhacirleri) barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte onlar gerçek mü’minlerin ta kendileridir.” Yani Muhacirlerle Ensar, hakiki mü’minlerdir. Çünkü onlar, gerçekleştirdikleri hicret, Ensar adını almalarına sebep olan yardımcı olmaları, birbirlerini dost ve yardımcı edinmeleri, kâfir ve münafıklardan oluşan düşmanlarına karşı cihad etmeleri ile imanlarındaki samimiyetlerini ortaya koymuşlardır. İşte “onlar için” Allah’tan kötülüklerini silecek ve hatalarını ortadan kaldıracak bir “mağfiret ve” yine onlar için “bitmez tükenmez bir rızık” keremi pek bol yüce Rab tarafından nimet dolu cennetlerde ihsan olunacak pek çok hayırlar “vardır.” Belki dünyada da gözlerini aydınlatacak ve kalplerini huzurla dolduracak birtakım mükâfatlar elde etmeleri de söz konusu olabilir.
75. Aynı şekilde bu muhacir ve ensardan sonra gelip onlara güzelce uyan, iman eden, hicret eden ve Allah yolunda cihad edenlerin durumu da aynıdır. “Onlar da sizdendir.” Sizin lehinize olanlar, onların da lehinedir ve sizin aleyhinize olanlar onların da aleyhinedir. Bu imanî dostluk bağı, İslâm’ın ilk dönemlerinde oldukça etkili idi ve büyük bir öneme sahipti. Hatta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem muhacirler ile ensar arasında genel imanî kardeşlik bağı dışında özel bir kardeşlik bağı da kurmuştu ki bu bağ gereği aralarında miras hukuku da cereyan ediyordu. İşte bu hususta Yüce Allah:“Akrabalar, Allah’ın Kitabına göre birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar” buyruğunu indirmiştir. Yani akrabalardan ölen bir kimseye ancak onun akrabası olan asabe ile farz hisse sahibi olan kimseler mirasçı olurlar. Eğer bunlar bulunmayacak olurlarsa bu durumda âyet-i kerimenin umumunun da delalet ettiği gibi zevilerham olan diğer yakın akrabaları mirasçı olurlar. “Allah’ın Kitabına göre” buyruğu, Allah’ın hüküm ve şeriatına göre anlamındadır. “Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” Halleriniz, bilmesi ve onlara uygun bir şekilde dinî ve şer’î hükümlerini size bildirmesi de O’nun bu ilminin tecellilerindendir.
Enfâl Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, Allah’a mahsustur.
***
Page 186
8:70
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ قُل لِّمَن فِيٓ أَيۡدِيكُم مِّنَ ٱلۡأَسۡرَىٰٓ إِن يَعۡلَمِ ٱللَّهُ فِي قُلُوبِكُمۡ خَيۡرٗا يُؤۡتِكُمۡ خَيۡرٗا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ٧٠
O Prophet, say to whoever is in your hands of the captives, "If Allāh knows [any] good in your hearts, He will give you [something] better than what was taken from you, and He will forgive you; and Allāh is Forgiving and Merciful."
8:71
وَإِن يُرِيدُواْ خِيَانَتَكَ فَقَدۡ خَانُواْ ٱللَّهَ مِن قَبۡلُ فَأَمۡكَنَ مِنۡهُمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ٧١
But if they intend to betray you - then they have already betrayed Allāh before, and He empowered [you] over them. And Allāh is Knowing and Wise.
8:72
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ بِأَمۡوَٰلِهِمۡ وَأَنفُسِهِمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَٰٓئِكَ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٖۚ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَمۡ يُهَاجِرُواْ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَيۡءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُواْۚ وَإِنِ ٱسۡتَنصَرُوكُمۡ فِي ٱلدِّينِ فَعَلَيۡكُمُ ٱلنَّصۡرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٞۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ ٧٢
Indeed, those who have believed and emigrated and fought with their wealth and lives in the cause of Allāh and those who gave shelter and aided - they are allies of one another. But those who believed and did not emigrate - for you there is no support of them until they emigrate. And if they seek help of you for the religion, then you must help, except against a people between yourselves and whom is a treaty. And Allāh is Seeing of what you do.
8:73
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٍۚ إِلَّا تَفۡعَلُوهُ تَكُن فِتۡنَةٞ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَفَسَادٞ كَبِيرٞ ٧٣
And those who disbelieved are allies of one another. If you do not do so [i.e., ally yourselves with other believers], there will be fitnah [i.e., disbelief and oppression] on earth and great corruption.
8:74
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقّٗاۚ لَّهُم مَّغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ ٧٤
But those who have believed and emigrated and fought in the cause of Allāh and those who gave shelter and aided - it is they who are the believers, truly. For them is forgiveness and noble provision.
8:75
وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۢ بَعۡدُ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ مَعَكُمۡ فَأُوْلَٰٓئِكَ مِنكُمۡۚ وَأُوْلُواْ ٱلۡأَرۡحَامِ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلَىٰ بِبَعۡضٖ فِي كِتَٰبِ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ ٧٥
And those who believed after [the initial emigration] and emigrated and fought with you - they are of you. But those of [blood] relationship are more entitled [to inheritance] in the decree of Allāh.1 Indeed, Allāh is Knowing of all things.
1 translator’s note
- This applies to Muslim relatives only. Others may be given by bequest. See 4:11. ↩