ЮсуфДжуз 12 · Страница 237

Юсуф 12:17

Йусуф · Джуз 12 · Страница 237

قَالُواْ يَٰٓأَبَانَآ إِنَّا ذَهَبۡنَا نَسۡتَبِقُ وَتَرَكۡنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَٰعِنَا فَأَكَلَهُ ٱلذِّئۡبُۖ وَمَآ أَنتَ بِمُؤۡمِنٖ لَّنَا وَلَوۡ كُنَّا صَٰدِقِينَ ١٧

и сказали: «О отец наш! Мы соревновались, а Йусуфа (Иосифа) оставили стеречь наши вещи, и волк съел его. Ты все равно не поверишь нам, хотя мы говорим правду».

Тафсир · на турецком

Ас-Саади

Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.

Вся сура

Изменить

Комментарий к аятам 12:15–18

15- Nihâyet onu götürüp de kuyunun dibine atmayı kararlaştırdıklarında biz, ona:“Andolsun ki ilerde bu yaptıklarını kendilerine hiç farkında değillerken haber vereceksin” diye vahyettik. 16- Akşam ağlaya ağlaya babalarına geldiler. 17- “Ey babamız, biz yarış yapmaya gitmiştik ve Yusuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Biz doğru söylesek bile sen bize inanmazsın” dediler. 18- Yusuf’un, üzerinde sahte kan bulunan gömleğini getir(ip göster)diler. Dedi ki:“Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle (çirkin) bir işe sürüklemiş! Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin anlattıklarınıza karşı (benim için) yardımına sığınılacak olan ancak Allah’tır.”

15. “Nihâyet onu götürüp de…” Yani babalarının kendilerine izin vermesinden sonra kardeşleri Yusuf’u alıp gittiklerinde ve onu içlerinden az önce sözü geçen kişinin dediği gibi bir kuyuya atmayı kararlaştırdıklarında ve bu kararlarını da uygulama imkanını bulduklarında bu işi uyguladılar ve onu kuyuya attılar. Daha sonra Yüce Allah ona, o bu zorlu durumda iken ona vahyetmek sureti ile lütuf ve ihsanda bulundu ve şöyle buyurdu:“Andolsun ki ilerde bu yaptıklarını kendilerine hiç farkında değillerken haber vereceksin.” Yani sen bu hususta onlara sitem edeceksin, onlar bu işin farkında olmadıkları bir sırada onların bu durumlarını kendilerine haber vereceksin. Bu buyruk, Yusuf’a içine düştüğü bu halden kurtulacağına, Yüce Allah’ın onu, aile halkı ve kardeşleri ile birlikte yeryüzünde güçlü ve muktedir olduğu bir zamanda bir araya getireceği müjdesini de ihtiva etmektedir.

16. “Akşam ağlaya ağlaya babalarına geldiler.” Normal geliş saatlerinden gecikmek ve ağlamak suretiyle bunları doğru söylediklerine dair bir delil gösterme niyetinde idiler.

17. Yalan bir mazeret uydurarak:“Ey babamız, biz yarış” ya koşu yarışı yahut da ok atma yarışı için “yapmaya gitmiştik. Yusuf’u da” yorulmayıp dinlensin diye “eşyamızın yanında bırakmıştık.” Biz onun yanında yokken ve yarışma yapıyorken “onu kurt yemiş! Biz doğru söylesek bile sen bize inanmazsın, dediler.” Biz, sana mazeretimizi bildirdik ancak görünen o ki Yusuf’a karşı kalbinde duyduğun üzüntü ve ona karşı ileri derecedeki şefkatin dolayısı ile bizim doğru söylediğimizi kabul etmeyeceksin. Ancak senin bizim doğru söylediğimizi kabul etmeyişin, bizim sana gerçek mazeretimizi bildirmemize engel değildir. Bütün bu sözlerle mazeretlerini pekiştirmeye çalışıyorlardı.

18. Bu söylediklerini daha da pekiştirmek maksadı ile “Yusuf’un, üzerinde sahte kan bulunan gömleğini getir(ip göster)diler.” ve bu kanın, kurdun yemesi sonucu Yusuf’un gömleğe bulaşan kanı olduğunu iddia ettiler. Ancak babaları, onların bu sözlerini kabul etmeyip “Dedi ki: Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle (çirkin) bir işe sürüklemiş.” Yani nefisleriniz size beni ondan ayırmak hususunda oldukça çirkin bir işi süslü göstermiş. Çünkü babası, birtakım karinelerden, hallerden ve Yusuf’un kendisine anlattığı rüyadan bu söylediğine delil teşkil edecek ipuçları çıkarmıştı. “Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin anlattıklarınıza karşı (benim için) yardımına sığınılacak olan ancak Allah’tır.” Ben vazifemi gereğince yerine getirmeye gayret edeceğim. O da böyle bir imtihana karşı güzel bir şekilde sabretmektir. Yani öfkeden ve insanlara şikâyetten uzak duracağım bir sabır. Bu hususta da kendi güç ve kuvvetime değil, Yüce Allah’ın yardımına güveneceğim. O kendisi hakkında böyle bir söz verdi ve şu sözleri ile şikâyetini Yaradanına arzetti:“Ben, keder ve üzüntümü ancak Allah’a şikayet ederim.”(Yusuf, 12/86) Çünkü Yaratıcıya şikâyet, güzel bir şekilde sabra aykırı değildir. Zira peygamber, söz verdi mi mutlaka sözünü yerine getirir.

Эльмир Кулиев · Ас-Саади · Quranic Universal Library (Tarteel), через spa5k/tafsir_api · Quran Foundation

Страница 237

ЮсуфДжуз 12 · Страница 237

12:15

فَلَمَّا ذَهَبُواْ بِهِۦ وَأَجۡمَعُوٓاْ أَن يَجۡعَلُوهُ فِي غَيَٰبَتِ ٱلۡجُبِّۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمۡرِهِمۡ هَٰذَا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ١٥

Когда они увели его и бросили на дно колодца, Мы внушили ему: «Ты непременно напомнишь им об этом поступке, когда они даже не узнают тебя».

12:16

وَجَآءُوٓ أَبَاهُمۡ عِشَآءٗ يَبۡكُونَ ١٦

Вечером они вернулись к своему отцу с плачем

12:17

قَالُواْ يَٰٓأَبَانَآ إِنَّا ذَهَبۡنَا نَسۡتَبِقُ وَتَرَكۡنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَٰعِنَا فَأَكَلَهُ ٱلذِّئۡبُۖ وَمَآ أَنتَ بِمُؤۡمِنٖ لَّنَا وَلَوۡ كُنَّا صَٰدِقِينَ ١٧

и сказали: «О отец наш! Мы соревновались, а Йусуфа (Иосифа) оставили стеречь наши вещи, и волк съел его. Ты все равно не поверишь нам, хотя мы говорим правду».

12:18

وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٖ كَذِبٖۚ قَالَ بَلۡ سَوَّلَتۡ لَكُمۡ أَنفُسُكُمۡ أَمۡرٗاۖ فَصَبۡرٞ جَمِيلٞۖ وَٱللَّهُ ٱلۡمُسۡتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ ١٨

Они показали лживую кровь на его рубашке, и он сказал: «О нет! Это ваши души ввели вас в соблазн, и лучше проявить терпение. Только Аллаха следует просить о помощи против того, что вы рассказали».

12:19

وَجَآءَتۡ سَيَّارَةٞ فَأَرۡسَلُواْ وَارِدَهُمۡ فَأَدۡلَىٰ دَلۡوَهُۥۖ قَالَ يَٰبُشۡرَىٰ هَٰذَا غُلَٰمٞۚ وَأَسَرُّوهُ بِضَٰعَةٗۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ ١٩

Когда прибыл караван, они послали водоноса принести воды. Он опустил свое ведро и сказал: «Вот радость! Это же - мальчик!». Они спрятали его, чтобы продать. Но Аллах ведал о том, что они совершали.

12:20

وَشَرَوۡهُ بِثَمَنِۭ بَخۡسٖ دَرَٰهِمَ مَعۡدُودَةٖ وَكَانُواْ فِيهِ مِنَ ٱلزَّٰهِدِينَ ٢٠

Они (братья Йусуфа) продали его за ничтожную цену - всего за несколько дирхемов. Они не высоко оценили его.

12:21

وَقَالَ ٱلَّذِي ٱشۡتَرَىٰهُ مِن مِّصۡرَ لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ أَكۡرِمِي مَثۡوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدٗاۚ وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ ٢١

Тот житель Египта, который купил Йусуфа (Иосифа), сказал своей жене: «Относись к нему хорошо. Быть может, он принесет нам пользу, или же мы усыновим его». Так Мы утвердили Йусуфа (Иосифа) на земле и научили его толкованию снов. Аллах властен вершить Свои дела, однако большинство людей не ведает об этом.

12:22

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥٓ ءَاتَيۡنَٰهُ حُكۡمٗا وَعِلۡمٗاۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٢٢

Когда Йусуф (Иосиф) достиг зрелого возраста, Мы даровали ему умение принимать решения и знание. Так Мы вознаграждаем творящих добро.

Ас-СаадиТафсир · 12:17

Содержание

Аят аль-Курси36Аль-Кахфстр. 42джуз 15Бухари 1Муслим 2999

Вид

Тема
Размер текста
Режим

Read in English