Юнус 10:108
Йунус · Джуз 11 · Страница 221
قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيۡهَاۖ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيۡكُم بِوَكِيلٖ ١٠٨
Скажи: «О люди! К вам явилась истина от вашего Господа. Кто следует прямым путем, тот поступает во благо себе, а кто впадает в заблуждение, тот поступает во вред себе. Я не являюсь вашим попечителем и хранителем».
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 10:108–109
108- De ki:“Ey insanlar! Şüphe yok ki size Rabbinizden hak gelmiştir. Artık kim hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur. Kim de saparsa yalnız kendi zararına sapmış olur. Ben başınıza bekçi değilim.” 109- Sen, sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
108. Yani ey Peygamber! Bu kesin delil açıkça ortaya çıktığına göre “de ki: Ey insanlar! Şüphe yok ki size Rabbinizden hak gelmiştir.” Hakkında şüphenin hiçbir şekilde söz konusu olmayacağı ve kat’i delillerle desteklenen o doğru haber size ulaşmış bulunuyor ki o, size Rabbinizden gelmiştir. O’nun rubûbiyetinin en büyük tecellisi de size bu Kur’an-ı Kerim’i indirmiş olmasıdır. Bu Kur’an’da her şeye dair açıklamalar vardır. Bunda türlü ilâhi hükümler ve ilâhi istekler, O’nun razı olacağı güzel ahlak vardır. Bu ise sizin için en büyük bir terbiye ve O’nun size büyük bir lütuf ve ihsanıdır. Artık sizin için doğru eğriden açıkça ayrılmıştır ve hiç kimse için herhangi bir şüphe kalmamıştır. “Artık kim” Yüce Allah’ın gönderdiği hakkı bilip gereği gibi kavrar ve onu başkasına tercih etmek sureti ile “hidâyet bulursa o, ancak kendi yararına hidâyet bulmuş olur.” Yoksa Yüce Allah’ın kullarına ihtiyacı yoktur. Onların amellerinin faydası kendilerinedir. “Kim de” hakkı bilmekten yahut da gereğince amel etmekten yüz çevirmek sureti ile hidâyetten “saparsa yalnız kendi zararına sapmış olur.” Allah’a en ufak bir zararı olmaz. Kendisinden başka bir kimseye de zararı olmaz. “Ben başınıza bekçi değilim.” Amellerinizi tespit edip onlardan dolayı sizi hesaba çekecek olan ben değilim. Ben, sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım. Üzerinizde gözcü Yüce Allah’tır. O bakımdan size mühlet verilen bu süre zarfında siz lehinize olacak şeylere bakın!
109. Ey Peygamber! “Sen sana vahyolunana” ilim ile, amel ile, halin ile ve ona davet etmek sureti ile “uy ve Allah” seninle seni yalanlayanlar arasında “hükmünü verinceye kadar” buna “sabret!” İşte bu, sabır türlerinin en üstünüdür. Bunun sonucu da övülmeye değerdir. O halde gevşeme ve usanma. Aksine bu halin üzere devam et ve sebat göster. “O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.” Çünkü O’nun hükmü tam adalettir. Övülmeye layık, gerçek adaleti ihtiva eder. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Rabbinin verdiği bu emre riâyet etmiş, Allah dinini diğer dinlere üstün kılıncaya, düşmanlarına karşı onu delil ve belge ile muzaffer kılmasından sonra kılıçla ve silahla da muzaffer kılıncaya kadar dosdoğru yol üzerinde sebat göstermiştir. Yüce Allah’a celâline, azametine, kemaline ve geniş ihsanına yakışır şekilde güzel hamdler ve senalar olsun.
Yûnus Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.
***
Страница 221
10:107
وَإِن يَمۡسَسۡكَ ٱللَّهُ بِضُرّٖ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَۖ وَإِن يُرِدۡكَ بِخَيۡرٖ فَلَا رَآدَّ لِفَضۡلِهِۦۚ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ١٠٧
Если Аллах коснется тебя вредом, то никто, кроме Него, не избавит тебя от него. Если Он пожелает одарить тебя добром, то никто не отвратит Его милости. Он одаряет ею того из Своих рабов, кого пожелает. Он - Прощающий, Милосердный.
10:108
قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدۡ جَآءَكُمُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكُمۡۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهۡتَدِي لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيۡهَاۖ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيۡكُم بِوَكِيلٖ ١٠٨
Скажи: «О люди! К вам явилась истина от вашего Господа. Кто следует прямым путем, тот поступает во благо себе, а кто впадает в заблуждение, тот поступает во вред себе. Я не являюсь вашим попечителем и хранителем».
10:109
وَٱتَّبِعۡ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيۡكَ وَٱصۡبِرۡ حَتَّىٰ يَحۡكُمَ ٱللَّهُۚ وَهُوَ خَيۡرُ ٱلۡحَٰكِمِينَ ١٠٩
Следуй тому, что внушается тебе в откровении, и терпи, пока Аллах не вынесет приговор, ведь Он - Наилучший из судей.
سورة هود
Худ
Худ · мекканская · 123 аята
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
11:1
الٓرۚ كِتَٰبٌ أُحۡكِمَتۡ ءَايَٰتُهُۥ ثُمَّ فُصِّلَتۡ مِن لَّدُنۡ حَكِيمٍ خَبِيرٍ ١
Алиф. Лам. Ра. Это - Писание, аяты которого ясно изложены, а затем разъяснены Мудрым, Ведающим.
11:2
أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّا ٱللَّهَۚ إِنَّنِي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ وَبَشِيرٞ ٢
Не поклоняйтесь никому, кроме Аллаха. Воистину, я для вас - предостерегающий увещеватель и добрый вестник от Него.
11:3
وَأَنِ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ ثُمَّ تُوبُوٓاْ إِلَيۡهِ يُمَتِّعۡكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى وَيُؤۡتِ كُلَّ ذِي فَضۡلٖ فَضۡلَهُۥۖ وَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنِّيٓ أَخَافُ عَلَيۡكُمۡ عَذَابَ يَوۡمٖ كَبِيرٍ ٣
Просите прощения у вашего Господа и раскаивайтесь перед Ним, чтобы Он наделил вас прекрасными благами до определенного срока и одарил Своей милостью каждого милостивого. Если же вы отвернетесь, то я боюсь, что вас постигнут мучения в Великий день.
11:4
إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ ٤
Вы вернетесь к Аллаху, а ведь Он способен на всякую вещь.
11:5
أَلَآ إِنَّهُمۡ يَثۡنُونَ صُدُورَهُمۡ لِيَسۡتَخۡفُواْ مِنۡهُۚ أَلَا حِينَ يَسۡتَغۡشُونَ ثِيَابَهُمۡ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ٥
Воистину, они сворачивают свои сердца (отворачиваются от Аллаха или скрывают в своих сердцах неверие), чтобы спрятаться от Него. Воистину, даже когда они закутываются в одежду, Он знает то, что они утаивают и обнародуют. Он ведает о том, что в груди.