At-TawbahJuz 11 · Page 207

At-Tawbah 9:125

The Repentance · Juz 11 · Page 207

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَتۡهُمۡ رِجۡسًا إِلَىٰ رِجۡسِهِمۡ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ ١٢٥

But as for those in whose hearts is disease, it has [only] increased them in evil [in addition] to their evil.1 And they will have died while they are disbelievers.

1 translator’s note
  1. Literally, "filth," i.e., disbelief and hypocrisy. ↩

Tafsir · in Turkish

As-Sa'di

Medium · Clear and to the point: what to take from each passage.

Whole surah

Change

Commentary on 9:124–126

124- Bir sûre indirildiği zaman içlerinden bazıları:“Bu (sure), hanginizin imanını artırdı?” derler. İman edenlere gelince o (sure) onların imanını artırır ve onlar birbirlerini müjdelerler. 125- Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince onların da murdarlıklarına murdarlık katıp artırır ve onlar, kâfir olarak ölüp giderler. 126- Görmüyorlar mı ki onlar, her yıl bir veya iki kere deneniyorlar? Ama ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar!

124. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerim’in nüzûlü konusunda münafıklarla mü’minlerin hallerini ve her iki kesim arasındaki farkı açıklayarak şöyle buyurmaktadır: Emir, yasak, Yüce Allah’ın zatına ve gaybe dair haberler ve cihada teşvikin yer aldığı “bir sûre indirildiği zaman içlerinden bazıları: Bu (sure) hanginizin imanını artırdı?, derler.” Her iki kesim içinde bu sûre ile kime iman hasıl oldu diye sorarlar. Yüce Allah da gerçekleşen durumu şöylece beyan etmektedir:“İman edenlere gelince o (sure)” o sûreyi bilmek, kavramak, ona inanmak, gereğince amel etmek, hayır işleri yapma arzusunu duymak ve kötülükleri işlemekten uzak durmak sureti ile “onların imanını artırır ve onlar birbirlerini müjdelerler.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine lütfettiği âyetleri, bunları kavrama ve gereklerince amel etme muvaffakiyeti dolayısı ile birbirlerine müjde verirler. Bu da Allah’ın âyetlerini gönülleri huzur ve sevinç içinde karşıladıklarını ve o sûrelerin kendilerini teşvik ettiği şeylere de derhal itaat ettiklerini göstermektedir.

125. “Kalplerinde hastalık” şüphe ve nifak “bulunanlara gelince onların da murdarlıklarına murdarlık” hastalıklarına hastalık, şüphelerine şüphe “katıp artırır.” Çünkü onlar bu sureyi inkâr edip ona karşı inatlaşırlar, ondan yüz çevirirler. Bundan dolayı hastalıkları artar ve helake doğru hızlıca yönelmiş olurlar. “Ve” kalplerine mühür vurulur da nihâyet “onlar, kâfir olarak ölüp giderler.” İşte bu, onlar için bir cezadır, çünkü onlar Allah’ın âyetlerini inkâr etmiş, Rasûlüne asi olmuşlardır. Bu nedenle de “Allah, kalplerine huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek) bir nifak sokmuştur.”(et-Tevbe, 9/77)

126. Yüce Allah, bu gibilerini devam ettirdikleri küfür ve münafıklıkları dolayısı ile azarlayarak şöyle buyurmaktadır:“Görmüyorlar mı ki onlar, her yıl bir veya iki kere” kendilerine isabet eden çeşitli belalar, hastalıklar ve kendilerini sınamak maksadı ile onlara yöneltilen ilahî emirler ile “deneniyorlar? Ama ne” sürdürmekte oldukları kötülüklerinden “tevbe ediyorlar ne de öğüt ve ibret alıyorlar!” Kendilerine faydalı olan şeyleri belleyip yapmıyorlar, zarar verecek şeyleri de kavrayıp terk etmiyorlar. Yüce Allah -geçmiş ümmetlerdeki sünnetinde/kanununda olduğu gibi- onları bollukla, sıkıntılarla, emirlerle, yasaklarla sınar ki kendisine dönsünler. Onlar ise tevbe de etmiyorlar, öğüt de almıyorlar. Bu âyet-i kerimelerde imanın artıp eksildiğine, mü’minin ise her zaman imanını kontrol edip gözden geçirmesi gerektiğine, onun sürekli olarak artış içerisinde olması için devamlı imanını yenilemesi gerektiğine delil vardır.

Saheeh International · As-Sa'di · Quranic Universal Library (Tarteel), via spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Page 207

At-TawbahJuz 11 · Page 207

9:123

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَٰتِلُواْ ٱلَّذِينَ يَلُونَكُم مِّنَ ٱلۡكُفَّارِ وَلۡيَجِدُواْ فِيكُمۡ غِلۡظَةٗۚ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ ١٢٣

O you who have believed, fight against those adjacent to you of the disbelievers and let them find in you harshness. And know that Allāh is with the righteous.

9:124

وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ فَمِنۡهُم مَّن يَقُولُ أَيُّكُمۡ زَادَتۡهُ هَٰذِهِۦٓ إِيمَٰنٗاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَزَادَتۡهُمۡ إِيمَٰنٗا وَهُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ ١٢٤

And whenever a sūrah is revealed, there are among them [i.e., the hypocrites] those who say, "Which of you has this increased in faith?" As for those who believed, it has increased them in faith, while they are rejoicing.

9:125

وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ فَزَادَتۡهُمۡ رِجۡسًا إِلَىٰ رِجۡسِهِمۡ وَمَاتُواْ وَهُمۡ كَٰفِرُونَ ١٢٥

But as for those in whose hearts is disease, it has [only] increased them in evil [in addition] to their evil.1 And they will have died while they are disbelievers.

1 translator’s note
  1. Literally, "filth," i.e., disbelief and hypocrisy. ↩

9:126

أَوَلَا يَرَوۡنَ أَنَّهُمۡ يُفۡتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٖ مَّرَّةً أَوۡ مَرَّتَيۡنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمۡ يَذَّكَّرُونَ ١٢٦

Do they not see that they are tried every year once or twice but then they do not repent nor do they remember?

9:127

وَإِذَا مَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٞ نَّظَرَ بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٍ هَلۡ يَرَىٰكُم مِّنۡ أَحَدٖ ثُمَّ ٱنصَرَفُواْۚ صَرَفَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَفۡقَهُونَ ١٢٧

And whenever a sūrah is revealed, they look at each other, [as if saying], "Does anyone see you?" and then they dismiss themselves. Allāh has dismissed their hearts because they are a people who do not understand.

9:128

لَقَدۡ جَآءَكُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ عَزِيزٌ عَلَيۡهِ مَا عَنِتُّمۡ حَرِيصٌ عَلَيۡكُم بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ رَءُوفٞ رَّحِيمٞ ١٢٨

There has certainly come to you a Messenger from among yourselves. Grievous to him is what you suffer; [he is] concerned over you [i.e., your guidance] and to the believers is kind and merciful.

9:129

فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ حَسۡبِيَ ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُۖ وَهُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ ١٢٩

But if they turn away, [O Muḥammad], say, "Sufficient for me is Allāh; there is no deity except Him. On Him I have relied, and He is the Lord of the Great Throne."

As-Sa'diTafsir · 9:125

Contents

Ayat al-Kursi36Al-Kahfpage 42juz 15Bukhari 1Muslim 2999

Style

Theme
Text size
View

Читать на русском