Ан-Нахль 16:111
Пчелы · Джуз 14 · Страница 280
۞ يَوۡمَ تَأۡتِي كُلُّ نَفۡسٖ تُجَٰدِلُ عَن نَّفۡسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ١١١
В тот день каждый человек придет и будет препираться за себя. Каждому человеку сполна воздастся за то, что он совершил, и с ними не поступят несправедливо.
Тафсир · на турецком
Ас-Саади
Средний · Ясно и по существу: что взять для себя.
Изменить
Комментарий к аятам 16:110–111
110- Sonra şüphesiz ki Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra da cihad edip sabreden kimselere; evet Rabbin bunun arkasından Ğafûrdur, Rahîmdir. 111- O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır. Herkese yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.
110. Rabbin, yani ihlaslı kullarını lütuf ve ihsanı ile terbiye eden, hiç şüphesiz kendi yolunda “hicret eden” yani yurdunu ve mallarını Allah’ın rızasını arayarak terk eden, küfre dönmek için dini dolayısıyla işkencelere maruz kalmasına rağmen iman üzere sebat gösteren ve böylelikle yakini daha da arınıp saflaşan kimseler için mağfireti bol, rahmeti pek çok olandır. Bundan sonra Allah’ın düşmanlarına karşı -onları Allah’ın dinine sokmak amacıyla- diliyle, eliyle cihad eden ve insanların çoğuna ağır gelen bu ibadetler üzere sabır ve sebat gösteren kimselere mağfiret ve rahmetini ihsan eder. Çünkü bunlar kulun kendileri vasıtasıyla en büyük lütuf ve ihsanlara, en faziletli bağışlara nail olduğu sebeplerdir. Bu sebepler, Yüce Allah’ın küçüğüyle büyüğüyle tüm günahları mağfiret etmesidir. Bu da hoşa gitmeyen her bir işin ortadan kalkmasını ihtiva eder. Bu yolla kişi, Yüce Allah’ın büyük rahmetine nail olur. Bu rahmet sayesinde ise onların halleri salah bulur, din ve dünya işleri istikamet üzere yürür. İşte kıyamet gününde böylelerine Yüce Allah’tan rahmet vardır.
111. “O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır.” herkes “Nefsim! Nefsim!” diyecek, kendisinden başka hiçbir kimseyle ilgilenmeyecektir. İşte böyle bir günde kul, zerre ağırlığı kadar bile olsa hayır sahibi olmaya ihtiyaç duyacaktır. “Herkese” hayır olsun şer olsun “yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.” Kötülüklerine bir ek yapılmayacağı gibi iyiliklerinden de hiçbir şey eksiltilmeyecektir. “O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz ancak işlediğinizin karşılığını görürsünüz.”(Yâsîn, 36/54)
Страница 280
16:111
۞ يَوۡمَ تَأۡتِي كُلُّ نَفۡسٖ تُجَٰدِلُ عَن نَّفۡسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ ١١١
В тот день каждый человек придет и будет препираться за себя. Каждому человеку сполна воздастся за то, что он совершил, и с ними не поступят несправедливо.
16:112
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا قَرۡيَةٗ كَانَتۡ ءَامِنَةٗ مُّطۡمَئِنَّةٗ يَأۡتِيهَا رِزۡقُهَا رَغَدٗا مِّن كُلِّ مَكَانٖ فَكَفَرَتۡ بِأَنۡعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلۡجُوعِ وَٱلۡخَوۡفِ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ ١١٢
Аллах привел в качестве притчи селение, которое пребывало в безопасности и покое (Мекку). Они обретали свой удел в изобилии отовсюду, но не благодарили Аллаха за эти блага, и тогда Аллах облек их в одеяние голода и страха за то, что они творили.
16:113
وَلَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡهُمۡ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُ وَهُمۡ ظَٰلِمُونَ ١١٣
К ним явился посланник из их среды, но они не признали его, и мучения постигли их, пока они поступали несправедливо.
16:114
فَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلٗا طَيِّبٗا وَٱشۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ ١١٤
Питайтесь дозволенным и благим из того, что Аллах дал вам в удел, и будьте благодарны за милости Аллаха, если вы поклоняетесь Ему.
16:115
إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَيۡتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحۡمَ ٱلۡخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦۖ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٖ وَلَا عَادٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ ١١٥
Он запретил вам мертвечину, кровь, мясо свиньи, а также то, что не заколото во имя Аллаха. Если же кто-либо вынужден пойти на это, не домагаясь запретного и не преступая пределы необходимого, то ведь Аллах - Прощающий, Милосердный.
16:116
وَلَا تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلۡسِنَتُكُمُ ٱلۡكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٞ وَهَٰذَا حَرَامٞ لِّتَفۡتَرُواْ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ لَا يُفۡلِحُونَ ١١٦
Не изрекайте своими устами ложь, утверждая, что это - дозволено, а то - запретно, и не возводите навет на Аллаха. Воистину, не преуспеют те, которые возводят навет на Аллаха.
16:117
مَتَٰعٞ قَلِيلٞ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ ١١٧
Недолго им пользоваться благами, ведь им уготованы мучительные страдания.
16:118
وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمۡنَا مَا قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ مِن قَبۡلُۖ وَمَا ظَلَمۡنَٰهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ ١١٨
А иудеям Мы запретили то, о чем Мы рассказали тебе раньше. Мы не были несправедливы к ним - они сами поступали несправедливо по отношению к себе.