Ибрахим 14:5
Ибрахим · Джуз 13 · Страница 255
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنۡ أَخۡرِجۡ قَوۡمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرۡهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ ٥
Мы отправили Мусу (Моисея) с Нашими знамениями и повелели: «Выведи свой народ из мраков к свету и напомни им дни Аллаха». Воистину, в этом - знамения для каждого терпеливого и благодарного.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 14:5–8
5- Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle birlikte:“Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlatarak öğüt ver” diye (kavmine) gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır. 6- O vakit Mûsâ kavmine şöyle demişti:“Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi azabın en şiddetlisine uğratan, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştı. Kuşkusuz bunda Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan/nimet vardı. 7- “Hani Rabbiniz şunu bildirmişti: Andolsun ki eğer şükrederseniz elbette size (olan nimetimi) artırırım; şayet küfür/nankörlük ederseniz hiç şüphesiz benim azabım çok şiddetlidir.” 8- Mûsâ demişti ki:“Siz ve bütün yeryüzündekiler küfür/nankörlük etseniz bile hiç şüphe yok ki Allah Ğanîdir, Hamîddir.”
5. Yüce Allah, Mûsâ aleyhisselam’ı getirdiklerinin doğruluğuna ve gerçekliğine delalet eden büyük mucizelerle gönderdiğini ve ona da Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hatta bütün peygamberlere kavimlerine bildirmelerini emretmiş olduğu hususları emrettiğini haber vermektedir:“Kavmini karanlıklardan” yani bilgisizliğin, küfrün ve onun şubelerinin karanlığından “nura” yani ilmin, imanın ve ona tabi olan diğer hususların aydınlığına “çıkar ve onlara Allah’ın günlerini.” Yani Allah’ın hem onlar üzerindeki nimetlerini, onlara olan ihsan ve lütuflarını, hem de peygamberlerini yalanlayan ümmetlere gönderdiği azabını, kâfirlerin başına getirdiği musibetleri “hatırlatarak öğüt ver” ki Allah’ın nimetlerine şükretsinler ve onun cezasından da sakınsınlar. “Şüphesiz bunda” yani Allah’ın kullarına nimet ya da azap gönderdiği günleri hatırlamakta zorlu, sıkıntılı hallerde ve darlıkta “çok sabreden ve” bolluk, nimet ve rahatlığa da “çok şükreden herkes için ibretler vardır.” Zira “Allah’ın günleri” O’nun kudretinin, lütuf ve ihsanının her şeyi kapsadığının, adalet ve hikmetinin de tam ve mükemmel olduğunun bir delilidir.
6. Mûsâ aleyhisselam da Rabbinin emrine uyarak kavmine Allah’ın nimetlerini hatırlatıp şunları söylemiştir:“Allah’ın üzerinizdeki nimetini” kalplerinizle ve dillerinizle anıp “hatırlayın. Hani O sizi azabın en şiddetlisine uğratan” en ağır olan çeşidini tattıran, yani “oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı” öldürmeyerek “diri bırakan” -bu buyruk kötü azabın mahiyetini açıklamaktadır.- “Firavun hanedanından kurtarmıştı. Kuşkusuz bunda” yani sizi bu kurtarışında “Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan/nimet vardı.” yani büyük bir nimet vardır yahut da Firavun ve etrafındaki ileri gelenler tarafından müptelâ kılındığınız bu azap, Allah tarafından büyük bir imtihan idi ki sabredecek misiniz etmeyecek misiniz? diye.
7. Allah’ın nimetlerine şükretmeye teşvik etmek üzere de onlara şöyle demişti:“Hani Rabbiniz şunu bildirmişti” şunu ilan etmiş ve şu vaadde bulunmuştu: “Andolsun ki eğer” nimetlerime “şükrederseniz elbette size (olan nimetimi) artırırım; şayet küfür/nankörlük ederseniz hiç şüphesiz benim azabım çok şiddetlidir.” Üzerlerinde bulunan nimeti çekip alması da bu çetin azabın bir parçasıdır. Şükür, kalb ile Allah’ın nimetlerini itiraf etmek, dille Allah’a övgüde bulunmak ve onları Allah’ın rızası uğrunda harcamaktır. Küfür/nankörlük ise bunun aksini yapmaktır.
8. “Mûsâ demişti ki: Siz ve bütün yeryüzündekiler küfür/nankörlük etseniz de” asla Allah’a hiçbir zarar veremezsiniz. “Şüphe yok ki Allah Ğanîdir, Hamîddir.” İtaatler egemenliğine bir şey katmaz, masiyetler de bir şey eksiltmez. O, kâmil manada Ğanî, yani hiçbir muhtaç olmayan zengindir. Hamîddir; zatı, isimleri, sıfatları ve fiilleri ile her türlü övgüye layık olandır. O’nun bütün sıfatları övülmeye değerdir ve kemal derecesindedir. Hiçbir ismi yok ki güzel olmasın. Hiçbir fiili yok ki kamil olmasın.
Страница 255
13:43
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَسۡتَ مُرۡسَلٗاۚ قُلۡ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدَۢا بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡ وَمَنۡ عِندَهُۥ عِلۡمُ ٱلۡكِتَٰبِ ٤٣
Неверующие говорят: «Ты - не посланник». Скажи: «Достаточно того, что Свидетелем между мною и вами являются Аллах и обладающие знанием о Писании».
سورة ابراهيم
Ибрахим
Ибрахим · мекканская · 52 аята
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
14:1
الٓرۚ كِتَٰبٌ أَنزَلۡنَٰهُ إِلَيۡكَ لِتُخۡرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذۡنِ رَبِّهِمۡ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ ١
Алиф. Лам. Ра. Мы ниспослали тебе Писание, чтобы ты вывел людей с дозволения их Господа из мраков к свету - на путь Могущественного, Достохвального
14:2
ٱللَّهِ ٱلَّذِي لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَوَيۡلٞ لِّلۡكَٰفِرِينَ مِنۡ عَذَابٖ شَدِيدٍ ٢
Аллаха, Которому принадлежит все, что на небесах и на земле. Горе от тяжких страданий неверующим,
14:3
ٱلَّذِينَ يَسۡتَحِبُّونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا عَلَى ٱلۡأٓخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبۡغُونَهَا عِوَجًاۚ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ضَلَٰلِۭ بَعِيدٖ ٣
которые предпочитают мирскую жизнь Последней жизни, сбивают других с пути Аллаха и искажают его. Они пребывают в глубоком заблуждении.
14:4
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٤
Мы отправляли посланников, которые говорили на языке своего народа, чтобы они давали им разъяснения. Аллах вводит в заблуждение, кого пожелает, и ведет прямым путем, кого пожелает. Он - Могущественный, Мудрый.
14:5
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنۡ أَخۡرِجۡ قَوۡمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرۡهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ ٥
Мы отправили Мусу (Моисея) с Нашими знамениями и повелели: «Выведи свой народ из мраков к свету и напомни им дни Аллаха». Воистину, в этом - знамения для каждого терпеливого и благодарного.